[Ziyaretçiler üye olmadan, üyelerimiz ise konuya mesaj yazmadan linkleri görüntüleyemezler.Hemen ÜYE OL!]
[Ziyaretçiler üye olmadan, üyelerimiz ise konuya mesaj yazmadan linkleri görüntüleyemezler.Hemen ÜYE OL!]
[Ziyaretçiler üye olmadan, üyelerimiz ise konuya mesaj yazmadan linkleri görüntüleyemezler.Hemen ÜYE OL!]
-Kendisi ülkü Ocakları'nın kurucularından olup Hüseyin Nihal Atsız'ın öğrencisidir.
-Atilla aytekin kardeşidir.
-istanbul Aydın üniversitesi'nde Eğitim görevlisidir.
-80 öncesi Asit içirilmiştir.
-Kendisini 80 öncesi dönemlerde yaralandığı için hastahaneye kaldırmışlar ve aynı hastahanede kendisinin yaraladığı 17 kişi bulunuyormuş.
-RTE'nin "Dikkat edin..!" dediği yaşayan 8 türkçüden biri...
BİR YAZISI:
Milli güç
Milli güç için; “ Bir devletin milli hedeflerine erişmek ve milli kazanç sağlamak amacıyla kullandığı; fizik, ekonomik, kültürel, manevi ve bilimsel kuvvetler ile yönetebilme ve uygulama yeteneğinin toplam verimliliğidir.”. Diyebiliriz
Son yüz yılın Petrol şirketlerinin elde ettiği ve ülkelerinin kalkınmasına verdikleri katkıya bakıldığında; çoğunun petrol elde ettikleri ülke ile bir köken bağının olmadığı bilinmektedir. Petrol çıkartılan toprakların insanların büyük çoğunluğu ise, yeterli bilinç düzeyine erişemedikleri için açlık ve çile dolu ilkel bir yaşam sürmektedirler.
Girişim ruhu yaygınlaştırılmak istendiğinde toplumun tüm yetkilileri ve uygulayıcıları ile her alandaki sorumluları girişim seferberliğine davet edilmelidir. Çünkü,“Girişimciler, bir ülkenin silahlı kuvvetlerinin bile en temel kaynağı olan sivil kuvvetleridir.” Büyük Atatürk de, ekonomik bağımsızlık olmadan, tam bağımsızlık olamayacağını önemle belirtmiştir. Bir ulusun, bağımsızlığı ile girişim yeteneğinin çok ilişkili olduğu bir süreci yaşıyoruz.
Bir ulusal toplum, diğer rakip devletlerin ve devletler üstü açık ve gizli bazı organizasyonların, kendi özel amaçlarına uygun biçimlerde geliştirdikleri Stratejilerin sonucunda edilgen duruma düşmek istemiyorsa; Sosyolojik, kültürel, ekonomik her türlü milli, maddi ve manevi değerlerine sahip çıkabilen, Ulusal amaç ve hedefleri olan; Kararlı bir toplumsal kimliğe sahip olması gerekmektedir.
Ortak bir ruh ile dünyada gelişen olguları kavrayan, manalarını anlayan ve tanımlayabilen uluslar, bunu başaramayanları kendilerine bağımlı bir sömürge haline getirmektedirler. Ancak Bireyleri etkili olabilen toplumlar egemen ve etken olabilirler.
Milli/Ulusal gücün Girişimcilerle olumlu ve olumsuz etkileşimi.
Devletlerin Ulusal güvenlik esaslarının temel dayanağı ”Milli/Ulusal Güç”tür. Bireylerin durumunu ve özlük haklarını yakından ilgilendiren toplumsal amaçlar ile ulusal hedefler ve milli güç kavramı yüzde yüz ölçeğinde ilişkilidir.
-------
( M.Bayat.Milli güç ve devlet 1986 s.75 a.k.)
Ulusal gücün farkında olunmadan, mevcut rakipleri tanımadan, güçlerini anlayarak tanımlamadan, bu tanımlamaya göre gereğini yapmadan, sürdürülen rekabetlerle girişimcilik adına başarı sağlayabilmenin ve sonuç almanın mümkün olmadığını biliyoruz. Spordan savaşa kadar rekabetin, her alanda doruğa çıktığı acımasız bir süreç yaşanıyor. Biliyorsunuz ki süreç;”Bir olayın düzenli olarak birbirini izleyen değişmelerle gelişmesi, başka bir olaya dönüşmesi “ anlamına gelmektedir
Şirketleşen küresel emperyalizm kendi karakterine uygun olarak, kar sağlayabileceği her alana ilişkin, bilgi (istihbarat) toplamakta ve gereği ne ise yani, işgal dahil olmak üzere yapmaktadır. Bu gibi durumlarda İşgalcilerin şirketleri karlarını katlayabilirken işgale uğrayanların Bireysel başarıları ve işletmelerin edinimleri neredeyse yok durumuna indirgenmektedir.
Sömürgeciler, Güç merkezli ve Güçlerini arttırmaya yönelik olarak, stratejik uygulamalarda bulunuyorlar. Elindeki kaynaklarla potansiyel kuvvetlere sahip olan bilinçsiz toplumların Elinden aldıkları ile kendilerine yapay anlamda güç sağlıyorlar. Böylesi edinimlerin kullanımı konusunda kurumsallaştırdıkları, kendi devlet ve milletlerinin; bilgi ve becerilerini kazançları ile sürekli olarak arttırıyorlar. Bu da girişimsel yeteneklerine olumlu yansıyor. Onların ne yaptıklarını anlayabilmenin ön koşulu, İçerisinde bulunulan mevcut durumu kendini aldatmadan algılamak ve gerektiği şekilde durumsallaşarak, kurumsallaşmaktır.
.
Sahibi olunan ve olunabilecek; maddi ve manevi tüm potansiyel varlığı, harekete geçirebilecek, karşı güçlere karşı güçlülük sergileyebilecek inisiyatifli yöneticilere ve kararlı bir devlet yapısına .her zaman ihtiyaç olduğunu söyleyebiliriz.Çünkü, Uluslararası güçler dengesi içinde, diğer ulusların öngörüm önceliklerini tartışmadan benimseyenlerin ellerindeki değerleri de yitirdiği hususu tarihsel bir gerçektir.
Araştırmacı, geçmişten ders çıkaran, inisiyatif içeren, kararlı davranışlarla; milli güç unsurlarından yararlanarak ulusal gelişime katkı verecek şekilde planlayıp, projelendiren; ulusal öngörümler çerçevesinde koordine olabilmiş girişimci karakterli, ortak ulusal bir akla ve bu aklın ortak uygulamalarına gerek var. Toplumdaki her birey sorumluluk bilinci ile bu uğurda üzerine düşeni yapmalıdır.
Atamız; ”Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden, yaşama yollarını alışkanlık haline getiren insanlar; önce onurlarını sonra özgürlüklerini daha sonra da geleceklerini kaybetmeye mahkumdur ” demekte ve tembelliğin, dilenciliğin, cahilliğin nelere sebep olacağını vurgulamaktadır
--
( Salih Güney.Açıklamalı yönetim-Organizasyon ve örgütsel davranış.Terimler sözlüğü.2004 s.227 a.k.)
Milli/Ulusal Güç’ün unsurları
Milli/Ulusal güç kavramının yedi temel unsuru ve bunların her birinin beslendiği yani kaynak durumunda olan bir çok unsur bulunmaktadır..Milli/ulusal güç unsurları şöyle sıralanabilir; “Millet (demografik / insan) gücü, siyasi (yönetim) gücü, coğrafi (vatan) gücü, ekonomik güç, Askeri (güvenlik) gücü, psiko-sosyal (moral) ve kültürel güç, bilimsel ve teknolojik güç”
Ayrıca, Milli/Ulusal Gücün içeriğinde yer alan unsurların tümünü etkileyen ve onlardan etkilenen Denizcilik ve Havacılık /Uzay güçleri de vardır “
Türkiye’nin Milli Gücü”nü doğru biçimde kullanabilmesi için, sıraladığımız temel unsur ve özellikler ile birlikte, göz ardı edilmemesi gereken önemli hususlardan biri,Ulusumuzun kendi ülkesinin dışında bulunan bazı davranışta alanları ve bu alanlarda kullanabileceği olanak ve yetenekleridir.
Önem ve özen ile belirtelim ki, Ülkemizin dışında yaşayan Türkleri, akraba ulusları, dindaşımız olan diğer doğal müttefiklerimizi ve öncelikle diğer Türk Devlet ve topluklarını önemsemeyen, onları ve sahip oldukları değerleri dikkate almayan bir “Milli Güç” değerlendirilmesi asla tam anlamı ile yeterli bir değerlendirme olamayacaktır. Devlet adamları ile olamayanların arasındaki en önemli farklardan birisi ”GÜÇ” kavramını algılayabilmek ve geleceği görebilmekle ilgili olan farktır. Atatürk bu konuda çok önemli ve benzersiz bir konum arz etmektedir.
Ulusal ve bireysel anlamdaki tüm karar ve uygulamalar ile birlikte girişimciliği de mutlaka etkileyen Milli güç unsurlarına ilişkin özet bir anlatım yapacağız;Bunu yaparken konuya ilişkin olarak Atatürk’ün emsalsiz söz ve düşüncelerine de yer vereceğiz.
Ayrıca BBP istanbul belediye başkan adaylığına getirilmiştir.
Kendi yorumum:
Dünya üzerinde hayranı oldugum tek insandır.Vatanı için canını ortaya defalarca koymuştur.söylenicek çok söz var ama boğazımda düğümleniyor..









Alıntı



