+ Konuyu Cevapla
Toplam 4 Sayfadan 1. Sayfa 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Toplam 33 sonuçtan 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Formula 1 ile ilgili bilgiler

  1. #1
    Profesyonel Yorumcu maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    Bursa Néws Agén©y
    Yaş
    35
    Mesajlar
    15,388
    Rep Puanı
    9086

    Standart Formula 1 ile ilgili bilgiler

    Pist bayrakları ve anlamları

    Damalı bayrak :

    Yarışın sonunu gösterir.
    *
    Kırmızı bayrak :

    Yarışın durduğunu gösterir.
    *
    Sarı bayrak :

    Pistte tehlike olduğunu işaret eder.
    *
    Yeşil bayrak :

    Tehlike kalmadığını , pistin temiz olduğunu işaret eder.
    *
    Mavi bayrak :

    Bir pilota tur bindirileceğini haber verir.
    *
    Beyaz bayrak :

    Pistte ağır ilerleyen vasıta olduğunu ifade eder bir tur kaldığını söyler.
    *
    Sarı-kırmızı bayrak :

    Pistin kaygan olduğunu işaret eder.
    *
    Mekanik problem bayrağı :

    Pilota aracında mekanik bir problem olduğunu bildirir.Pitlerde kullanılır.
    *
    Sportmen olmayan davranış bayrağı :

    Pilotun pistte sportmence olmayan bir davranış yaptığına dair uyarılması için kullanılır.
    *
    Siyah bayrak :

    Pilota aldığı cezanın uygulanması için pite çağırır.

  2. #2
    Profesyonel Yorumcu maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    Bursa Néws Agén©y
    Yaş
    35
    Mesajlar
    15,388
    Rep Puanı
    9086

    Standart Formula 1 Tarihi (1950 - 1959)

    İlk gününden buyana motor sporlarının zirvesi kabul edilen ve dünyada en fazla izleyici toplayan spor etkinliği olan Formula 1, 2000 yılında 50. yılını kutladı.

    Formula 1, 1950 yılının Mayıs ayında, İngiltere’nin efsanevi pisti Silverstone’da start aldı. Bugüne kadar 749 Grand Prix gerçekleştirildi. Şampiyon olabilmek için yıllardır onlarca takım, yüzlerce pilot ve binlerce marka pistlerde kıyasıya mücadele etti.

    Motor sporlarının zirvesi olarak kabul edilen ve dünyada en fazla izleyici toplayan spor etkinliği olan Formula 1'de, 2000 yılında 50. yaşını kutlayacak. Her zaman olduğu gibi pilotların ve takımların inanılmaz ve heyecan verici mücadelesine ev sahipliği yapacak. Yeni sezonun sonunda zafer kazanan, Y2K ve F1-50 şampiyonluklarını da elde edecek.

    Formula 1 Dünya Şampiyonası’nın ilk yarışı 1950 yılının Mayıs ayında İngiltere’nin Silverstone pistinde yapıldı. İngiliz Kraliyet ailesinin de izlediği yarışta 21 araba start aldı. Yarış için pole pozisyonu Giuseppe Farina kazanırken yarışı kazanan pilot olarak da Formula 1 tarihine adını yazdırdı. Farina’yı Juan Fagioli ve Reg Panell takip ettiler. Monako GP’si takvimdeki gelecek GP idi. Yarışı yine bir Alfa Romeo pilotu olan Juan Fangio kazandı. Böylece Alfa Romeo takımı sezona hızlı bir başlangıç yaparak Farina ve Fangio ile ikide iki yaptı. Sezonun üçüncü GP’si olan Indianapolis 500 GP'sinde Kurtis Kraft Offenhauser takımından Johny Parsons yarışı lider tamamlarken, İsviçre’de Bremgarten pistinde yapılan sezonun dördüncü GP’sinde zafere, ilk GP’ye adını şampiyon pilot olarak yazdıran Alfa Romeo pilotu Giuseppe Farina ulaştı. Böylece Alfa Romeo’ların 1950 yılındaki üstünlüğü bir kez daha kanıtlanmış oluyordu. 1950 yılında düzenlenen Belçika ve Fransa GP'sinde zafere yine Alfa Romeo pilotu Juan Fangio ulaşırken, sezonun son yarışı olan İtalya GP’si öncesinde pilotlar arasında büyük bir şampiyonluk mücadelesi yaşanıyordu. Fangio’nun 26 takipçisi Fagioli’nin 24 ve Farina’nın da 22 puanı vardı. Monza pistinde yapılan GP’yi kazanan Farina sezonunu da şampiyon tamamladı.

    1951 sezonunun başında Juan Fagioli Alfa Romeo takımından ayrılma kararı alırken Alfa Romeo takımı, Felice Bonetto ile anlaştı. Bu arada Alberto Ascari de Ferrari ile anlaşma yenilerken Jose Froilan Gonzalez ile de anlaştı. 1951 sezonunda Almanya ve İspanya iki yeni ev sahibi olarak yarış takvimine eklendi ve sekiz zorlu GP’nin yapılacağı sezon İsviçre’nin Bremgarten pistinde start aldı. Alfa Romeo takımı geçen sezon bıraktığı yerden devam ediyordu. Yeni sezonun ilk GP’si olan İsviçre GP'sini birinci tamamlayan Alfa Romeo pilotu Juan Fangio yeni sezonundaki ilk puanlarını da aldı. Sezonun ikinci yarışı olan Indianapolis 500 GP’sini geçen sezon kazanan Kurtis Kraft Offenhauser takımı, bu kez Lee Wallard ile ikinci defa adlarını yazdırdı. Alfa Romeo pilotları Belçika GP’sinde Farina zafere ulaşırken, Fransa GP’sinde de Fangio ve Fangioli liderliği paylaşarak, taraftarlarını tekrar sevince boğdular. Fakat bundan sonra Alfa Romeo için zor günler, Ferrari takımı için ise güzel günler başlıyordu. Ferrari takımı İngiltere GP’sini Jose Froilan Gonzalez, Almanya ve İtalya GP’lerini de Alberto Ascari ile kazanarak sezona heyecan getirdi ve 1951 sezonunun son GP’si yeni ev sahibi İspanya’da yapıldı. İspanya GP’si öncesinde Fangio’nun 28, Ascari’nin de 25 puanı vardı. Yarış sonunda gülen taraf Juan Fangio oldu.

    1952 sezonunda Hollanda da yarış takvimine alındı. Sezon yine İsviçre’de start aldı, Indianapolis 500, Belçika, Fransa, İngiltere, Almanya, Hollanda GP'lerinden sonra İtalya'da sona erdi. Sezonun ilk GP'si olan İsviçre GP'sinde zafere Ferrari takımının yeni transferi Pierro Taruffi ulaştı. Bu yeni sezonun Ferrari takımının sezonu olacağının işaretiydi. 1952 sezonunda düzenlenen sekiz GP’nin yedisini kazanan İtalyan takımı sadece Indianapolis 500 GP’sinde birinciliği Kuzma Offenhauser takımından Troy Ruttmann'a kaptırdı. Kazanılan yedi GP’nin altısına imza atan Alberto Ascari de sezonu şampiyon olarak tamamladı.

    1953 sezonu Arjantin’de start aldı. Ancak sezon hiç beklenmedik büyük bir kaza ile başladı. Farina’nın aracıyla kalabalığın arasına girmesi ve 10 kişinin ölümü ile Formula 1 dünyası ilk büyük şok yaşandı. Duraklamalarda sonra yarışa geri dönüldü ve Ferrari pilotu Alberto Ascari kazandı. Sezonun ikinci GP'si olan Indianapolis GP'sini Kurtis Kraft Offenhauser takımından Bill Vukovich kazanırken. Hollanda, Belçika, Fransa, İngiltere, Almanya ve İsviçre GP'lerinde Ferrari takımının üstünlüğü vardı. Hollanda, Belçika, İngiltere ve İsviçre GP'lerinde Alberto Ascari zafere ulaşırken, Fransa'da Mike Hawthorn, Almanya'da da Giuseppe Farina birincilik kürsüsüne çıktı. Sezonun son GP'sini ise bundan sonraki dört yıl fırtına gibi esecek olan Juan Manual Fangio kazandı. Sezon sonunda Ferrari takımı yedi GP kazanarak büyük bir başarıya ulaşırken bunun beşinde damalı bayrağı ilk gören pilot olan Alberto Ascari'de sezonu şampiyon tamamladı. Böylece Formula 1’de Alfa Romeo’nun yerini Ferrari alırken, Formula 1’deki İtalyan egemenliği de devam ediyordu.

    1954 sezonu Arjantin'in Buenos Aires kentinde start aldı. Dokuz zorlu GP'nin yapılacağı sezonun bu ilk yarışında 1952 dünya şampiyonu ve yeni sezonun favori isimlerinden Arjantinli pilot Juan Fangio kendi seyircisi önündeki avantajı kullandı. Yeni sezonla birlikte Formula 1 dünyasında efsaneleşmeye başlayan Juan Manual Fangio, Maserati ile evinde zafere ulaştı. Sezonun ikinci GP'si olan Indianpolis 500 GP'sini Kuzma Offenhauser takımından Bill Vukavich kazandı. Indianapolis GP'sinden sonra yapılan Belçika, Fransa, İngiltere, Almanya, İsviçre, İtalya ve İspanya GP'lerinden sadece İngiltere GP'sinde Ferrari pilotu Frolian Gonzales'e, İspanya GP'sinde de yine Ferrari pilotu Mike Hawthorn'a liderliği kaptıran Juan Manuel Fangio diğer beş GP'de zafere ulaşarak seyircisinin önünde lider olarak başladığı sezonu şampiyon olarak bitirerek ikinci dünya şampiyonluğa imza attı.

    1955 sezonunda Almanya, İsviçre, Fransa ve İspanya yarış takviminden çıkarılırken Monako ve Hollanda yarış takvimine eklendi ve yeni sezonda GP sayısı yediye düştü. Arjantin, Monako, Indianapolis, Belçika, Hollanda, İngiltere ve İtalya bu sezonda yarış takvimini oluşturan ülkeler oldu. Sezon, Arjantin'in Buenos Aires kentinde start aldı. Mercedes Benz pilotu Juan Manuel Fangio evinde yarışmanın avantajını yine iyi değerlendirerek zafere ulaştı. Bundan sonra düzenlenen Monako GP'sini ise Ferrari takımından Maurice Trintignant kazandı. Indianapolis 500 GP'sini Kurtis Kraft Offenhauser takımından Bob Sweikert kazanırken. Belçika, Hollanda, İngiltere, İtalya GP'lerinden sadece İngiltere GP'sinde takım arkadaşı Stirling Moss'a geçilen, Juan Manuel Fangio diğer GP'lerde damalı bayrağı ilk gören pilot olarak sezon sonunda şampiyonluğa ulaştı. Böylece Juan Manuel Fangio beş yılda üç kez şampiyon olarak büyük bir başarıya da imza attı.


    1956
    sezonunda Hollanda yarış takviminden çıkarılırken Fransa ve Almanya tekrar yarış takvimine eklendi. Bu zorlu sezon öncesinde iki kez üstüste dünya şampiyonu ünvanını elde eden Fangio, Lancia Ferrari takımına transfer oldu. Yarış öncesi yapılan sıralama turlarında ilk sırayı yine evsahibi pilot Juan Manual Fangio kazandı ve sezonun ilk yarışı olan Arjantin GP'si için start aldı. Yarış içinde en hızlı tur zamanına da imza atan Fangio yarış sonunda L. Musso ile aynı anda yarışı tamamladı. Bu sezonun nekadar zorlu ve çekişmeli geçeceğini de kanıtıydı. Arjantin GP'sinden sonra yapılan Monako GP'sini Maserati takımından Stirling Moss kazanırken, Indianapolis 500 GP'sini Watson Offenhauser takımından Pat Flaherty kazandı. Bundan sonra yapılan Belçika, Fransa, İngiltere ve Almanya GP'lerinde ise Lancia Ferrari takımının üstünlüğü vardı. Belçika ve Fransa GP'lerini Peter Collins kazanırken. İngiltere ve Almanya GP'lerinde ise birincilik kürsüsüne Juan Manual Fangio çıktı. Sezonun son yarışını ise Monako GP'sini kazanan Stirling Moss kazandı. Fakat bu sonuç Juan Manual Fangio'nun sezon sonunda şampiyonluğa ulaşmasını engelleyemedi.

    1957 sezonunda Belçika yarış takviminden çıkarılırken Pescara yarış takvimine eklendi. Sezon Arjantin'de başladı Monako, Indianapolis, Fransa, İngiltere, Almanya, Pescara GP'lerinden sonra İtalya'da sona erdi. Sezon öncesinde Juan Manual Fangio Maserati takımına transfer oldu. Yarış öncesi yapılan sıralama turlarında Juan Manuel Fangio yine en iyi dereceyi yaparak pole pozisyonu kazandı. Yarış sonunda ise herhangi bir süpriz yaşanmadı ve Fangio lider başladığı yarışı lider bitirerek vatandaşlarının önünde yeni bir zafere daha imza attı. Yarış takvimindeki ikinci yarış olan Monako GP'sini de kazanan Juan Fangio yeni takımında hiç yabancılık çekmiyordu. Sezonun üçüncü yarışı olan Indianapolis GP'sini Salih Offenhauser takımından Sam Hanks kazandı. Bundan sonra yapılan Fransa, İngiltere, Almanya, Pescara ve İtalya GP'lerinde zafer Maserati ve Formula 1'e yeni giren Vanwall takımları arasında paylaşıldı. Fransa ve Almanya GP'lerini Maserati takımından Juan Manual Fangio kazanırken. İngiltere GP'sini Tony Brooks ve Stirling Moss aynı zamanda tamamlayarak liderliği paylaştı. Pescara ve İtalya GP'lerini ise Stirling Moss lider tamamladı. Böylece Vanwall takımıda yarış dünyasına yeni bir heyecan getirdi. Sezon sonunda ise gülen Juan Manuel Fangio oldu. Böylece Fangio üst üste dördüncü ve toplamda da beşinci şampiyonluğunu kazanarak Formula dünyasına adını altın harflerle yazdırıyordu.

    1958 sezonu için kurallarda yapılan değişiklikler hemen etkisini gösterdi, katılan takım takım sayısında gözle görülür artış oldu. İngilizler, İtalyan egemenliğini kırmak için yeni takımlarla GP’lerde yeraldı. Bir başka değişiklik de Fas, Portekiz gibi yeni ülkeler şampiyona takvimine eklenmesiyle yaşandı. Hollanda ve Belçika'nında yarış takvimine yeniden dahil edilmesiyle GP sayısı onbire çıktı. Arjantin'de başlayan sezon, Monako, Hollanda, Indianapolis, Belçika, Fransa, İngiltere, Almanya, Portekiz, İtalya GP'lerinden sonra Fas'ta sona erdi. Yeni sezonun ilk GP'si olan Arjantin GP'sini Cooper Climax adına yarışan Stirling Moss kazandı. Sezonun ikinci GP'si olan Monako GP'sini de bir diğer Cooper Climax pilotu Maurice Trintignant kazandı. Böylece Cooper Climax takımı sezona hızlı bir başlangıç yapmış oluyordu. Sezonun üçüncü GP'si Hollanda da yapıldı ve zafere Stirling Moss ulaştı. Ancak Indianapolis 500 GP'sini Salih Offerhauser takımından Jimmy Bryan kazandı. Sezonun beşinci GP'si ise Belçika'da yapıldı ve zafere Vanwall takımından Tony Brooks ulaştı. Bundan sonra yapılan GP'ler ise Vanwall ve Ferrari'ler arasında paylaşıldı. Fransa GP'sinde Ferrari pilotu Mike Hawthorn zafere ulaşırken, takım arkadaşı Peter Collins ise İngiltere'de birincilik kürsüsüne çıktı. Almanya, Portekiz, İtalya ve Fas GP'lerinde Vanwall takımının üstünlüğü vardı. Almanya ve İtalya'da Tony Brooks zafere ulaşırken, Portekiz ve Fas'ta damalı bayrağı ilk gören pilot Stirling Moss oldu. Portekiz GP’si bir başka trajediye sahne oldu. Stuart Lewis-Evans yaptığı kazada feci şekilde yandı ve hastaneye kaldırıldıktan 6 gün sonra öldü. 1958 yılından itibaren takımlar şampiyonluğu ayrıca değerlendirilmeye başladı ve ilk şampiyon Vanwall oldu. Pilotlar şampiyonasında ise zirvede Ferrari takımından Mike Hawthorn vardı.

    1959
    sezonunda Arjantin, Belçika ve Fas yarış takviminden çıkarılırken, ABD yarış takvimine eklendi. Monako'da başlayan sezon Indianapolis, Hollanda, Fransa, İngiltere, Almanya, Portekiz, İtalya GP'lerinden sonra ABD'de sona erdi. Sezonun ilk GP'sini Cooper Climax takımından Jack Brabham kazandı. Sezonun ikinci yarışı olan Indianapolis GP'sini Watson Offenhauser takımından Rodger Ward kazandı. Hollanda GP'sini BRM takımından Jo Bonnier kazanırken, bundan sonraki GP'ler Ferrari ve Cooper Climax arasında paylaşıldı. Fransa ve Almanya GP'lerinde zafere Ferrari takımından Tony Brooks ulaşırken İngiltere GP'sinde Jack Brabham, Portekiz ve İtalya GP'lerinde Stirling Moss ve son GP olan Amerika GP'sinde de Bruce McLaren Cooper Climax takımını şampiyonluğa taşıyan pilotlar oldu. 1959 yılının pilotlar şampiyonluğunu da yine Cooper Climax takımından Jack Brabham elde etti.

  3. #3
    Profesyonel Yorumcu maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    Bursa Néws Agén©y
    Yaş
    35
    Mesajlar
    15,388
    Rep Puanı
    9086

    Standart Formula 1 Tarihi (1960 - 1969)

    1960’larda Formula 1’in ilk yıllarındaki dengeler bütünüyle değişti. Pilotlar kadar takımlar arasındaki mücadele önplana çıkarken, Ferrari ve Lotus arasındaki amansız rekabete Brabham takımı da eklendi.

    Jim Clark ve Graham Hill arasında mücadelede en fazla zaferi kazanan Lotus Climax pilotu Clark oldu. Dunlop ilk yıllarda lastikteki egemenliğini yine bu yıllarda Goodyear ve Firestone ile paylaşmak zorunda kaldı.

    Motor sporlarının zirvesi olarak kabul edilen ve dünyada en fazla izleyici toplayan spor etkinliği olan Formula 1'de 1960’lar, pilotlar kadar takımlar arasındaki rekabetin tırmandığı yıllar oldu. Ferrari'nin tahtına Lotus göz dikerken, bu amasız rekabete Brabham takımı da katıldı.

    1960 sezonunda Almanya yarış takviminden çıkarılırken, Arjantin ve Belçika tekrar yarış takvimine eklendi ve şampiyona takvimindeki GP sayısı ona çıktı. Arjantin'de başlayan sezon, Monako, Indianapolis, Hollanda, Belçika, Fransa, İngiltere, Portekiz, İtalya'dan sonra ABD'de sona erdi. 1959 sezonunun şampiyon takımı Cooper Climax sezonun ilk yarışı olan Arjantin'de Bruce McLaren ile galibiyetle ulaşak yeni sezonda ne kadar iddialı olduğunu kanıtladı. Sezonun ikinci yarışı olan Monako GP'sini ise Lotus Climax takımından Stirling Moss kazandı. Sezonun üçüncü GP'si olan İndianapolis 500 GP'sinde zafere Watson Offenhauser takımından Jim Rathmann ulaştı. Indianapolis GP'sinden sonra yarış tekrar Avrupa kıtasına taşındı. Hollanda, Belçika, Fransa, İngiltere ve Portekiz GP'lerinde damalı bayrağı ilk gören pilot Jack Brabham ve Cooper Climax takımıydı. Sondan bir önceki GP olan İtalya GP'sinde birincilik kürsüsüne Ferrari takımından Phil Hill çıkarken. Sezonun son GP'sinde de damalı bayrağı ilk gören pilot Lotus Climax takımından Stirling Moss oldu. 1959 sezonunda yapılan on GP'den altısını kazanan Cooper Climax takımı takımlar şampiyonluğuna ulaşırken aynı takımın başarılı pilotu Jack Brabham'da beş GP zaferiyle pilotlar şampiyonu oldu.

    1961 sezonunda Arjantin, Portekiz ve Indianapolis yarış takviminden çıkarılırken Almanya tekrar yarış takvimine eklendi ve şampiyona takvimindeki GP sayısı sekize düştü. Monako'da başlayan sezon Hollanda, Belçika, Fransa, İngiltere, Almanya, İtalya'dan sonra Amerika’da sona erdi. Ferrari ile Lotus Climax takımları arasında büyük mücadele Monako'da start aldı ve burada zafere Lotus Climax takımından Stirling Moss ulaştı. Fakat bundan sonra yapılan GP'lerde Ferrari damgası vardı. Hollanda'da Wolfgang VonTrips, Belçika'da Phil Hill, Fransa'da Ciancarlo Baghetti ve İngiltere'de tekrar VonTrips zafere ulaşarak Ferrari takımını beş GP'nin dördünde zafere ulaştırarak büyük bir başarıya imza attılar. Sezonun altıncı GP'si Almanya'da yapıldı ve Lotus Climax takımından Stirling Moss burada zafere ulaşarak Ferrari takımının dört GP süren üstünlüğüne çizgi çekti. Fakat sezonun yedinci yarışı Ferrari takımının kandi evindeydi. Tifosilerin desteğini de alan bu güçlü arabayı durdurmak artık çok zordu ve Ferrari takımı Phil Hill ile kendi evinde zafere ulaştı. ABD'de yapılan sezonun son GP'sini Lotus Climax takımından Innes Ireland kazandı. Sezon sonunda sekiz GP'nin beşinde zafere ulaşan Ferrari takımlar şampiyonluğuna ulaşırken aynı takımdan Phil Hill'de pilotlar şampiyonu oldu.

    1962 sezonunda Güney Afrika yarış takvimine eklendi ve şampiyona takvimindeki yarış sayısı dokuza çıktı. Hollanda'da başlayan sezon Monako, Belçika, Fransa, İngiltere, Almanya, İtalya ve ABD'den sonra Formula 1'e ilk defa evsahipliği yapan Güney Afrika'da sona erdi. Hollanda'da sezonun ilk GP'sinde BRM pilotu Graham Hill zafere ulaştı. Sezonun ikinci GP'si Monako'da yapıldı. Cooper Climax pilotu Bruce McLaren Monako'da birincilik kürsüsüne çıkarken. 1963 sezonunda adından sıkça bahsettirecek olan Lotus Climax pilotu Jim Clark Belçika'da, Porsche takımından Dan Gurney'de Fransa'da zafere ulaştı. İngiltere'de birincilik kürsüsüne yine Jim Clark çıktı. Bundan sonra yapılan Almanya ve İtalya GP'lerinde ise zafere BRM pilotu Graham Hill ulaştı. Sezonun sondan bir önceki yarışı olan ABD GP'sini sezonun üçüncü zaferine imza atan Jim Clark kazanırken, sezonun son yarışı ise yeni ev sahibi Güney Afrika'da yapıldı ve GP sonunda zafere ulaşan Hill ve BRM takımı sezonu da şampiyon tamamladı.

    1963 sezonunda Meksika yeni ev sahibi olarak şampiyona takvimine eklendi. Monako'da başlayan sezon Belçika, Hollanda, Fransa, İngiltere, Almanya, İtalya, ABD, Meksika'dan sonra Güney Afrika'da sona erdi. 1963 sezonunun ilk yarışı olan Monako GP'sinde zafere BRM ile 1962 yılının şampiyon pilotu Graham Hill ulaştı. Fakat bundan sonra yapılan yarışlarda Jim Clark fırtanası esti. Belçika, Hollanda, Fransa, İngiltere GP'lerinde Lotus Climax ile zafere ulaşan Clark, sezonun geri kalan beş GP'sinde Almanya'da Ferrari ile yarışan John Surtess, ABD'de de Graham Hill'e liderliği kaptırdı. İtalya, Meksika ve Güney Afrika'da da zafere ulaşan Clark, on GP'den oluşan 1963 sezonunun yedisinde zafere ulaşarak pilotlar şampiyonu olurken, Lotus Climax takımını da takımlar şampiyonu oldu.

    1964 sezonu Güney Afrika yarış takviminden çıkarılırken, Avusturya GP takvimine alındı. Monako'da başlayan sezon, Hollanda, Belçika, Fransa, İngiltere, Almanya, Avusturya, İtalya, ABD'den sonra Meksika'da sona erdi. Sezonun ilk yarışı olan Monako'da zafere BRM pilotu Graham Hill ulaştı. Sezonun ikinci ve üçüncü GP'leri Hollanda ve Belçika'da yapıldı ve zafere Lotus Climax pilotu Jim Clark ulaştı. Sezonun dördüncü yarışı olan Fransa'da zafere Brabham Climax takımından Dan Gurney ulaşırken, İngiltere'de zafere yine Jim Clark ulaştı. Bundan sonra yapılan üç GP'de damalı bayrağı ilk gören tekım Ferrari oldu. Almanya'da John Surtees, Avusturya'da Lorenzo Bandini İtalya'da ise yine John Surtees Ferrari takımının zafer şampanyasını içen pilotları oldu. Sezonun sondan bir önceki yarışı olan ABD GP'sini BRM pilotu Graham Hill kazanırken, sezonun son yarışı olan Meksika GP'sinde Brabham Climax takımından Dan Gurney damalı bayrağı ilk gören pilot oldu. Sezon sonunda ise Ferrari ve aynı takımın pilotu John Surtees şampiyon oldu.

    1965 sezonunda Avusturya yarış takviminden çıkarılırken Güney Afrika tekrar yarış takvimine eklendi. Afrika kıtasında başlayan sezon, Monako, Belçika, Fransa, İngiltere, Hollanda, Almanya, İtalya, ABD'den sonra Meksika'da sona erdi. 1965 sezonunda pistlerde yine 1963 sezonunda olduğu gibi Jim Clark fırtınası esti. Sezonun ilk GP'sini olan Güney Afrika GP'sini Lotus Climax pilotu Jim Clark kazandı. Sezonun ikinci GP'sinde BRM pilotu Graham Hill zafere ulaşırken, Belçika, Fransa, İngiltere, Hollanda ve Almanya GP'lerinde birincilik kürsüsüne yine Clark çıktı ve arka arkaya kazandığı beş GP zaferiyle sezona damgasını vurdu. Sezonun sekizinci GP'sini BRM pilotu Jackie Stewart kazanırken sezonun sondan bir önceki yarışı olan ABD GP'sini de yine BRM pilotu Graham Hill kazandı. Son GP için takımlar ve pilotlar Meksika'ya taşındılar. Meksika'da yapılan GP'nin süpriz bir birincisi vardı. Honda takımından Richie Ginther damalı bayrağı ilk gören pilot olarak kariyerindeki ilk GP zaferini kazandı. Sezon sonunda on GP'den altısında zafere ulaşan Lotus Climax takımı ve Jim Clark şampiyon oldu.

    1966 sezonunda Güney Afrika yarış takviminden çıkarılırken şampiyona takvimindeki yarış sayısı dokuza indi. Monako'da başlayan sezon Belçika, Fransa, İngiltere, Hollanda, Almanya, İtalya, ABD'den sonra Meksika'da sona erdi. Sezonun ilk yarışı olan Monaka'da zafere BRM pilotu Jackie Stewart ulaştı. Sezonun ikinci yarışı olan Belçika'da zafere Ferrari pilotu John Surtess ulaşırken, Fransa, İngiltere, Hollanda, Almanya GP'lerinde Brabham Repco takımından Jack Brabham dört GP zaferine imza atarak sezonun bitimine üç yarış kala şampiyonluk için büyük bir avantaj yakaladı. Sezonun yedinci yarışı olan İtalya GP'sinde Ferrari pilotu Lodovico Scarfiotti zafere ulaştı. Sezonun sekizinci GP'sini Lotus BRM takımından Jim Clark kazanırken, sezonun son GP'si olan Meksika GP'sinde de zafere Cooper Maserati pilotu John Surtess ulaştı. Sezon sonunda dört GP zaferiyle Jack Brabham ve Brabham Repco takımı şampiyon oldu.

    1967 sezonunda Kanada ve Güney Afrika'nın yarış takvimine eklenmesiyle GP takvimindeki yarış sayısı onbire çıktı. Güney Afrika'da başlayan sezon, Monako, Hollanda, Belçika, Fransa, İngiltere, Almanya, Kanada, İtalya, ABD GP'lerinden sonra Meksika'da sona erdi. Güney Afrika'da yapılan ilk GP'de zafere Cooper Maserati pilotu Pedro Rodrigez ulaştı. Sezonun ikinci GP'si olan Monako'da zafere Brabham Repco pilotu Denny Hulme ulaşırken, Lorenza Bandini’nin geçirdiği kazada ölmesi Formula 1 dünyasını bir kez daha yasa boğdu. Sezonun üçüncü GP'si Hollanda'da yapıldı, 1963 ve 1965 sezonunun şampiyon pilotu Jim Clark Lotus Ford ile burada zafere ulaştı. Sezonun dördüncü GP'si Belçika'da yapıldı ve Eagle Weslake pilotu Dan Gurney burada süpriz bir zafere imza attı. Sezonun beşinci GP'si olan Fransa'da Brabham Repco pilotu Jack Brabham zafere ulaşırken. Sezonun altıncı GP'si olan İngiltere'de Lotus Ford pilotu Jim Clark birincilik kürsüsüne çıktı. Sezonun yedinci ve sekizinci GP'leri olan Almanya ve Kanada da ise Brabham Repco pilotlarının üstünlüğü vardı. Almanya'da Denny Hulme, Kanada'da ise Jack Brabham zafere ulaşarak takımlarına çok değerli puanlar kazandırdılar. Sezonun dokuzuncu GP'si olan İtalya'da 1964 dünya şampiyonu John Surtess Honda ile zafere ulaşırken sezonun son iki GP'si olan ABD ve Meksika'da zafere Jim Clark ulaştı. Sezon sonunda ise zirvede Denny Hulme ve Brabham Repco takımı yer aldı.

    1968 sezonunda İspanya'nın da yarış takvimine eklenmesi ile şampiyona takvimindeki yarış sayısı onikiye çıktı. Güney Afrika'da başlayan sezon, İspanya, Monako, Belçika, Hollanda, Fransa, İngiltere, Almanya, İtalya, Kanada, ABD'den sonra Meksika'da sona erdi. Sezonun ilk üç yarışında Lotus Ford pilotlarının üstünlüğü vardı. Güney Afrika'da Jim Clark zafere ulaşırken, İspanya ve Monako'da Graham Hill birincilik kürsüsüne çıktı. Böylece Lotus Ford takımı sezona hızlı bir başlangıç yaptı. Sezonun dördüncü yarışı olan Belçika'da McLaren Ford ile Bruce McLaren zafere ulaşırken, Hollanda da zafere Matra Ford pilotu Jackie Stewart ulaştı. Böylece Lotus Ford takımının üç GP süren üstünlüğü sona eriyordu. Sezonun altıncı GP'si olan Fransa'da Jacky Ickx zafere ulaşarak Ferrari takımına sezonun ilk puanlarını kazandırdı. Fakat sezonun yedinci GP'sinde, ilk üç yarış fırtına gibi esen Lotus Ford takımı Jo Siffert ile zafere ulaştı. Sezonun sekizinci GP'si olan Almanya'da Matra Ford pilotu Jackie Stewart zafere ulaşırken, İtalya ve Kanada GP'lerinde ise birincilik kürsüsüne Mclaren Ford pilotu Dany Hulme çıktı. Sezonun onbirinci GP'si olan ABD'de Jackie Stewart tekrar zafere ulaşırken, sezonun son GP'si olan Meksika'da ise zafere Lotus Ford ile Graham Hill ulaştı. Sezon sonunda Lotus Ford takımı takımlar şampiyonu olurken, Lotus Ford takımının İngiliz pilotu Graham Hill ikinci defa pilotlar şampiyonu oldu.

    1969 sezonunda Belçika yarış takviminden çıkarıldı ve şampiyona takvimindeki GP sayısı onbire indi. Güney Afrika'da başlayan sezon, İspanya, Monako, Hollanda, Fransa, İngiltere, Almanya, İtalya, Kanada, ABD'den sonra Meksika'da sona erdi. Sezonun ilk iki yarışı olan Güney Afrika ve İspanya'da Matra Ford pilotu Jackie Stewart zafere ulaştı. Sezonun üçüncü GP'si olan Monako'da 1968 sezonunun şampiyonu Graham Hill Lotus Ford ile zirvedeydi. Bundan sonra yapılan Hollanda, Fransa ve İngiltere GP'lerinde de zafere sezonun ilk iki GP'sinde zafere ulaşan Jackie Stewart ulaştı ve Matra Ford takımı ile Jackie Stewart, 1969 sezonunda yapılan altı GP'den beşini kazanarak sezona damgasını vurdu. Sezonun yedinci GP'si Almanya'da yapıldı ve Bramham Ford pilotu Jacky Ickx damalı bayrağı ilk gören pilot oldu. İtalya'da zafere sezonun flaş ismi Jackie Stewart ulaşırken, bundan sonra yapılan Kanada GP'sinde birincilik kürsüsüne Jacky Ickx çıkarak sezonun ikinci GP zaferine imza attı. Sezonun onuncu GP'si olan ABD'de zafere Lotus Ford pilotu Jochen Rindt ulaşırken Meksika'da damalı bayrağı ilk gören pilot McLaren Ford pilotu Denny Hulme oldu. Onbir GP'den altısında zafere ulaşan Jackie Stewart ve Matra Ford takımı sezonu zirvede tamamladı.
    [Ziyaretçiler üye olmadan, üyelerimiz ise konuya mesaj yazmadan linkleri görüntüleyemezler.Hemen ÜYE OL!]

  4. #4
    Profesyonel Yorumcu maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    Bursa Néws Agén©y
    Yaş
    35
    Mesajlar
    15,388
    Rep Puanı
    9086

    Standart Formula 1 Tarihi (1970 - 1979)

    1970’li yıllarda Lotus, Tyrell ve McLaren takımlarına motor veren Ford, 6 yıl şampiyonluk podyumuna çıktı. Lotus, en büyük rakibi Ferrari ile dörder kez takımlar şampiyonu oldu.

    Grand Prix’lerde artan hız ile birlikte lastiklerin önemi giderek önem kazandı. Goodyear, belirgin bir üstünlük elde etti ancak en büyük rakip olarak bu kez karşısında Michelin vardı.

    Motor sporlarının zirvesi olarak kabul edilen ve dünyada en fazla izleyici toplayan spor etkinliği olan Formula 1'de 1970’ler, Ford’un çıkış yaptığı dönem olarak kayıtlara geçti. Grand Prix’lerde giderek artan hız, pilotların ve takımların başarısında lastik faktörünü önplana çıkarmaya başladı.

    1970 sezonunda Belçika, Avusturya ve Kanada'nın eklenmesiyle şampiyona takviminde yarış sayısı onüçe çıktı. Güney Afrika'da başlayan sezon İspanya, Monako, Belçika, Hollanda, Fransa, İngiltere, Almanya, Avusturya, İtalya, Kanada, ABD'den sonra Meksika'da sona erdi. Sezonun ilk GP'si olan Güney Afrika'da Brabham Ford takımından Jack Brabham zafere ulaştı. Sezonun ikinci GP'si olan İspanya'da birincilik kürsüsünde 1969 sezonunun şampiyonu Jackie Stewart ve March Ford takımı vardı. Sezonun üçüncü GP'si Monako'daydı ve zafere Lotus Ford takımından Jochen Rindt ulaştı. Belçika GP'sinde süpriz bir birinci vardı. BRM takımından Pedro Rodriguez damalı bayrağı ilk gören pilot oldu ve kariyerindeki ilk GP zaferine imza attı. Belçika GP'sinden sonra yapılan Hollanda, Fransa, İngiltere, Almanya'da zafere Lotus Ford takımından Jochen Rindt ulaşarak pilotlar şampiyonasında büyük bir avantaj yakaladı. Bundan sonra GP'lerde Ferrari takımının üstünlüğü vardı. Avusturya'da Jacky Ickx, İtalya'da Clay Regazzoni ve Kanada'da tekrar Ickx Ferrari takımına öok değerli puanlar kazandırdılar. Sezonun sondan bir önceki yarışı olan ABD'de Lotus Ford takımından Emerson Fitipaldi zafere ulaşırken. Son GP için heyecan Meksika'ya taşındı ve burada da zafere yine Ferrari takımı ve Jacky Ickx ulaştı. Sezon sonunda pilotlar şampiyonu beş GP zaferine imza atan Jochen Rindt olurken takımlar şampiyonu da Lotus Ford oldu.

    1971 sezonunda Belçika ve Meksika yarış takviminden çıkarıldı ve yarış takvimindeki GP sayısı onbire indi. Güney Afrika'da başlayan sezon, İspanya, Monako, Hollanda, Fransa, İngiltere, Almanya, Avusturya, İtalya, Kanada'dan sonra ABD'de sona erdi. Sezonun ilk GP'si olan Güney Afrika'da Ferrari takımından Mario Andretti zafere ulaştı. Sezonun ikinci ve üçüncü GP'si olan İspanya ve Monako'da zafere Tyrell Ford takımından 1969 sezonunun şampiyon pilotu Jackie Stewart ulaştı. Sezonun dördüncü GP'si Hollanda'da yapıldı 1970 sezonunun başarılı pilotu Ferrari takımından Jacky Ickx burada zafere ulaşırken, Fransa, İngiltere ve Almanya GP'lerinde ise zafer kürsüsünde Tyrell Ford takımından Jackie Stewart vardı. Böylece Jackie Stewart yapılan yedi GP'nin beşinde zafere ulaşarak şampiyonluk yolunda büyük bir avantaj yakalarken takımı Tyrell'ı da üst sıralara taşıdı. Sezonun sekiz ve dokuzuncu GP'leri olan Avusturya ve İtalya'da BRM takımı zafere ulaştı. Avusturya'da Jo Siffert, İtalya'da da Peter Gethin zafere ulaşan pilotlar oldu. Sezonun sondan bir önceki yarışı Kanada GP'siydi ve Formula 1 heyecanı kıta değiştiriyordu. Kanada'da yapılan yarışta zafere beş kez zafer şampanyasını patlatan Jackie Stewart ulaştı. Sezonun son yarışı Amerika'da yapıldı ve burada da zafere Tyrell Ford takımından Francois Cevert ulaştı. Sezon sonunda yedi GP zaferine imza atan Tyrell Ford takımı takımlar şampiyonu olurken, takımına beş GP zaferi kazandıran Jackie Stewart'ta bir yıl aradan sonra ikinci defa dünya şampiyonu oldu.

    1972 sezonunda Belçika ve Arjantin tekrar yarış takvimine eklenirken Hollanda yarış takviminden çıkarıldı şampiyona takvimini oluşturan GP sayısı onikiye çıktı. Arjantin'de başlayan sezon, Güney Afrika, İspanya, Monako, Belçika, Fransa, İngiltere, Almanya, Avusturya, İtalya, Kanada'dan sonra ve ABD'de sona erdi. Sezonun ilk GP'si olan Arjantin GP'sinde zafere Tyrell Ford ile 1971 sezonunun şampiyon pilotu Jackie Stewart ulaştı. Sezonun ikinci GP'si için heyecan Afrika kıtasına taşındı ve Güney Afrika GP'sinde zafere McLaren Ford takımından 1967 sezonunun şampiyonu Denny Hulme ulaştı. Sezonunun üçüncü GP'si için heyecan üçüncü defa kıta değiştirdi. Avrupa kıtasında yapılan ilk GP'de zafere Lotus Ford pilotu Emerson Fittipaldi ulaştı. Sezonun dördüncü GP'si olan Monako'da zafere BRM pilotu Jean-Pierre Beltoise ulaşırken, Belçika GP'sini sezonun ikinci GP zaferine imza atan Lotus Ford takımından Emerson Fittipaldi kazandı. Fransa GP'sinde ise zafere Tyrell Ford takımı ile Jackie Stewart ulaştı. Sezonun yedinci GP'si için Formula 1 heyecanı yeniden kıta değiştirdi. İngiltere GP'sinde zafere Lotus Ford pilotu Emerson Fitipaldi ulaştı. Almanya'da ise Ferrari pilotu Jacky Ickx zafer kürsüsüne çıktı. Bundan sonra yapılan dört yarış Emerson Fittipaldi ve Jackie Stewart arasında paylaşıldı. Avusturya ve İtalya GP'lerinde birincilik kürsüsüne Emerson Fittpaldi çıkarken, sezonun son iki GP'si olan Kanada ve ABD GP'lerinde zafere Jackie Stewart ulaştı. Sezon sonunda Tyrell Ford beş GP zaferiyle takımlar şampiyonu olurken. Emerson Fittipaldi'de beş GP zaferiyle pilotlar şampiyonu oldu.

    1973 sezonunda Brezilya, İsveç ve Hollanda'nın yarış takvimine eklenmesiyle şampiyona takvimindeki yarış sayısı ilk kez onbeşe çıktı. Arjantin'de başlayan sezon, Brezilya, Güney Afrika, İspanya, Belçika, Monako, İsveç, Fransa, İngiltere, Hollanda, Almanya, Avusturya, İtalya, Kanada'dan sonra, ABD'de sona erdi. Arjantin ve Brezilya GP'lerini kazanan Lotus Ford pilotu Emerson Fittipaldi sezona hızlı bir başlangıç yaptı. Amerika kıtasından sonra heyecan Afrika kıtasına taşındı. Güney Afrika GP'sinde zafere Tyrell Ford ile Jackie Stewart ulaştı. Sezonun dördüncü GP'si için takımlar ve pilotlar tekrar kıta değiştirdiler. Avrupa kıtasındaki ilk yarış olan İspanya GP'sinde zafere ilk iki yarışı kazanan Emerson Fittipaldi ulaştı. Bundan sonra yapılan Belçika ve Monako GP'lerinde zafere Tyrell Ford takımından Jackie Stewart ulaştı. Sezonun ilk altı GP'sinde Fittipaldi ile Stewart arasında amansız bir mücadele vardı. Sezonun yedinci GP'si İsveç'te yapıldı ve Deny Hulme uzun bir aradan sonra bir GP zaferine daha imza attı. Böylece sezon başındaki gelenek bozularak Fittipaldi ve Stewart dışındaki bir pilot bir GP zaferine imza attı. Sezonun sekizinci GP'si olan Fransa'da süpriz bir isim olan Ronnie Peterson zafere ulaştı. Lotus Ford pilotunun Fransa'da kazandığı bu birincilikle aynı zamanda kariyerinin ilk GP zaferini elde etti. Sezonun dokuzuncu GP'si olan İngiltere'de zafere McLaren Ford pilotu Peter Revson ulaştı. Bu Revson'un ilk GP zaferi idi.Bundan sonra yapılan Hollanda ve Almanya GP'lerinde zafere yine Tyrrell Ford ile Jackie Stewart ulaştı. Sezonunun oniki ve onüçüncü GP'leri olan Avusturya ve İtalya'da zafere Lotus Ford pilotu Ronnie Peterson, ondördüncü GP olan Kanada GP'sinde de Lotus Ford pilotu Peter Revson zafere ulaştı. Sezonun son GP'si olan ABD'de zafere yine Lotus Ford pilotu Ronnie Peterson ulaşarak sezonu dört GP zaferiyle tamamladı. Sezon sonunda pilotlarda şampiyonluğa Jackie Stewart ulaşırken, takımlar şampiyonu Lotus Ford oldu.

    1974 sezonu Arjantin GP'si ile start aldı, Brezilya, Güney Afrika, İspanya, Belçika, Monako, İsveç, Hollanda, Fransa, İngiltere, Almanya, Avusturya, İtalya, Kanada'dan sonra ABD'de sona erdi. Sezonun ilk iki GP'si olan Arjantin ve Brezilya GP'lerinde McLaren Ford takımının üstünlüğü vardı. Arjantin'de Denny Hulme, Brezilya'da da Emerson Fittipaldi zafere ulaşarak takımlarına çok değerli puanlar kazandırdılar. Sezonun üçüncü GP'si Güney Afrika'da yapıldı ve burada zafere Brabham Ford takımından Carlos Reutemann ulaştı. Sezonun dördündü GP'si için takımlar ve pilotlar tekrar kıta değiştirdiler. Avrupa kıtasında yapılan ilk yarış olan İspanya GP'sinde damalı bayrağı ilk gören Ferrari takımı ve Niki Lauda oldu. Sezonun beşinci GP'si Belçika'da yapıldı ve Emerson Fittipaldi tekrar zafere ulaşarak ikinci GP zaferine imza attı. Monako GP'sinde ise zafere Lotus Ford ile 1973 sezonunun flaş pilotu Ronnie Peterson ulaştı. İsveç GP'sinde ise birincilik kürsüsünde Tyrrell Ford pilotu Jody Scheckter vardı. Bu Scheckter'in kariyerindeki ilk GP zaferiydi. İsveç GP'sinden sonra heyecan Hollanda'ya taşındı ve Niki Lauda burada sezonun ve kariyerinin ikinci GP zaferine imza attı. Sezonun dokuzuncu GP'si Fransa'da yapıldı ve Ronnie Peterson burada sezonun ikinci GP zaferine imza attı. İngiltere GP'sinde de ise Jody Scheckter sezonun ve kariyerinin ikinci GP zaferine imza attı. Bundan sonra yapılan Almanya GP'sinde Ferrari takımı Clay Regazzoni ile sezonun üçüncü GP zaferine imza attı. Avusturya GP'sinde Brabham Ford pilotu Carlos Reutemann birincilik kürsüsüne çıkarken, İtalya GP'sinde Ronnie Peterson damalı bayrağı ilk gören pilot oldu. Sezonun son iki GP'si öncesi Formula 1 heyecanı tekrar kıta değiştirdi. Sezonun sondan bir önceki yarışı olan Kanada'da Fittipaldi zafere ulaşırken sezonun son GP'si olan ABD'de birincilik kürsüsüne Carlos Reutemann çıktı. Sezon sonunda pilotlar şampiyonu Emerson Fittipaldi olurken takımlarda şampiyonluk kürsüsünde McLaren Ford vardı.

    1975 sezonunda Kanada yarış takviminden çıkarıldı ve şampiyona takvimindeki GP sayısı 14'e indi. Arjantin'de başlayan sezon, Brezilya, Güney Afrika, İspanya, Monako, Belçika, İsveç, Hollanda, Fransa, İngiltere, Almanya, Avusturya, İtalya'dan sonra ABD'de sona erdi. Sezonun ilk GP'sini McLaren Ford pilotu Emerson Fittipaldi kazanarak yeni sezonda da iddialı olduğunu kanıtladı. Sezonun ikinci GP'si yine Yeni Dünya'da fakat bu kez Brezilya'da yapıldı. Yarış sonunda zafere Brabham Ford takımından Carlos Pace ulaştı. Bu Pace'nin kariyerindeki ilk GP zaferi idi. Sezonun üçüncü GP'si için heyecan Afrika kıtasına taşındı. Güney Afrika GP'sinde birincilik kürsüsüne Tyrrell Ford pilotu Jody Scheckter çıkarken, sezonun Avrupa kıtasındaki ilk GP'si olan İspanya, güvenlik önlemlerinin ilk kez protestosuna ev sahipliği yaptı. Yarış sırasında da korkulan başa geldi, kanatlarında sorun çıkan Stommelen kontrolü kaybetti ve çok sayıda seyircinin öldüğü kazaya neden oldu. Durdurulan yarışın galibi olarak McLaren Ford pilotu Jochen Mass ilan edildi. Sezonun beşinci, altıncı ve yedinci GP'leri olan Monako, Belçika ve İsveç GP'lerinde ise Ferrari pilotu Niki Lauda zafere ulaşarak pilotlar şampiyonasında çok önemli puanlar kazandı. Sezonun sekizinci GP'si için heyecan Hollanda'ya taşındı ve Formula 1 dünyasının yeni takımlarından Hesketh Ford'u pilotu James Hunt zafere taşıdı. Bu zafer hem Hesketh takımı hem de Hunt'un kariyerlerindeki ilk GP zaferleriydi. Sezonun dokuzuncu GP'si olan Fransa GP'sinde birincilik kürsüsünde yine Lauda vardı. Silverstone pistindeki İngiltere GP'si yoğun yağış altında başladı. Toplam 15 aracın birbirine girmesi nedeniyle yarış durduruldu, Emerson Fittipaldi birinci ilan edildi. Almanya GP'sinde Brabham Ford pilotu Carlos Reutemann, Avusturya GP'sinde de March Ford takımından Vittorio Brambilla birincilik kürsüsüne çıktılar. Son iki GP ise zafere Ferrari pilotları ulaştı. İtalya'da Clay Regazzoni zafere ulaşırken, ABD'de Niki Lauda zafere ulaştı. Sezon sonunda Dünya Pilotlar Şampiyonu Niki Lauda olurken, Dünya Takımlar Şampiyonu'da Ferrari oldu.


    1976
    sezonunda Arjantin yarış takviminden çıkarılırken, Batı ABD ve Japonya'nın takvime eklenmesiyle şampiyona takvimindeki yarış sayısı onaltıya çıktı. Brezilya'da başlayan sezon, Güney Afrika, Batı ABD, İspanya, Belçika, Monako, İsveç, Fransa, İngiltere, Almanya, Avusturya, Hollanda, İtalya, Kanada, ABD'den sonra Japonya'da sona erdi. 1975 senesinin şampiyon takımı Ferrari sezona hızlı bir başlangıç yaparak. Brezilya, Güney Afrika ve Batı ABD GP'lerinden zaferle ayrıldı. Brezilya ve Güney Afrika'da Niki Lauda, Batı ABD'de de Clay Regazzoni Ferrari takımını zafere ulaştırdı. Sezonun dördüncü GP'si İspanya'da yapıldı ve McLaren Ford pilotu James Hunt burada zafere ulaştı. Sezonun beş ve altıncı GP'leri olan Belçika ve Monako GP'lerinde zafere ulaşan Ferrari pilotu Niki Lauda altı GP'den dördünde zafere ulaşarak kendisi için çok önemli puanlar kazandı. Sezonun yedinci GP'sinde Tyrrell Ford pilotu Jody Scheckter zafere ulaşırken, Fransa GP'sinde birincilik kürsüsünde McLaren Ford takımından James Hunt vardı. Hunt böylece sezonun ikinci GP zaferine imza attı. Sezonun dokuzuncu GP'si İngiltere'de yapıldı ve zafere yine Ferrari pilotu Niki Lauda ulaştı. Almanya GP'sinde meydana gelen inanılmaz kazada Niki Lauda ölümden döndü. Yüzünün ve vücudunun yüzde yetmişi yanarken, soluduğu gazlar nedeniyle ciğerleri de büyük hasar gördü. Formula 1 tarihine bir büyük kaznın daha yazıldığı Almanya GP’sinde damalı bayrağı ilk gören pilot McLaren Ford pilotu James Hunt oldu. Sezonun onuncu GP sonrasında James Hunt favori gösterilirken Avusturya'da süpriz bir birinci padyuma çıktı. Penske Ford pilotu John Watson damalı bayrağı Avusturya'da ilk gören pilot oldu. Bu GP zaferi Penske takımı ve Watson'ın ilk GP zaferiydi. Bundan sonra heyecan Hollanda'ya taşındı. Sezonun onbirinci yarışında McLaren Ford pilotu James Hunt zafere ulaşarak kendisi için çok değerli puanlar kazandı. İtalya'da ise birincilik kürsüsündeki isim March Ford pilotu Ronnie Peterson vardı. Amerika ve Kanada GP'lerinde damalı bayrağı ilk gören pilot olan Hunt, sezonun altıncı GP zaferini kazanarak şampiyonluk yolunda önemli puanlar kazandı. Sezonun son GP'si Japonya'da yapıldı ve zafere Lotus Ford pilotu Mario Andretti ulaştı. Sezon sonunda ise kazandığı altı GP zaferiyle James Hunt pilotlar şampiyonu olurken. Takımlar şampiyonu da Ferrari oldu.

    1977 sezonunda Arjantin yeniden yarış takvimine eklendi ve şampiyona takvimindeki yarış sayısı onyediye çıktı. Arjantin’de başlayan sezon, Brezilya, Güney Afrika, Batı ABD, İspanya, Monako, Belçika, İsveç, Fransa, İngiltere, Almanya, Avusturya, Hollanda, İtalya, ABD, Kanada’dan sonra Japonya’da sona erdi. Sezonun ilk GP’si olan Arjantin’de zafere Wolf Ford takımından Jody Scheckter ulaştı. Sezonun ikinci ve üçüncü GP’leri olan Brezilya ve Güney Afrika GP’lerinde Ferrari pilotlarının üstünlüğü vardı. Brazilya’da Carlos Rutemann, Güney Afrika’da da Niki Lauda zafere ulaştı. Batı ABD ve İspanya GP’lerinde ise Lotus Ford pilotu Mario Andretti zafere ulaştı. Sezonun altıncı GP’si Monako’da yapıldı ve sezonun ilk GP’sinde zafere ulaşan Jody Scheckter sezonun ikinci GP zaferine imza atı. Belçika GP’sinin ise süpriz bir birincisi vardı. Lotus Ford pilotu Gunnar Nilson tüm favori pilotları geride bırakarak kariyerinin ilk GP zaferine ulaştı. İsveç GP’sinde Ligier Matra pilotu Jacques Laffite zafere ulaşarak sezonun ikinci süpriz zaferine imza attı. Fransa’da Lotus Ford ve Mario Andretti adı zirve yer aldı. Sezonun onuncu GP’si olan İngiltere GP’sinde ise 1976 sezonunun şampiyonu McLaren Ford pilotu James Hunt yeni sezonun ilk GP zaferine imza attı. Almanya'da yapılan sezonun onbirinci GP'sinde Niki Lauda sezonun ikinci GP zaferine imza atarken, Avusturya'da Shadow Ford pilotu Alan Joneszafere ulaştı. Sezonun onüçüncü GP'si Ferrari pilotu Niki Lauda'ya şans getirdi ve Lauda bu zaferle pilotlar şampiyonasında çok önemli puanlar kazandı. Sezonun ondördüncü GP İtalya'da yapıldı ve Lotus Ford pilotu Mario Andretti İtalya'da sezonun dördüncü GP zaferine imza attı. İtalya GP'sinden Formula 1 heyecanı kıta değiştirdi. Sezonun onbeşinci GP'si olan ABD'de zafere James Hunt ulaşırken, Kanada'da Wolf Ford pilotu Jody Scheckter sezonun ikinci GP zaferine imza attı. Sezonun son GP'si olan Japonya GP'sinde James Hunt sezonun üçüncü GP zaferini kazandı. Sezon sonunda Niki Lauda pilotlar şampiyonu olurken, takımlar şampiyonu da Ferrari oldu.

    1978 sezonunda Japonya yarış takviminden çıkarılırken şampiyona takvimindeki yarış sayısı onaltıya indi. Arjantin'de başlayan sezon, Brezilya, Güney Afrika, Batı ABD, Monako, Belçika, İspanya, İsveç, Fransa, İngiltere, Almanya, Avusturya, Hollanda, İtalya, Kanada, ABD GP'lerinden sonra Kanada'da sona erdi. Sezonun ilk GP'si Arjantin'de yapıldı ve Lotus Ford pilotu Mario Andretti sezonun ilk GP'sinde zafere ulaşan pilot oldu. Sezonun ikinci GP'si yine Amerika kıtasında fakat bu kez Brezilya'da yapıldı. Brezilya'da zafere Ferrari takımından Carlos Reutemann ulaştı. Sezonun üçüncü GP'si olan Güney Afrika'da zafere Lotus Ford pilotu Ronnie Petterson ulaşırken, Batı ADB GP'sinde Ferrari pilotu Reutemann sezonun ikinci GP zaferini kazandı. Avrupa kıtasında yapılan ilk GP olan Monako'da, damalı bayrağı ilk gören pilot Tyrrell Ford takımından Patrick Depailler oldu. Sezonunun altı ve yedinci GP'leri olan Belçika ve İspanya'da zafere Mario Andretti ulaştı. Andretti böylece sezonun üçüncü GP zaferine imza attı. İsveç GP'sinde ise birincilik kürsüsünde sezon başında Brabham Alfa takımına transfer olan Niki Lauda vardı. Sezonun dokuzuncu GP'si olan Fransa'da Mario Andretti sezonun dördüncü GP zaferine imza atarken, Formula 1 heyecanı sezonun onuncu GP'si için İngiltere'ye taşındı. İngiltere GP'sinde Ferrari pilotu Carlos Reuteman evlerinden çok uzakta olan Tifosileri sevince boğdu. İngiltere GP'sinden sonra yapılan Almanya, Avusturya ve Hollanda GP'lerinde Lotus Ford takımının üstünlüğü vardı. Almanya'da Andretti, Avusturya'da Ronnie Peterson, Hollanda'da ise yeniden Andretti Lotus Ford takımına önemli puanlar kazandırdılar. Sezonun ondördüncü GP'si İtalya'da yapıldı ve Niki Lauda İtalya'da damalı bayrağı ilk gören pilot oldu. Sezonun son iki GP'si olan ABD ve Kanada GP'lerinde ise Ferrari takımının üstünlüğü vardı. ABD GP'sinde Carlos Reutemann, Kanada GP'sinde de Gilles Villeneuve zafere ulaştı. Kanada GP'si Gilles Villeneuve'nin aynı zamanda ilk GP zaferiydi. Sezon sonunda Mario Andretti altı GP zaferiyle pilotlar şampiyonu olurken, sekiz GP zaferiyle Lotus Ford takımıda takımlar şampiyonu oldu.

    1979
    sezonunda İsveç şampiyona takviminden çıkarılırken şampiyona takvimindeki GP sayısı onbeşe indi. Arjantin'de başlayan sezon, Brezilya, Güney Afrika, Batı ABD, İspanya, Belçika, Monako, Fransa, İngiltere, Almanya, Avusturya, Hollanda, İtalya, Kanada GP'lerinden sonra ABD'de sona erdi. Sezonun ilk iki GP'si olan Arjantin ve BrezilyaGP'lerinde pistlerde Ligier Ford ve Jacques Laffite fırtınası esti. Güney Afrika ve Batı ABD GP'lerinde ise Formula 1 dünyasının yükselen yıldızı Gilles Villeneuve zafere ulaştı. Sezonun beşinci GP'si İspanya'da yapıldı ve Ligier Ford bu kez Patrick Depailller ile zafere ulaşarak beşte üç yaptı. Belçika ve Monako GP'lerinde ise Ferrari pilotu Jody Scheckter zafere ulaştı. Sezonun sekizinci GP'si olan Fransa GP'sinde ise zafere bir Fransız takımı ve pilotu ulaştı. Jean-Pierre Jabouille ve Renault Fransa'da birincilik kürsüsünde idi. İngiltere, Almanya, Avusturya ve Hollanda GP'lerinde ise pistlerde Williams Ford fırtınası esti. İngiltere'de Clay Regazzoni, Almanya, Avusturya ve Hollanda'da ise Alan Jones Williams Ford ile dört GP zaferine imza atrak büyük bir başarıya imza attılar. Sezonun onüçüncü GP'si İtalya'da yapıldı ve Ferrari pilotu Scheckter burada sezonun üçüncü GP zaferine imza atarken, Formula 1 heyecanı sezonun son iki GP'si için tekrar kıta değiştirdi. Kanada'da Williams Ford pilotu Jones sezonun dördüncü GP zaferine imza atarken, sezonun son GP'sinde ise Ferrari pilotu Gilles Villeneuve zafere ulaştı. Sezon sonunda pilotlar şampiyonu JodyScheckter olurken, takımlar şampiyonu'da Ferrari takımı oldu.
    [Ziyaretçiler üye olmadan, üyelerimiz ise konuya mesaj yazmadan linkleri görüntüleyemezler.Hemen ÜYE OL!]

  5. #5
    Profesyonel Yorumcu maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    Bursa Néws Agén©y
    Yaş
    35
    Mesajlar
    15,388
    Rep Puanı
    9086

    Standart Formula 1 Tarihi (1980 - 1989)

    1980’ler Formula 1’in bugün için de ‘en iyi’ pilotları arasındaki rekabetin olağanüstü tırmandığı yıllar oldu. F1’in en çok puan toplayan pilotları sıralamasında zirvede olan Alain Prost, Ayrton Senna, Nelson Piquet, Nigel Mansell ve Niki Lauda bu yıllarda birer efsane haline geldi.

    Grand Prix’lerde önce Williams ardında da McLaren’e motor veren Honda, kazandığı 4 takımlar şampiyonluğu ve aynı sezonda içinde elde ettiği 15 zafer ile F1’de yeni bir dönemin başladığının ilk sinyalini verdi.

    Motor sporlarının zirvesi olarak kabul edilen ve dünyada en fazla izleyici toplayan spor etkinliği olan Formula 1'de 1980’ler, efsane pilotların yarıştığı yıllar oldu. Formula 1 kariyerleri boyunca en fazla puan toplayan, en fazla GP’ye katılan ve en fazla zafer kazanan pilotlar arasında ilk sıraları alan Alain Prost, Ayrton Senna, Nelson Piquet, Nigel Mansell ve Niki Lauda bu dönemde birer efsane haline geldi.

    1980 sezonunda İspanya şampiyona takviminden çıkarılırken, GP sayısı ondörde indi. Arjantin'de başlayan sezon, Brezilya, Güney Afrika, Batı ABD, Belçika, Monako, Fransa, İngiltere, Almanya, Avusturya, Hollanda, İtalya, Kanada'da GP'lerinden sonra ABD'de sona erdi. Sezonunun ilk GP'si olan Arjantin'de zafere 1979 sezonunun flaş pilotlarından Alan Jones ulaştı. Sezonun ikinci ve üçüncü GP'leri olan Brezilya ve Güney Afrika GP'lerinde Renault pilotu Rene Arnoux kariyerinin ilk iki GP zaferine arka arkaya imza atarak dikkat çekti. Batı ABD GP'sinde Nelson Piquet zafere ulaşırken, Belçika GP'sinde Brabham Ford pilotu Didier Pironi kariyerinin ilk GP zaferine imza attı. Monako, Fransa ve İngiltere GP'lerinde de ise Williams Ford takımının üstünlüğü vardı. Monako'da Carlos Reutemann zafere ulaşırken, Fransa ve İngiltere'de ise birincilik kürsüsüne Alan Jones çıktı. Almanya'da ise Ligier Ford takımı bu kez Jaques Laffite ile sezonun ikinci GP zaferine imza attı. Sezonun onuncu GP olan Avusturya'da Renault pilotu Jean-Pierre Jabouille kariyerinin ilk GP zaferine imza atarken, Hollanda, İtalya, Kanada ve ABD GP'leri Nelson Piquet ve Alan Jones arasında paylaşıldı. Hollanda ve İtalya GP'lerinde Brabham Ford pilotu Piquet zafere ulaşırken, Kanada ve ABD GP'lerinde ise birincilik kürsüsüne Jones çıktı. Sezon sonunda altı GP zaferiyle Williams Ford takımlar şampiyonu olurken, bunun beşine imza atan Alan Jones'ta pilotlar şampiyonu oldu.

    1981 sezonunda İspanya yarış takvimine eklenirken Batı ABD şampiyona takviminden çıkarıldı. Ondört GP'den oluşan 1981 sezonu Arjantin'de başladı, Brezilya, Güney Afrika, İspanya, Monako, Belçika, İsveç, Hollanda, Fransa, İngiltere, Almanya, Avusturya ve İtalya GP'lerinden sonra ABD'de sona erdi. Sezonun ilk GP'sinde zafere 1974 sezonunun dünya şampiyonu Emerson Fitipaldi ulaştı. Brezilya'da yapılan sezonun ikinci GP'sinde birincilik kürsüsüne Brabham Ford pilotu Carlos Pace çıktı. Sezonun üçüncü GP'si için Formula 1 heyecanı Güney Arrika'ya taşınırken burada zafere Tyrrell Ford pilotu Jody Scheckter ulaştı. İspanya GP'sinde damalı bayrağı ilk gören pilot McLaren Ford takımından Jochen Mass oldu. Monako, Belçika ve İsveç GP'sinde ise Ferrari pilotu Niki Lauda zafere ulaşarak sezonda "ben de varım" dedi. Hollanda GP'sinde James Hunt Formula 1'in yeni takımlarından Hesketh Ford takımına sezonun ilk puanlarını kazandırdı. Fransa GP'sinde Lauda bir kez daha birincilik kürsüsüne çıktı. Sezonun onuncu GP'si ise İngiltere'de yapıldı ve Emerson Fitipaldi yeni sezondaki ikinci GP zaferine imza attı. Sezonun onbirinci GP'si olan Almanya'da Brabham Ford pilotu Carlos Reutemann zafere ulaşırken, Avusturya GP'sinde ise birincilik kürsüsüne kariyerinin ilk GP zaferine imza atan March Ford pilotu Vittorio Brambilla çıktı. Sezonun son iki GP'sinde ise Ferrari takımının üstünlüğü vardı. İtalya'da Clay Regazzoni zafere ulaşırken, ABD'de ise Lauda altıncı defa birincilik kürsüsüne çıktı. Sezon sonunda ise Niki Lauda kazandığı altı GP zaferi ile pilotlar şampiyonu olurken. Ferrari yedi GP zaferiyle takımlar şampiyonu oldu.

    1982 sezonunda Arjantin, İspanya, İsveç, ABD, yarış takviminden çıkarılırken, Batı ABD, San Marino, Detroit, Kanada, İsviçre, Las Vegas GP'leri yarış takvimine eklendi. Onaltı GP'den oluşan sezon Güney Afrika'da start aldı, Brezilya, Batı ABD, San Marino, Belçika, Monako, Detroit, Kanada, Hollanda İngiltere, Fransa, Almanya, Avusturya, İsviçre, İtalya GP'lerinden sonra Las Vegas GP'si ile sona erdi. Sezon öncesinde Ferrari takımının şampiyon pilotu Niki Lauda McLaren Ford takımı ile anlaşma imzaladı. Sezonun ilk iki GP'si olan Güney Afrika ve Brezilya'da zafere Renault pilotu Alain Prost ulaştı. Sezonun üçüncü GP'si olan Batı ABD GP'sinde Niki Lauda yeni takımı ile ilk GP zaferine imza attı. San Marino GP'sinde ise 1981 sezonunun şampiyon takımı Ferrari Didier Pironi ile sezonun ilk GP zaferini kazandı. Sezonun beşinci GP'si olan Belçika GP'sinde McLaren Ford pilotu John Watson zafere ulaşırken, Monako GP'sinde Bramham Ford pilotu Riccardo Patrese birincilik kürsüsüne çıktı. Detroit GP'sinde damalı bayrağı ilk gören pilot yine John Watson oldu. Kanada GP'sinde Brabham BMW pilotu Nelson Piquet birincilik kürsüsüne çıkarken, Hollanda GP'sinde Didier Pironi sezonun ikinci GP zaferine imza attı. Yeni takımına henüz alışamamış bir görüntü çizen Niki Lauda İngiltere'de sezonun ikinci GP zaferine imza attı. Fransa'da evsahibi takım olan Renault Rene Arnoux ile zafere ulaşırken, Almanya GP'sinde Ferrari pilotu Patrick Tambay zafere ulaştı. Almanya GP'sinden sonra heyecan sezonun onüçüncü GP'si için Avusturya'ya taşındı. Avusturya GP'sinde Lotus Ford pilotu Elio de Angelis zafere ulaşarak kariyerinin ilk GP zaferine imza atarken, İsviçre GP'sinde Wiliams Ford pilotu Keke Rosberg zafere ulaştı. Sezonun sondan bir önceki GP'si olan İtalya'da birincilik kürsüsüne Rene Arnoux ikinci defa çıktı. Sezonun son GP'si olan Las Vegas GP'sinde zafere Tyrrell Ford pilotu Michele Alboreto ulaştı. Sezon sonunda sadece bir GP zaferine imza atmasına rağmen sezon boyu istikrarlı bir grafik çizen Keke Rosberg pilotlar şampiyonu olurken, Ferrari takımı da takımlar şampiyonluğuna ulaştı.

    1983 sezonunda İsviçre GP takviminden çıkarılırken, Avrupa GP'si yarış takvimine eklendi. Brezilya'da başlayan sezon, Batı ABD, Fransa, San Marino, Monako, Belçika, Detroit, Kanada, İngiltere, Almanya, Avusturya, Hollanda, İtalya, Avrupa GP'lerinden sonra Güney Afrika'da sona erdi. Sezonun ilk GP'si olan Brezilya GP'sinde zafere Brabham BMW pilotu Nelson Piquet ulaştı. Sezonun ikinci GP'si olan Batı ABD'de birincilik kürsüsüne McLaren Ford pilotu John Watson çıktı. Alain Prost evi Fransa'da sezonun ilk GP zaferine imza atarken, Sezonun dördüncü GP'si olan San Marino GP'sinde birincilik kürsüsüne Ferrari pilotu Patrick Tambay çıktı. Monako GP'sinde Williams Ford pilotu Keke Rosberg sezonun ilk GP zaferine imza atarken, Prost sezonun sezonun ikinci GP zaferine Belçika'da ulaştı. Detroit GP'sinde ise zafer şampanyasını Tyrell Ford pilotu Michele Alboreto içti. Kanada, İngiltere, Almanya, Avusturya ve Hollanda GP'leri Rene Arnoux ve Alain Prost arasında paylaşıldı. Kanada, Hollanda ve Almanya GP'lerinde zafere Rene Arnoux ulaşırken, İngiltere ve Avusturya GP'lerinde ise birincilik kürsüsüne Prost çıktı. Sezonun son üç GP'sinde ise Brabham BMW takımının üstünlüğü vardı. İtalya ve Avrupa GP'lerinde zafere Nelson Piquet ulaşırken, sezonun son GP'si olan Güney Afrika'da birincilik kürsüsünde Riccardo Patrese vardı. Sezon sonunda üç GP zaferine imza atan Nelson Piquet pilotlar şampiyonu olurken, Ferrari takımı da takımlar şampiyonu oldu.

    1984 sezonunda Batı ABD yarış takviminden çıkarılırken, Portekiz ve Dallas GP'lerinin eklenmesiyle şampiyona takvimindeki GP sayısı onaltıya çıktı. Brezilya'da başlayan sezon, Güney Afrika, Belçika, San Marino, Fransa, Monako, Kanada, Detroit, Dallas, İngiltere, Almanya, Avusturya, Hollanda, İtalya, Avrupa GP'lerinden sonra Portekiz'de sona erdi. Sezon önesinde Alain Prost McLaren TAG/Porsche takımı ile anlaşma imzaladı ve Niki Lauda'nın takım arkadaşı oldu. Sezonun ilk iki GP'si olan Brezilya ve Güney Afrika GP'lerinde McLaren takımının üstünlüğü vardı. Brezilya'da Prost zafere ulaşırken, Güney Afrika'da damalı bayrağı ilk gören pilot Lauda oldu. Sezonun üçüncü GP'si olan Belçika GP'sinde ise zafere Ferrari pilotu Michele Alboreto ulaştı. San Marino, Fransa ve Monako GP'lerinde ise yine McLaren takımının üstünlüğü vardı. San Marino ve Monako GP'lerinde zafere Alain Prost ulaşırken, Fransa GP'sinde ise zafere Niki Lauda ulaştı. Kanada ve Detroit GP'lerinde ise Nelson Piquet zafere ulaşarak Brabham BMW takımına iki önemli GP zaferi kazandırdı. Amerika'da yapılan ikinci GP olan Dallas GP'sinde ise zafere Williams Honda pilotu Keke Rosberg ulaştı. Bundan sonra sezon sonuna kadar olan yedi GP'de zafere ulaşan McLaren takımı pistlerde fırtına gibi esti. İngiltere, Avusturya, İtalya GP'lerinde Niki Lauda zafere ulaşırken, Almanya, Hollanda, Avrupa ve Portekiz GP'lerinde zafer şampanyasını Alain Prost içti. Sezon sonunda beş GP zaferine imza atan Lauda pilotlar şampiyonu olurken, oniki GP zaferine imza atan McLaren takımıda takımlar şampiyonu oldu.

    1985 sezonunda Dallas GP’si yarış takviminden çıkarılırken Avustralya yarış takvimine eklendi. Onaltı GP’den oluşan sezon Brezilya’da start aldı, Portekiz, San Marino, Monako, Kanada, Detroit, Fransa, İngiltere, Almanya, Avusturya, Hollanda, İtalya, Belçika, Avrupa, Güney Afrika GP’lerinden sonra Avustralya’da sona erdi. Sezonun ilk GP’si olan Brezilya GP’sinde McLaren TAG Porsche pilotu Alain Prost zafere ulaştı. Portekiz ve San Marino GP’lerinde ise Lotus Renault pilotlarının üstünlüğü vardı. Portekiz GP’sinde Ayrton Senna zafere ulaşarak başarılarla dolu olacak kariyerinin ilk GP zaferini kazandı. San Marino GP’sinde ise Elio de Angelis birincilik kürsüsüne çıktı. Sezonun dördüncü GP’si olan Monako’da Prost sezonun ikinci GP zaferine imza attı. Sezonun beşinci GP’si için heyecan çok uzaklara Kanada’ya taşındı ve Kanada’da Ferrari pilotu Michele Alboreto takımı ve kendisi için sezonun ilk GP zaferine imza attı. Detroit GP’sinde birincilik kürsüsüne Williams Honda takımından Keke Rosberg çıkarken, Fransa’da zafere Brabham BMW pilotu Nelson Piquet ulaştı. Sezonun sekizinci GP’si İngiltere’de yapıldı ve İngilizler önünde pistlerin profesörü Prost sezonun üçüncü GP zaferine imza attı. Almanya GP’sinde ise Alboreto ve Ferrari takımı zirvede idi. Avusturya, Hollanda ve İtalya GP’lerinde ise McLaren TAG Porsche takımının üstünlüğü vardı. Avusturya’da Prost, Hollanda’da Niki Lauda, İtalya’da ise tekrar Prost zafere ulaşarak McLaren takımına çok değerli puanlar kazandırdılar. Sezonun onüçüncü GP olan Belçika GP’sinde bütün otoriteler yine McLaren takımını favori gösterirken, genç Brezilyalı pilot Senna McLaren pilotlarına dur dedi ve kariyerinin ikinci GP zaferine imza attı. Sezonun son üç GP’sinde ise Williams Honda pilotlarının üstünlüğü vardı. Avrupa ve Güney Afrika GP’lerinde Nigel Mansel zafere ulaşıken, yeni ev sahibi Avustralya’da ise zafere Keke Rosberg ulaştı. Sezon sonunda. Alain Prost pilotlar şampiyonu olurken, Williams Honda takımıda takımlar da şampiyonluğa ulaştı.

    1986 sezonunda Hollanda, Avrupa ve Güney Afrika GP'leri yarış takviminden çıkarılırken, İspanya, Macaristan ve Meksika yeni ev sahipleri olarak GP takvimine eklendi. Brezilya'da başlayan sezon, İspanya, San Marino, Monako, Belçika, Kanada, Detroit, Fransa, İngiltere, Almanya, Macaristan, Avusturya, İtalya, Portekiz, Meksika GP'lerinden sonra Avustralya'da sona erdi. Sezonun ilk GP 'si olan Brezilya GP'sinde Williams Honda takımının yeni transferi Nelson Piquet yeni takımına sezonun ilk zaferini kazandırdı. Sezonun ikinci GP'si İspanya'da yapıldı ve Lotus Renault pilotu Ayrton Senna zafere ulaştı. San Marino ve Monako GP'lerini McLaren pilotu Alain Prost kazanarak, sezonda "bende varım" diyordu. Sezonun beş ve altıncı GP'leri olan Belçika ve Kanada'da zafere, Prost'a nazire yaparcasına Williams Honda pilotu Nigel Mansel ulaşarak sezonda iddialı olduğunu kanıtladı. Detroit'te ise birincilik kürsüsüne Formula 1 dünyasının "yükselen güneşi" Senna çıktı. Fransa, İngiltere, Almanya ve Macaristan GP'lerinde Williams Honda fırtınası esti. Fransa ve İngiltere GP'lerinde zafere Mansell ulaşırken, Almanya ve Macaristan GP'lerinde birincilik kürsüsüne Nelson Piquet çıktı. Sezonun onikinci GP'si Avusturya'da yapıldı ve zafere profesör Prost ulaşarak Williams Honda pilotlarının dört GP süren üstünlüklerine son verdi. Fakat bu uzun sürmedi. İtalya'da Nelson Piquet, Portekiz'de de Nigel Mansell zafere ulaşarak Williams takımına önemli puanlar kazandırdılar. Sezonun sondan bir önceki GP'si ise Meksika'da yapıldı. Meksika'da Benetton BMW pilotu zafere ulaşarak kariyerinin ilk GP zaferine imza attı. Sezonun son GP'si olan Avustralya GP'sinde ise Alain Prost birincilik kürsüsüne çıktı. Sezon sonunda dört GP zaferiyle Alain Prost üstüste ikinci defa pilotlar şampiyonu olurken, dokuz GP zaferine imza atan Williams Honda takımı da takımlar şampiyonu oldu.

    1987 sezonunda Kanada yarış takviminde çıkarılırken, Japonya yarış takvimine eklendi. Onaltı GP'den oluşan sezon Brezilya'da başladı, San Marino, Belçika, Monako, Detroit, Fransa, İngiltere, Almanya, Macaristan, Avusturya, İtalya, Portekiz, İspanya, Meksika, Japonya GP'lerinden sonra Avustralya'da sona erdi. Sezonun ilk GP'si olan Breazilya'da zafere McLaren TAG Porsche takıımı pilotu Alain Prost ulaştı. Sezonun ikinci GP'sinde zafere Williams Honda pilotu Nigel Mansell ulaşırken, Belçika GP'sinde birincilik kürsüsüne tekrar Alain Prost çıktı. Sezonun beş ve altıncı GP'leri olan Monako ve Detroit'te zafere motor değişikliği yaparak Honda ile anlaşan Lotus pilotu Senna ulaştı. Bundan sonra yapılan altı GP'de pistlerde Williams Honda fırtınası esti. Fransa, İngiltere, Avusturya GP'lerinde zafere Nigel Mansell ulaşırken, Almanya, Macaristan ve İtalya'da da birincilik kürsüsüne Nelson Piquet çıktı. Böylece Williams takımı 1986 sezonundan sonra 1987 sezonuna da damgasını vurdu. Sezonun onikinci GP'si Portekiz'de yapıldı ve Alain Prost zafere ulaşarak Williams takımının altı GP süren egemenliğine son verdi. Fakat bu sadece bir GP sürdü. İspanya ve Meksika GP'lerinde Nigel Mansell ve Williams takımının adı zirvede yer aldı. Sezonun son iki GP'si ise Japonya ve Avustralya'da yapıldı. Bu iki GP'de zafere ulaşan Ferrari'nin yeni transferi Gerhard Berger takımına sezonun ilk puanlarını kazandırdı. Sezon sonunda kazandığı üç GP zaferi ve yüksek performansı ile Nelson Piquet pilotlar şampiyonasında zirveye ulaşırken, 1986 sezonunda olduğu gibi dokuz GP zaferine imza atan Williams Honda takımı takımlar şampiyonasında birincilik kürsüsüne çıktı.

    1988 sezonunda Avusturya yarış takviminden çıkarılırken, Kanada tekrar yarış takvimine eklendi. Onaltı GP'den oluşan sezon Brezilya'da start aldı, San Marino, Monako Meksika, Kanada, Detroit, Fransa, İngiltere, Almanya, Macaristan, Belçika, İtalya, Portekiz, İspanya, Japonya GP'lerinden sonra, Avustralya'da sona erdi. 1988 sezonu öncesinde McLaren takımı Honda firmasıyla anlaşırken, Formula 1 dünyasının genç ve yetenekli Brezilyalı pilotu Ayrton Senna ile de anlaşma imzaladı. Sezonun ilk GP'sinden itibaren pistlerde McLaren kasırgası esmeye başladı. Sezonun ilk onbir GP'sinde zafere ulaşan takım inanılmaz bir rekora da imza attı. Bu onbir GP'den, Brezilya, Monako, Meksika, Fransa GP'lerinde zafere Alain Prost ulaşırken, San Marino, Kanada, Detroit, İngiltere, Almanya, Macaristan, Belçika GP'lerinde ise birincilik kürsüsüne Formula 1 dünyasının yeni efsanesi Ayrton Senna çıktı. Sezonun onikinci GP'si olan İtalya'da zafere Ferrari pilotu Gerhard Berger ulaştı. Portekiz GP'si öncesinde herkes McLaren kasırgasının bitip bitmediğini tartışırken, kasırga sezonun bitimine dört yarış kala tekrar başladı. Portekiz ve İspanya'da Prost zafere ulaşırken, Japonya'da birincilik kürsüsüne Senna çıktı. Sezonun son GP'si olan Avustralya'da ise zafere tekrar Prost ulaştı. Sezon sonunda McLaren bir sezonda onbeş GP zaferiyle kırılması çok zor bir rekora imza atarken. Senna ile Prost arasındaki savaştan Senna galip çıkarak sekiz GP zaferiyle kariyerinin ilk şampiyonluğuna imza attı.

    1989 sezonunda Detroit yarış takviminden çıkarılırken, ADB GP’si yarış takvimine eklendi. Onaltı GP’den oluşan sezon Brezilya’da start aldı, San Marino, Monako, Meksika, ABD, Kanada, Fransa, İngiltere, Almanya, Macaristan, Belçika, İtalya, Portekiz, İspanya, Japonya GP’lerinden sonra Avustralya’da sona erdi. Sezonun ilk GP’si olan Brezilya’da zafere Ferrari takımına transfer olan Nigel Mansell ulaştı. San Marino, Monako ve Meksika GP’lerinde ise Senna fırtınası esti. Brezilyalı pilot üç GP’de de zafere ulaşarak yeni sezonda yapılan dört GP’den üçünde zafere ulaştı. Sezonun beşinci GP’si olan ABD GP’sinde ise zafere Alain Prost ulaştı. Bu Formula 1 dünyasının ‘profösör’ lakaplı pilotunun yeni sezondaki ilk GP zaferi oldu. Kanada GP’sinin ise süpriz bir birincisi vardı. Williams Renault pilotu Thierry Boutsen burada tüm favori pilotları geride bırakarak kariyerinin ilk GP zaferine imza attı. Fransa, İngiltere ve Almanya GP’lerinde ise yine McLaren takımının üstünlüğü vardı. Fransa ve İngiltere’de Prost zafere ulaşırken, Almanya’da ise birincilik kürsüsüne Senna çıktı. Sezonun onuncu GP’si olan Macaristan’da ise Ferrari pilotu Nigel Mansell zafere ulaştı. Belçika ve İtalya GP’lerinde ise McLaren takımının üstünlüğü vardı. Belçika’da Ayrton Senna zafere ulaşırken, İtalya GP’sinde ise zafer şampanyasını Prost içti. Portekiz GP’sinde Ferrari pilotu Gerhard Berger zafere ulaştı. Sezonun son üç GP’sinde ise üç farklı isim zafere ulaştı. İspanya’da Senna sezonun altıncı GP zaferine imza atarken, Japonya’da süpriz bir isim Sandro Nannini kariyerinin ilk GP zaferini kazandı. Sezonun son GP’sinde ise Williams Renault pilotu Thierry Boutsen sezonunun ve kariyerinin ikinci GP zaferini elde etti. Sezon sonunda dört GP zaferine imza atan Alain Prost pilotlar şampiyonu olurken, takımlar şampiyonasında ise zirvede 10 GP zaferine imza atan McLaren Honda vardı.
    [Ziyaretçiler üye olmadan, üyelerimiz ise konuya mesaj yazmadan linkleri görüntüleyemezler.Hemen ÜYE OL!]

  6. #6
    Profesyonel Yorumcu maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    Bursa Néws Agén©y
    Yaş
    35
    Mesajlar
    15,388
    Rep Puanı
    9086

    Standart Formula 1 Tarihi (1990 - 1999)

    1990’lı yıllarda Formula 1 için yağ, yakıt, lastik ve motor üreticilerinin teknoloji geliştirme çabaları başdöndürücü bir hıza ulaştırken, medyanın ilgisi de pilotlar ve onların özel yaşamlarına kaydı.

    Yeni teknolojiler sayesinde gücüne güç, hızına hız katan takımlar ve pilotlar saatte 350 km sınırını zorlarken, Ayrton Senna’nın ölümüne yol açan kazanın ardından yeni kural ve kısıtlamalar ardı ardına gelmeye başladı.

    Motor sporlarının zirvesi olarak kabul edilen ve dünyada en fazla izleyici toplayan spor etkinliği olan Formula 1, 1990’lı yıllarda teknolojiye en fazla yatırımın yapılması nedeniyle daha da hızlandı. Formula 1 için yağ, yakıt, lastik ve motor geliştiren firmalar peşpeşe elde ettikleri mükemmel sonuçları pistlere taşımaya başladı. Pilotların GP’lerde başdöndürücü hızlara çıkmalarıyla birlikte kısıtlamalar ve yeni kurallar hemen kendini gösterdi ama Ayrton Senna’nın ölümünü engellemeye yetmedi...

    1990 sezonunda da 1989 sezonundaki yarış takvimi aynen kabul edildi. ABD’de başlayan sezon Brezilya, San Marino, Monako, Kanada, Meksika, Fransa, İngiltere, Almanya, Macaristan, Belçika, İtalya, Portekiz, İspanya, Japonya GP’lerinden sonra Avustralya’da sona erdi. 1990 sezonu öncesinde, Alain Prost Ferrari ile anlaşma imzaladı. Sezonun ilk GP’si olan ABD’de zafere McLaren Honda pilotu Ayrton Senna ulaştı. Sezonun ikinci GP’si olan Brezilya’da ise Alain Prost yeni takımı ile ilk GP zaferine imza attı. Sezonun üçüncü GP’si ise San Marino’da yapıldı. Williams Renault pilotu Riccardo Patrese San Marino’da kariyerinin ilk GP zaferine imza atarak, birincilik kürsüsüne çıktı. Monako ve Kanada GP’lerinde ise Senna zafere ulaşarak yeni sezondaki üçüncü GP zaferine ulaştı. Fakat eski takım arkadaşı Prost yeni takımı Ferrari’ye alışmıştı. Meksika, Fransa ve İngiltere GP’lerinde start-finish düzlüğünü ilk geçen pilot olan profesör lakaplı Prost, 1981 sezonundan itibaren ilk defa Ferrari takımının üst üste üç GP zaferi kazanmasını sağladı. Fakat Prost’un ezeli rakibi Senna Almanya GP’sinde zafere ulaşarak Ferrari takımının dördüncü GP zaferine imza atmasını engelledi. Macaristan’da ise Williams Renault pilotu Thierry Boutsen yeni sezonun ilk GP zaferine imza attı. Belçika ve İtalya GP’lerinde ise birincilik kürsüsünde yine tanıdık bir isim vardı, Ayrton Senna. Portekiz ve İspanya GP’lerinde Ferrari takımının üstünlüğü vardı. Portekiz GP’sinde Nigel Mansell zafere ulaşırken, İspanya’da birincilik kürsüsüne sezonun beşinci GP zaferine imza atan Alain Prost çıktı. Sezonun son iki GP’si Japonya ve Avustralya’da yapıldı. Her iki GP’de de zafere Benetton Ford pilotu eski dünya şampiyonu Nelson Piquet ulaştı. Sezon sonunda kazandığı altı GP zaferiyle Ayrton Senna şampiyon olurken, McLaren Honda takımı da takımlar şampiyonu oldu.

    1991 sezonunda da 1990 sezonundaki yarış takvimi kabul edildi. ABD’de başlayan sezon, Brezilya, San Marino, Monako, Kanada, Meksika, Fransa, İngiltere, Almanya, Macaristan, Belçika, İtalya, Portekiz, İspanya, Japonya GP’lerinden sonra Avustralya’da sona erdi. 1991 sezonu öncesinde Nigel Mansel Ferrari takımından ayrılarak Williams Renault takımı ile anlaştı. ABD, Brezilya, San Marino ve Monako zafere sezona fırtına gibi giren McLaren Honda pilotu Senna ulaştı. Sezonun beşinci GP’si için heyecan tekrar uzaklara bu kez Kanada’ya taşındı. Kanada GP’sinde birincilik kürsüsünde Benetton Ford pilotu Nelson Piquet vardı. Meksika, Fransa, İngiltere, Almanya GP’lerinde ise Williams Renault takımının üstünlüğü vardı. Meksika’da Riccardo Patrese zafere ulaşırken, Fransa, İngiltere ve Almanya’da üst üste üç GP zaferine imza atan Nigel Mansell yeni takımına alışmış görünüyordu. Sezonun on ve onbirinci GP’leri olan Macaristan ve Belçika’da start-finish düzlüğünü ilk geçen pilot Senna oldu. Fakat Williams Renault sezona gerçekten iyi hazırlamıştı. İtalya, Portekiz ve İspanya GP’lerinde yine Williams Renault takımının üstünlüğü vardı. İtalya’da Mansell, Portekiz’de Patrese, İspanya’da tekrar Mansell Williams Renault takımını üst üste üç zafer kazandırdılar. Sezonun son iki GP’si ise McLaren Honda takımının üstünlüğü ile sona erdi. Japonya’da Gerhard Berger, Avustralya’da ise Senna zafere ulaştı. Sezon sonunda Senna kazandığı yedi GP zaferiyle şampiyonluk şampanyasını bir kez daha yudumlarken, Berger, Senna ikilisi sekiz GP zaferiyle takımları McLaren Honda’yı zirveye taşıdılar.


    1992
    sezonunda ABD yarış takviminden çıkarılırken, Güney Afrika yedi yıl aradan sonra tekrar yarış takvimine eklendi. Güney Afrika’da başlayan sezon, Meksika, Brezilya, İspanya, San Marino, Monako, Kanada, Fransa, İngiltere, Almanya, Macaristan, Belçika, İtalya, Portekiz, Japonya GP’lerinden sonra Avustralya’da sona erdi. Sezonun ilk GP’siyle birlikte pistlerde Williams Renault ve Nigel Mansell fırtınası esmeye başladı. Sezonun ilk beş GP’si olan Güney Afrika, Meksika, Brezilya, İspanya, San Marino GP’lerine damgasını vuran Mansell sezona fırtına gibi girdi. Sezonun beşinci GP’si olan Monako’da zafere Ayrton Senna ulaşarak sezonun ilk GP zaferin imza attı. Kanada’da yine bir McLaren pilotu olan Gerhard Berger birincilik kürsüsüne çıktı. Fransa, İngiltere ve Almanya GP’lerinde ise birincilik kürsüsündeki kişi sezonun ilk beş GP’sinde zafere ulaşan Nigel Mansell’dı. Böylece Mansell yapılan on GP’den sekizinde zafere ulaşarak şampiyonluk için büyük bir avantaj yakaladı. Sezonun onbirinci GP’si olan Macaristan’da zafare Ayrton Senna ulaştı. Sezonun onikinci GP’si olan Belçika’da zafere gelecekte kendinden çok bahsetirecek olan ve doğuştan gelen yeteneği ile günümüzün en büyük pilotu olarak kabul edilen Benetton Ford pilotu Michael Schumacher ulaştı. Bu Schumacher’in kariyerindeki ilk GP zaferiydi.
    Belçika’dan sonra heyecan İtalya’ya taşındı ve Ferrari takımının evinde yapılan mücadeleden galip çıkan pilot Senna oldu ve Senna sezonun üçüncü GP zaferine imza attı. Portekiz ve Japonya GP’lerinde ise Williams takımının üstünlüğü vardı. Portekiz’de Mansell sezonun dokuzuncu GP zaferine imza atarken, Japonya’da Riccardo Patrese’de yeni sezondaki ilk GP zaferini kazandı. Sezonun son GP’si ise Avustralya’da yapıldı ve birincilik kürsüsüne Gerhard Berger çıktı. Sezon sonunda Nigel Mansell kazandığı dokuz GP zaferiyle pilotlar şampiyonu olurken, Williams Renault takımı da ilk kez dünya şampiyonu oldu.

    1993 sezonunda Meksika şampiyona takviminden çıkarılırken, Avrupa GP’si adıyla bir GP yarış takvimine eklendi. Güney Afrika’da başlayan sezon, Brezilya, Avrupa, San Marino, İspanya, Monako, Kanada, Fransa, İngiltere, Almanya, Macaristan, Belçika, İtalya, Portekiz, Japonya GP’lerinden sonra, Avustralya GP’si ile sona erdi. Sezon öncesinde Alain Prost ve Damon Hill, 1992 sezonunun şampiyon takımı Williams Renault ile anlaştılar. Sezonun ilk GP’si olan Güney Afrika GP’sinde Alain Prost yeni takımıyla ilk GP zaferine imza attı. Brezilya ve Avrupa GP’lerinde ise Ayrton Senna zafere ulaşarak Prost’a gereken cevabı verdi. Fakat Profösör San Marino ve İspanya GP’lerinde birincilik kürsüsüne çıkarak bir adım öne geçti. Sezonun altıncı GP’si olan Monako’da ise zirvede Senna vardı. İlk altı GP, Senna ve Prost’un üç GP zaferi ile geride kalırken iki pilot arasındaki amansız mücadele Kanada’ya taşındı. Fakat Prost kendisine “pröfösör” lakabının boşuna verilmediğini kanıtlarcasına önce Kanada’da, sonrada Fransa, İngiltere ve Macaristan’da zafere ulaşarak şampiyonluk yolunda önemli puanlar aldı. Fakat Williams Renault zafere doymamıştı. Macaristan, Belçika ve İtalya GP’lerinde bu kez Damon Hill takımını zafere taşırken kendisi için kariyerinin ilk GP zaferlerine imza attı. Portekiz GP’sinde Benetton Ford pilotu Michael Schumacher birincilik kürsüsüne çıkarken, Sezonun son iki GP’si olan Japonya ve Avustralya GP’lerinde Ayrton Senna zafere ulaştı. Sezon sonunda Alain Prost kazandığı yedi GP zaferi ile şampiyonluğunu ilan ederken, Williams Renault takımı da on GP zaferiyle ikinci defa takımlar şampiyonluğuna ulaştı

    1994 sezonunda Güney Afrika şampiyona takviminden çıkarılırken, Pasifik GP şampiyona takvimine eklendi. Brezilya GP’si ile başlayan sezon, Pasifik, San Marino, Monako, İspanya, Kanada, Fransa, İngiltere, Almanya, Macaristan, Belçika, İtalya, Portekiz, Avrupa, Japonya GP’lerinden sonra Avustralya GP’si ile sona erdi. Sezonun ilk dört GP’sinde pistlerde Michael Schumacher fırtanası esti. Genç pilot Brezilya, Pasifik, San Marino ve Monako GP’lerinde Benetton Renault ile zafere ulaşarak sezona mükemmel bir başlangıç yaptı. Sezonun beşinci GP’si olan İspanya GP’sinde ise Williams Renault pilotu Damon Hill zafere ulaşarak şampiyon takımına sezonun ilk puanlarını kazandırdı. Kanada ve Fransa GP’lerinde ise birincilik kürsüsüne tekrar Schumacher çıktı. Sezonun sekizinci yarışı ise İngiltere’de yapıldı. Kendi evinde yarışan İngiliz Damon Hill seyircinin de desteğini alarak zafere ulaştı. Almanya GP’sinde ise Ferrari takımının yeni pilotu Gerhard Berger zaferini kutlarken, Macaristan GP’sinde Schumacher tekrar birincilik kürsüsüne çıktı. Belçika, İtalya ve Portekiz GP’lerinde ilk sırada Damon Hill vardı. Avrupa GP’sinde ise zafere Schumacher ulaştı. Michael Schumacher böylece sezonun sekizinci GP zaferine imza atarak herkese parmak ısırttı. Sezonun son iki GP’si olan Japonya ve Avustralya GP’lerinde ise zafere Damon Hill ulaştı. Hill başarılı bir sezon geçirmesine rağmen Schumacher’i yakalayamadı. Sezon sonunda Michael Schumacher pilotlar şampiyonu olurken, Williams Renault kazandığı yedi GP zaferiyle üçüncü kez şampiyon oldu.

    1995 sezonunda Arjantin’in yarış takvimine eklenmesiyle şampiyona takvimindeki yarış sayısı onyediye çıktı. Brezilya’da başlayan sezon, Arjantin, San Marino, İspanya, Monaco, Kanada, Fransa, İngiltere, Almanya, Macaristan, Belçika, İtalya, Portekiz, Avrupa, Pasifik, Japonya GP’lerinden sonra Avustralya’da sona erdi. Sezonun ilk GP’si olan Brezilya’da zafere 1994 sezonun şampiyonu Michael Schumacher ulaştı. Arjantin ve San Marino GP’lerinde ise Williams Renault pilotu Damon Hill zafere ulaştı. İspanya ve Monako GP’lerinde ise Schumacher zafere ulaştı. Kanada GP'sinde zafere Ferrari takımının yeni pilotu Jean Alesi ulaşırken, Fransa, İngiltere ve Almanya GP'lerinde Benetton Renault takımını üstünlüğü vardı. Fransa ve Almanya'da zafere Schumacher ulaşırken, İngiltere'de Johnny Herbert kariyerinin ilk GP zaferine imza attı. Sezonun onuncu GP'si olan Macaristan GP'sinde zafere Hill ulaşarak sezonun üçüncü GP zaferine imza attı. Belçika ve İtalya GP'lerinde ise yine Benetton takımının üstünlüğü vardı. Belçika'da zafere Schumacher ulaşırken, Herbert İtalya'da ikinci defa damalı bayrağı ilk gören pilot oldu. Portekiz GP'sinde ise Williams takımı pilotu David Coulthart kariyerinin ilk GP zaferine imza atarken. Avrupa, Pasifik ve Japonya GP'lerinde Schumacher fırtınası esti. Alman pilot üç GP'de de zafere ulaşarak ikinci dünya şampiyonluğuna çok yaklaştı. Sezonun son GP'si olan Avustral'ya da ise zafere Damon Hill ulaştı. Sezon sonunda Michael Schumacher kazandığı dokuz GP zaferiyle ikinci dünya şampiyonluğuna ulaşırken, takımı Benetton Renault'ta takımlar şampiyonu oldu.

    1996 sezonunda Pasifik GP'si şampiyona takviminden çıkarıldı. Avustralya'da başlayan sezon, Brezilya, Arjantin, Avrupa, San Marino, Monako, İspanya, Kanada, Fransa, İngiltere, Almanya, Macaristan, Belçika, İtalya, Portekiz GP'lerinden sonra Japonya'da sona erdi. Sezon öncesinde Michael Schumacher Ferrari takımı ile anlaşma imzalarken, David Coulthart Williams takımından ayrıldı ve Williams takımı da ayrılan Coulthart yerine Indy Car şampiyonu Jacques Villeneuve ile anlaştı. Sezonun ilk beş GP'sinde Williams fırtınası esti. Avustralya, Brezilya, Arjantin ve San Marino GP'lerinde zafere Damon Hill ulaşırken, Avrupa GP'sinde Jacques Villeneuve kariyerinin ilk Formula 1 zaferine imza attı. Monako GP'sinde ise süpriz bir birinci vardı. Yağmur sebebiyle birçok favori pilotun yarış dışı kalması kalmasıyla zafer kürsüsüne Ligier Mugen Honda pilotu Oliver Panis çıktı. İspanya'da ise Michael Schumacher yeni takımı ile ilk GP zaferine imza attı. Kanada, Fransa, İngiltere, Almanya ve Macaristan GP'lerinde ise yine Williams Renault üstünlüğü vardı. Kanada, Fransa ve Almanya GP'lerinde zafere Hill ulaşırken, İngiltere ve Macaristan GP'lerinde Formula 1 dünyasında ilk sezonu olmasına rağmen başarılı bir sezon geçiren Villeneuve ulaştı. Belçika ve İtalya GP'lerinde ise zafer kürsüsündeki pilot Schumacher oldu. Sezonun son iki GP'si olan Portekiz GP'sinde zafere Villeneuve ulaşarak ilk sezonunda dördüncü GP zaferine imza atarken, sezonun son GP'si olan Japonya'da zafere Hill ulaştı. Sezon sonunda Damon Hill sekiz GP zaferiyle ilk şampiyonluğuna ulaşırken, Williams Renault takımıda oniki GP zaferiyle takımlar şampiyonu oldu.

    1997 sezonunda Portekiz GP'si şampiyona takviminden çıkarılırken, Avusturya ve Lüxemburg GP'leri şampiyona takvimine eklendi. Avustralya'da başlayan sezon, Brezilya, Arjantin, San Marino, Monako, İspanya, Kanada, Fransa, İngiltere, Almanya, Macaristan, Belçika, İtalya, Avusturya, Lüxemburg, Japonya GP'lerinden sonra Japonya'da sona erdi. Sezonun ilk GP'si olan Avustralya'da David Coulthart zafere ulaştı. Brezilya, Arjantin ve San Marino GP'lerinde ise Williams takımının üstünlüğü vardı. Brezilya ve Arjantin GP'lerinde zafere Villeneuve ulaşırken, San Marino GP'sinde birincilik kürsüsüne kariyerinin ilk GP zaferine imza atan Heinz-Harald Frentzen çıktı. Monako GP'sinde damalı bayrağı ilk gören Ferrari pilotu Schumacher olurken, İspanya'da Villeneuve tekrar birincilik kürsüsüne çıktı. Kanada ve Fransa GP'lerinde ise zafere Schumacher ulaştı. Fakat İngiltere GP'sinde zafere ulaşan Villeneuve pes edeceğe benzemiyordu. Almanya GP'sinde Schumacher, Villeneuve ikilisinden hangisinin zafere ulaşacağını konuşulurken eski kurt Gerhard Berger Benetton Renault ile zafere ulaşıyordu. Macaristan GP'sinde Villeneuve damalı bayrağı ilk gören pilot olurken, Belçika GP'sinde birincilik kürsüsüne Schumacher çıkıyordu. Ferrari takımının evi olan İtalya'da ise zafere İskoç pilot David Coulthart ulaşırken, Avusturya ve Lüxemburg GP'lerinde zafere Villeneuve ulaştı. Sezonun sondan bir önceki GP'sinde birincilik kürsüsüne Schumacher çıkarken, sezonun son GP'si olan Avrupa GP'sinde Mika Hakkinen kariyerinin ilk GP zaferine imza attı. Sezon sonunda Villeneuve kariyerinin ilk dünya şampiyonluğunu kazanırken, Williams Renault takımıda takımlarda şampiyonluğu elde etti.

    1998 sezonunda Jerez'de yapılan Avrupa GP'si şampiyona takviminden çıkarılırken şampiyona takvimindeki GP sayısı onaltıya indi. Avustralya'da başlayan sezon, Brezilya, Arjantin, San Marino, İspanya, Monako, Kanada, Fransa, İngiltere, Avusturya, Almanya, Macaristan, Belçika, İtalya, Lüksemburg GP'lerinden sonra Japonya'da sona erdi. Sezonun ilk iki GP'si olan Avustralya ve Brezilya GP'lerinde zafere McLaren pilotu Mika Hakkinen ulaşarak sezona fırtına gibi başladı. Sezonun üçüncü GP'si Arjantin'de birincilik kürsüsüne Ferrari pilotu Michael Schumacher çıkarken, San Marino, İspanya ve Monako GP'lerinde ise yine McLaren pilotlarının üstünlüğü vardı. San Marino GP'sinde zafere David Coulthart ulaşırken, İspanya ve Monako'da birincilik kürsüsüne Mika Hakkinen çıktı. Altı GP'de kazanılan beş zafer McLaren takımının sezona çok iyi hazırlandığını gösteriyordu. Fakat fan’larının Schumi dediği Schumacher yeniden sahnedeki yerini aldı. Kanada, Fransa ve İngiltere GP'lerinde zafere ulaşan Alman pilot bu üç GP zaferiyle McLaren takımının hızını kesti. Fakat McLaren pilotu Hakkinen, Schumi’ye yanıt vermekte gecikmedi. Avusturya ve Almanya GP'lerinde ise zafere ulaşan ‘Buz Adam’ lakaplı Hakkinen, bu sezonun başrolünün kendisine ait olduğunu kanıtladı. Macaristan GP'sinde birincilik kürsüsüne Schumacher çıkarken, Belçika GP'sinde zafere süpriz bir isim Jordan pilotu Damon Hill ulaştı. Ferrari kendi evinde yapılan İtalya GP'sinde zaferi Schumacher ile yakalarken Alman pilot, sezondaki beşinci GP zaferine imza atıyordu. Sezonun son iki GP'si olan Lüksemburg ve Japonya GP'lerinde ise zafere yine Fin pilot Hakkinen ulaştı. Sezon sonunda Mika Hakkinen sekiz GP zaferi ile kariyerinin ilk şampiyonluğunu kazanırken, McLaren Mercedes takımı da dokuz GP zaferi ile takımlar şampiyonu oldu.

    1999 sezonunda Arjantin ve Lüksemburg yarış takviminden çıkarılırken, Malezya ve Avrupa GP'leri yarış takvimine eklendi. Avusturalya'da başlayan sezon, Brezilya, San Marino, Monako, İspanya, Kanada, Fransa, İngiltere, Avusturya, Almanya, Macaristan, Belçika, İtalya, Avrupa, Malezya GP'lerinden sonra Japonya'da sona erdi. Sezonun ilk GP olan Avustralya GP'sinde Ferrari pilotu Eddie Irvine kariyerinin ilk GP zaferine imza attı. Sezonun ikinci GP'si olan Brezilya'da birincilik kürsüsüne 1998 sezonunun şampiyon pilotu Mika Hakkinen ulaşırken, San Marino ve Monako GP'lerinde ise zafer Ferrari pilotu Michael Schumacher’in oldu. Böylece Ferrari takımı dört GP'den üçünde zafere ulaşarak sezona fırtına gibi başladı. İspanya ve Kanada'da Mika Hakkinen sezonun üçüncü GP zaferine imza atarken, Fransa GP'sinde Jordan pilotu Heinz Harald Frentzen 27 Nisan 1997 tarihinde yapılan San Marino GP'sinden sonra kariyerinin ikinci GP zaferine imza attı. Sezonun sekizinci GP’si olan İngiltere'de kaza yapan Schumacher bacağını iki yerden kırarken, Ferrari takımının tüm umutları da takımın ikinci pilotu Eddie Irvine bağlandı. Eddie İngiltere’de ikincinci olurken, İngiltere GP’sinde birincilik kürsüsüne David Coulthart çıktı. Irvine, Avusturya ve Almanya'da kendine güvenenleri hayal kırıklığına uğratmadı, ancak Macaristan GP'sinde Hakkinen, Belçika GP'sinde de Coulthart’ın zafere ulaşmasını engelleyemedi. İtalya GP'sinde başarılı bir sezon geçiren birçok otorite tarafından 1999 yılının en başarılı pilotu olarak gösterilen Frentzen zafere ulaşırken, Almanya'nın Nurburgring pistinde yapılan Avrupa GP'sinde ise Stewart Ford pilotu Johnny Herbert 1995 İngiltere GP'sinden sonra kariyerinin ikinci GP zaferini kazandı. Sezonun sondan bir önceki GP’si olan Malezya’da Schumacher tekrar pistlere dönerken Schumi’nin de desteğini alan Irvine zafere ulaşarak pilotlar şampiyonasında liderliğe yükseldi. Artık herşey sezonun son yarışı olan Japonya’da belli olacaktı. Sezonun son GP’sinde yarış için pole pozisyonu Schumcher kazanırken McLaren pilotları Hakkinen ikinci, Coulthart ise üçüncü sırayı aldı. Irvine ise ancak beşinci sırada yer alabildi. Start’ın verilmesiyle iyi bir çıkış yapan Hakkinen Schumi’nin önüne geçti ve liderliği yarış boyu elinde tutarak sezonun son yarışında birincilik kürsüsüne çıktı. Irvine ise ancak üçüncü olabildi. Sezon sonunda Hakkinen ikinci defa dünya şampiyonu olurken, Ferrari de takımlar şampiyonluğuna kavuştu.

  7. #7
    Profesyonel Yorumcu maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    Bursa Néws Agén©y
    Yaş
    35
    Mesajlar
    15,388
    Rep Puanı
    9086

    Standart Transmisyon

    Transmisyon
    Kendi bindiğiniz araç gibi, F1 araçlarında da bir debriyaj, bir şanzıman ve bir diferansiyel vardır ve bunlar 800 beygir gücünü arka tekerleklere aktarırlar. Normal bir araçta olduğu gibi aynı işleri yaparlarsa da, bir F1 aracındaki şanzıman sistemi son derece farklıdır.

    Debriyaj

    Motor, motor ile şanzıman arasına tespit edilmiş debriyaja direkt olarak bağlıdır. İki imalatçı AP Racing ile Sachs firmaları Karbon/Karbon F1 debriyajları imal ederler. Bunlar 500 dereceye kadar sıcaklıkları tolere edebilecek yapıdadırlar. Debriyaj elektro hidrolik olarak çalışır ve 1.5 kg gibi düşük bir ağırlıktadır. Bunlar motor devrini süratle alabilmek için çok plakalı olarak tasarlanmıştır. Hafif olmaları daha düşük atalete sahip olması ve vites değişiminin hızla yapılması anlamına gelir. İlk hareket dışında pilotlar debriyajı manuel olarak kullanmazlar. Vites değiştirirken, bir sonraki dişli oranına geçmek için sadece direksiyonun arkasındaki bir kola basarlar. Araçtaki bilgisayar otomatik olarak motorun bağlantısını keser, ve göz açıp kapayıncaya kadar vites değiştirir. Resimde AP Racing tarafından üretilen debriyaj tipleri görülmektedir. Sol taraftaki debriyajlar yol yarışları veya rali araçları için tasarlanmıştır. Sağdakiler ise F1 araçlarında kullanılmakta olup, çapları sadece 100 mm dir.

    Şanzıman

    F1 araçlarının şanzımanları normal araçlara göre yarı otomatik olmaları ve senkromeç olmaması açısından farklıdır. Dişliler sıralıdır yani, bir motorsiklet şanzımanı gibi çalışır. Dişliler etrafında vites değiştirme çatalı bulunan döner bir silindir vasıtasıyla değiştirilir. Senkromeç olmaması şu anlama gelir: Motor elektroniği vites değiştirmeden önce motor devrini, şanzıman içi dişlilerin hızı ile senkronize etmektedir.

    Her ekip kendi şanzımanını ya bağımsız olarak ya da X-trac gibi şirketlerle ortaklık yaparak geliştirmektedir. Kurallara göre araçların en az 4 en fazla 7 ileri vitesi ve bir geri vitesi olması gereklidir. Her ne kadar 7 vitesli araçlara doğru bir eğilim varsa da, bir çok araçta 6 ileri vites vardır. Eğer motorda dar bir güç bandı varsa yedi vites kullanılır. Şanzımanda daha fazla dişli oranı olması motorun bu ideal bantta kullanılmasını sağlar. Şanzıman motorun arka tarafına dört veya altı adet yüksek mukavemetli saplama ile bağlanır. Motor ile şanzıman aracın en fazla yük altında kalan kısımlarıdır. Arka tekerlek süspansiyonu direkt olarak şanzıman muhafazasına cıvatalanmıştır, ve aracın arka tarafının tüm yükünü çeker. Bunun sonucu, şanzıman son derece güçlü olmalıdır ve normal şartlar altında son derece mukavim magnezyumdan yapılır. 1998 yılında, Stewart ve Arrows karbon elyaftan yapılan bir şanzıman muhafazası ürettiler. Bu ağırlık dağılımına yardımcı oldu fakat süspansiyon kollarının yarattığı kuvvet ve ısı ile ilgili bir çok sorunun ortaya çıkmasına yol açtı. Minardi 2000 yılında şanzımanlarını titanyumdan imal eden ilk ekipti. Dökme magnezyuma göre ağırlıkta 5 kg azalma avantajı sağladı. Ferrari bunu takip etti ve 2001 araçlarında şanzımanda titanyum parçalar kullandı. CRP teknolojisi ile imal edilen 2000 Minardi şanzımanı yukarıda solda görülmektedir.

    Dişliler veya dişli oranları sadece tek bir yarışta kullanılır. Arızayı önlemek için hafta sonunda düzenli olarak yenilenirler. Çünkü bunlar çok büyük yük altındadırlar. Dişli oranları her değişik pist için aracın genel yapısının önemli bir parçasıdır. Ekipler son dişli oranlarını (şanzımanlarında kaç vites bulunduğuna bağlı olarak altıncı veya yedinci) ayarlarlar ve böylelikle aracın bir düzlük sonunda azami devre çıkmasını sağlarlar (yarış için, başka bir aracın takibinde iken devrin artmasına izin verecek limitten biraz daha azdır). Sonra, pist üzerinde virajlarda en iyi hızlanmayı sağlamak için ihtiyaç duyulacak en düşük dişli oranı ayarlanır ve sonra diğer dişliler seçilir. Netice olarak iki önceden saptanan dişli arasında bunlar eşit olarak dağıtılır.

    F1 araçlarında geri vites vardır ancak bunlar pratik kullanımdan çok yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi için tasarlanmıştır. Bir çok ekip şanzımanın dışına, şanzımanın ağırlığını azaltmaya yardımcı olmak için çok küçük ve hafif geri vites dişlisi takar çünkü geri vites çok nadir olarak kullanılır (Monaco'daki bir kaçış yolundan geri çıkmak hariç). Vites değişimi bir bilgisayar tarafından kontrol edilir ve 20-40 mili saniye sürer. Şanzıman, dişli oranlarının teknisyenler tarafından kolayca değiştirilmesine imkan sağlayacak şekilde yapılır, çünkü bu oranlar rüzgar istikametine bile bağlıdır. Pitlerde altı dişli oranının değiştirilmesi yaklaşık 40 dakika alır.

    Diferansiyel

    Bir virajda arka tekerleklerin farklı hızlarda dönmelerini sağlamak için, F1 araçlarında diğer motorlu araçların benzeri diferansiyeller kullanılır. Formula 1 araçlarında, normal arabalarda kullanılan açık diferansiyellere göre, virajlarda çekişi azamiye çıkarmada yardımcı olmak üzere, sınırlı kaymalı diferansiyeller kullanılır. Açık diferansiyel teorik olarak her zaman her iki çeker tekerleğe eşit tork iletir. Buna mukabil kaymalı diferansiyel çeker tekerlekler arasındaki tork ilişkisini devamlı değiştirmek üzere sürtünme kuvveti kullanır. Bir virajda farklı aşamalarda her iki çeker tekerlek üzerindeki torku sürekli değiştirmek için F1 de elektro hidrolik aygıtlar kullanılır. Bu tork ilişkisi aracın virajlarda yönetimi veya iç arka tekerleğin viraj sonrası ani hızlanma anında spin atmasını önlemek için değiştirilebilir. FIA bu aygıtların kullanılmasına, araç piste çıktığında özellikleri tespit edilmiş olmak kaydı ile izin verir. Bir Moog tipi valf, araç üzerindeki bilgisayara hangi özelliklerin girildiğine bağlı olarak aracın performansını azami seviyeye çıkarmak için pistte iki şaft arasındaki sürtünmeyi sürekli olarak değiştirir. Moog tipi valf yazılımın yapmasını söylediğine bağlı olarak açılır ve kapanır, ancak valf araç pitte iken önceden programlanan aynı özelliklere göre çalışmak zorundadır. Yani, örneğin 1993 lü yıllarda bir çok pilot için izin verildiği şekilde, pilot pist şartlarındaki değişiklik sonucu diferansiyel özelliklerini değiştiremez.
    [Ziyaretçiler üye olmadan, üyelerimiz ise konuya mesaj yazmadan linkleri görüntüleyemezler.Hemen ÜYE OL!]

  8. #8
    Profesyonel Yorumcu maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    Bursa Néws Agén©y
    Yaş
    35
    Mesajlar
    15,388
    Rep Puanı
    9086

    Standart Elektronik

    Elektronik Sistemler

    Genel Bakış

    Pistte yer alan 22 Formula 1 araçlarının her birisinin, kendi karmaşık elektronik sistemlerinin çoğunu idare edecek gelişmiş elektronik sistemlere ihtiyacı vardır. Her bir Formula 1 aracında aracın bir çok parçasını izleyen ve kontrol eden yaklaşık 100 değişik sensör ve tetikleyiciye bağlı bir kilometre kablosu vardır. Elektrik sorunu ile bir aracın yarışı terk etmediğini yarış çok azdır. Bu ise, bu teknolojinin modern F1 araçlarındaki önemli rolünü göstermektedir.

    Motor Yönetimi

    Modern F1 motorunun 800 beygir gücü önemli ölçüde bir motorun içindeki bir çok sistemi kontrol eden karmaşık elektronik kontrol ünitesinin (ECU) bir sonucudur ve bunun sonucu turların her noktasında azami gücü ile çalışabilmektedir. Pistin özelliklerine bağlı olarak motor değerleri pistten piste tamamen değişmektedir. Örneğin Monaco'da motor kontrol sistemi pedal hareketinin ilk yarısını son derece hassas diğer yarısını ise daha az hassas hale getirerek pilotun gaz üzerinde daha fazla kontrol sağlamasında yardımcı olur. Yani, pilot virajlı köşelerde gaz üzerinde daha büyük bir kontrole sahiptir, böylelikle tekerleklerin spin atmaması için köşelerde hızı sınırlamak çok daha kolaydır. Hockenheim gibi pistlerde, pilot yavaş yavaş tam gaza geçmek yerine, şikanlarda gaza tam yüklenmelidir. Gaz öyle ayarlanmış olacaktır ki, küçük bir hareket tam gaz hızlanma sağlayacaktır. Ayrıca pilot bir kasisten geçerken ve ayağı hafifte oynadığında gazın istenmeyen hareketlerini de kesmek mümkündür. Motor Kontrol Sistemi gazın ani hareketini önleyebilir ve hatta kasisli pistlerde bile sürekli tam gazda tutabilir. Motor ile gaz pedalı arasında direkt bağlantı olmadığı için bunun hepsi mümkündür. Gaz pedalının konumu bir tetikleyici ile algılanır ve sonra bu sinyal motor kontrol sistemine gönderilir ve orada motora iletilir. Bir Motor Elektronik Kontrol Sistemi, gazı daha fazla veya daha az hassas yapmanın çok ötesinde bir sistemdir. ECU, motordan azami torku almak için diğer özellikleri arasında emme itecek yüksekliğini ve yakıt enjeksiyonunu kontrol eder. Modern elektronik dünyasında, ECU, motorun tork çıkışını kontrol etmek için RPM dahil motorun bir çok parametresini izler. Yani, modern çağın F1 gaz pedalları, sadece yakıt girişini kontrol etmenin ötesinde bir tork sviçi olarak ta görev yapar. F1 motorları o kadar karmaşıktır ki, 15000 ile 18000 aralığındaki düşük güçlerde de çalışacak şekilde tasarlanmıştır. Motoru bu güç aralığında tutmak için motor parametrelerinin izlenmesi ve kontrolü son derece önemlidir. Bu çalışma aralığı torkun hemen hemen sabit olduğu alandır ve motorun alt sınırların altına gitmesi, motor tekrar çalışma alanı içinde devir alıncaya kadar torkta ani bir düşüş meydana getirir ve bu noktada tork aniden yükselerek belki de spin atmaya yol açar.

    Motor Kontrol Ünitesinin Diğer Rolleri

    ECU aynı zamanda kavramayı, elektronik diferansiyeli ve şanzımanı kontrol eder. Kavramaya pilot tarafından aracı harekete geçirmek için kumanda edilir, vites değiştirmede kumanda edilmez. Her ne kadar pilot gaza normal bir araç gibi basıyorsa da (elle kumanda etse bile), kavrama ile direkt bir bağlantısı yoktur. Tamamı elektroniktir. Pilot direksiyonun arka tarafındaki kolu hareket ettirdikçe, ECU debriyajı devreye sokar ve açar. ECU aynı zamanda araç spin attığı zaman motorun silkelememesi için debriyaja basar. FIA 2000 yılında bir spinden sonra motorun silkelememesi ve pist ortasında tehlikeli bir şekilde kalmaması için bir motor silkelemesini önleyici cihazı devreye sokmuştur.

    ECU aynı zamanda 100 mili saniyenin altında vites değiştirmeden sorumludur. Elektronik sistem pilotun vites büyütürken ayağını gaz pedalı üzerinde tam gaz tutmasına yardımcı olur ve vites küçültürken de yolda frenleme etkisi yapmayı önlemek için motor devrinin şanzıman devri ile uyuşması açısından gazı azaltır. ECU tarafından kontrol edilen son bölge diferansiyeldir. Modern F1 araçlarında virajlara giriş ve çıkışlarda arka tekerlekler arasındaki kayma miktarını izleyen ve kontrol eden elektronik diferansiyeller vardır. Genelde, virajların her aşamasında aracın arka tarafını kontrol altında tutabilmek için farklı sürüş stillerine göre ayarlanır.

    Veri Alma - Telemetri

    Aracın hızı, fren ve motor sıcaklığı, süspansiyon hareketleri, sürüş yüksekliği, pedal hareketleri ve g-kuvveti gibi tüm yönleri araç pistte iken pit'ten ölçülür ve kontrol edilir. Ekipler genellikle, sadece doğru ayarları bulmak ve araç sorunlarını çözmek için pilot ve mühendislere yardımcı olmak açısından her Grand Prix yarışına yaklaşık 30 kiloluk bilgisayar ekipmanı götürürler.

    Bir F1 aracında iki tip telemetri vardır: Birincisi bir mikro dalgalı sistem olup, aracın piti geçtiği her seferinde araç motorlarına mikro dalga gönderilir. Bu veri aktarma sistemi yaklaşık 4 megabyte bilgi içermekte olup, motora aracın durumu hakkında hayati bilgiler verir. Diğer bir 40 veya civarı megabyte ise araç pite döndüğünde araçtan yüklenir böylelikle aracın hiçbir parçası gözlenmeden kalmaz. Bu bilgiler, genellikle yan tarafa veya yakıt kapağının yanına konan bir sokete takılan bir diz üstü bilgisayar ile yüklenir. İkinci tip gerçek zamanlı sistem olup, daha az bilgi iletir. Ancak burada her şey gerçek zamanlıdır. Yani, araç pistteki konumu ve sabit sensör değerleri gibi bilgileri sürekli olarak gönderir. Telemetri pitlere aracın üstündeki küçük bir anten vasıtasıyla yollanır. Bu anten genelde pitlere en yakın yan kısımdadır. Bazı ekipler vericiyi pitlere en yakın olan kanatçığa takarlar. Araçlar pite döndüğünde vericinin yaydığı radyasyondan zarar görmemek için kanat aynasının üzerine küçük bir kutu konur.

    Telemetri bilgisi gerek yarış gerekse antrenmanlarda motorlar için hayati önem taşır. Garajın arka tarafından büyük devasa bilgisayarlar araçlar pistte iken gönderdikleri bilgiler işlerler. Ve bu karmaşık bilgilerden ekip üyeleri aracın doğru çalışıp çalışmadığını hemen söyleyebilirler. Örneğin bir yarış sırasında motor sıcaklığı ve hidrolik basınç gibi değerler, aracın önemi bir arızası olmadığını kontrol için her turda dikkatli bir şekilde incelenir. Eğer bu değerlerden herhangi birisi normal çalışma sınırlarının ötesine çıkarsa, mühendisler pilota bir arızayı önlemek için motor devrini azaltmasını veya daha sabit hızda aracını sürmesini söyleyebilir. Ekipler IT Ortakları (Hewlett Pckard, Compaq, TAG Electronics) tarafından temin edilen yazılımları kullanırlar. Bu yazılımlar toplanan bilgileri ekrana getirirler ve burada mühendisler tarafından bu bilgiler kolayca yorumlanır. McLaren ekibi diğer bir çok ekibe göre bir aşama daha ileri gitmiş ve ATLAS ismi ile kendi sistemini geliştirmiştir. Bunun anlamı Gelişmiş Telemetri Bağlantılı Bilgi Edinme Sistemidir. ATLAS sistemi pistin her kısmında gerçek zamanda araçların her birisini grafiksel olarak gösterir. Bir çok tanınmış ekibin ATLAS benzeri sistemleri olmasına rağmen, McLaren sisteminin F1 deki en gelişmiş sistemi olduğuna inanılmaktadır.
    [Ziyaretçiler üye olmadan, üyelerimiz ise konuya mesaj yazmadan linkleri görüntüleyemezler.Hemen ÜYE OL!]

  9. #9
    Profesyonel Yorumcu maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    Bursa Néws Agén©y
    Yaş
    35
    Mesajlar
    15,388
    Rep Puanı
    9086

    Standart Lastik

    Lastikler ve Jantlar




    Goodyear'ın 1998 yılında pistlerden çekilmesinin ardından bir kaç sezondur 22 aracın hepsi Bridgestone lastiklerini kullanıyordu. Ancak bu sene Michelin'in pistlere geri dönmesi ile yoğun bir rekabet yaşanmaya başladı. Hatta rekabet o kadar ileri gitmeye başladıkı bu sezon araçların süratlerinin tur başına ortalama 4-5 saniye daha hızlı olması bu iki firmanın arasındaki çekişmeye bağlandı.




    F1 lastikleri çok yüksek düzeydeki stres ve ısıya dayanıklı olmak zorundadır. Temas alanının normal ısısı yaklaşık 125 C'dir ve yüksek süratlerde lastikler 3000 rpm ile dönerler. Lastikler şişirilirken içlerine özel nitrojen açısından zengin ve nemi alınmış hava sıkılır. Bu sayede nerede şişirilirse şişirilirsin lastiklerin hava basıncı değişmez. Lastiklerin üretimi sırasında dört ana malzeme kullanılır; siyah karbon, polimerler, yağ ve katkı malzemesi. Bir yarış hafta sonunda takımlar iki lastik bileşeninden (Sert veya yumuşak) birini sıralama turları ve yarış için seçerler. Takımlar sıralama turları sırasında kullandıkları lastik bileşenini yarıştada kullanmak zorundadırlar. Yumuşak lastiklerin yol tutuşu daha iyi olmalarına rağmen sert lastiklerden daha kısa ömürlüdürler.

    Aşağıdaki resimde, bütün hafta sonu boyunca kullanılabilecek lastik tiplerini görüyorsunuz. Kuru zemin lastiklerinde, virajlardaki dönüş hızını azaltabilmek için yerle teması azaltan dört adet oluk bulunur. Islak zemin lastiklerinin kullanılabilmesi için yarış yetkililerinin resmi olarak yarışın yağışlı olduğunu açıklaması gerekli. Bu lastiklerin %75'inin yola değmesi gerekmektedir. Diğer %25 ise suyu akıtmak için oluşturulan oluklara ayrılmalıdır. Ara lastikler ise zeminde halen ıslaklaklığın bölge bölge devam ettiği değişken durumlarda kullanılır. Eğer ıslak lastikler kuru zeminde kullanılırlarsa lastik yüzeyi aşırı ısınarak tutunmayı azaltır.



    Lastikler zemin üzerindeki tek tutunma aracı oldukları için çok önemlidir. Her tekerlek yere bir yetişkinin avucu kadar alanda yere dokunur (bu alana temas yaması/alanı adı verilir) bu alanın tutunmasını en fazla düzeye çıkarabilmek içi süspansiyonlardanda yararlanılır. Araç süspansiyon ayarları, aracın virajı alırken, frenlermede ve kalkış anında temas yamasının tutunmasını arttıracak şekilde yapılırlar. Tekerleklerde değişik başka etkenlerinde olmasına rağmen en önemli tutunma faktörü süspansiyon ayarlarıdır.

    Lastiklerin hava basıncı araç performansını direkt olarak etkiliyen kritik bir faktördür. Lastiğin yanal hareketlerini etkilemenin dışında, lastik hava basıncı süspansiyonun hareketi ilede ilgilidir. Lastik yanakları geniş olduğu için yukarı aşağı hareketin yarıdan fazlası lastik yanaklarının sıkışması ile elde edilir, gerisi süspansiyon kolundaki yaylar ve bükülme kolları tarafından karşılanır.

    F1 lastikleri, günümüzdeki bütün diğer lastikler gibi radyal tasarımlıdır. Normal lastiklere göre bunların en önemli avantajı lastiklerin yanaklarının esnek olmasıdır. Böylece yerle temas eden yüzeyin devamlı tutunma halinde kalması sağlanır. Aşağıdaki resimde radyal bir lastiğin parçalarını görmektesiniz:




    Şu andaki F1 araçları, 1998 yılında yayınlanan kurallara göre dört oluklu olmak zorundadır. Bu kural güvenlik nedeniyle araçların viraj alma hızlarının düşürülmesi için konulmuştu.

    Jantlar



    F1 jantları genelde hafifliği ve dayanıklılığından dolayı ileri derecede işlenmiş magnezyum alaşımlardan yapılır. Mümkün olduğu kadar sert olabilmesi içinde makinelerde tek parça halinde dökülürler. Jantlar süspansiyon kollarının ucuna tek bir kilitli somun ile monte edilirler. Bu kilit pit stop sırasında tek bir hareketle açılarak yeni tekerlek yerine takılır ve yine tek bir hareketle kilitlenir.

    Takımlar jantlarını OZ Racing, Enkei ve Fondmetal gibi şirketlerden satın alırlar. Pistte ise takımlar jantları lastik tedarikçilerinin kamyonlarına götürürler. Burada üstlerine istedikleri lastikler geçirilen jantlar takımlara geri verilir.

    Tekerlek Bağlantıları

    1998 yılından beri F1 araçlarında tekerlekler şasiye bağlanmaya başlandı. Bu kural kaza anında tekerleklerin fırlayarak etrafta tehlikeli bir şekilde dolaşmalarını önlemek için koyulmuştu. Maalesef, bu kurala rağmen zaman zaman kaza anında tekerlekler yerlerinden çıkarak ölümlere sebep olmaktadır (2000 İtalya GP'sinde saha görevlisine olduğu gibi). Bu sene FIA tekerleklerin ikinci bir kablo ile daha bağlanması kuralını getirdi, ancak yinede sezon açılış yarışında bir görevli Jacgues Villenevue'ün tekerleğinin fırlaması sonucu hayatını kaybetti.



    Tekerlek bağlantı kabloları sadece iki şirket tarafınfan yapılmaktadır. Bağlantılar yüksek performanslı denizcilik iplerinden her araç için ayrı ayrı yapılır. Bu ipler genelde Zylon olarakda adlandırılan ve özel bir polimer olan polybenzoaoxide (PBO)'dir. Zylon malzemesi karbon gibi çok yüksek bir dayanıklıklık ve sertlik özellikleri gösterir (yaklaşık 280GPa). Zylon'un tek dezavantajı ışıktan korunması gerektiğidir, bu yüzden malzeme shrinklenerek koruma altına alınır. Bağlama ipleri yaklaşık 5000 kiloluk bir yüke dayanabilecek kapasitedir. Ancak kaza sırasında kırılan süspansiyon parçalarının ipi burması halinde kolayca kopabilirler. Takımlar genelde bu bağlantıları 2-3 yarışta bir değiştirirler.

  10. #10
    Profesyonel Yorumcu maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe Seviye 35 maytepe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2005
    Bulunduğu yer
    Bursa Néws Agén©y
    Yaş
    35
    Mesajlar
    15,388
    Rep Puanı
    9086

    Standart Fren

    Fren

    320 km/h süratten 80 km/h sürate 3 saniyede indirir. Arabanın yavaşlaması sırasında, sert frenlemelerde 4 g'ye kadar bir güç üretilir.



    F1 araçlarında da yol arabaları gibi disk frenler kullanılır, ancak bunlar 750° C'de çalışmaya göre tasarlanmışlardır ve her yarıştan sonra değiştirilirler. Sürücüler, sert fren yaptıklarında araçlarının düzgün bir çizgide yalpalama yapmadan durmasını isterler. Bunu sağlamak içinde direksiyon üzerinde bulunan bir düğme yardımıyla aracın ön ve arka fren baskı dengelerini ayarlarlar. Fren güçleri genelde %60 ön, %40 arka frenler olarak ayarlanır. Bunun sebebi sürücü frene asıldığı zaman araç ağırlığının öne yığılması ve arka kısmın hafiflemesidir. Eğer fren baskı güçleri 50/50 ayarlansaydı arka taraf daha hafif olacağı için tekerlekler kilitlenecekti. Aşağıdaki fotoğraflardan soldaki Ferrari F1-2002 önfrenini, ortadaki ise 1998 McLaren MP4/13'ün arka frenini göstermektedir:



    Sıralama turları için fren disklerinin ömrü önemli olmadığı için daha ince diskler kullanılır, böylece aracın hareketsiz ağırlığı azaltılır. Yarış diskleri genelde 28mm (maksimum müsaade edilen) kalınlığında olmasına karşın sıralama turlarında kullanılanlar 21 mm kalınlığındadır. Ferrari ince disklere ilaveten sıralama turlarında ayrıca hafif kaliprelerde kullanıyor. Takımlar sıralama turları sırasında aerodinamik avantaj elde etmek için ön frenlerde diskleri soğutmak için kullanılan kanalları ya çok küçük tutarlar yada hiç kullanmazlar.

    Fren pedalına basıldığında fren hidroliği pistonların içine aktarılır, pistonlarda balataları iterek diski sıkıştırır ve tekerleğin yavaşlamasını sağlar. Diskler çoğunlukla deliklidir, bu sayede içlerine giren hava akımı ısı seviyesini düşük tutar.

    Sağ taraftaki resimde Ferrari F1-2000'deki iki fren ana silindirleri görülmekte. Bunlar ancak aracın burnu söküldüğünde ortaya çıkarlar. Bu silindirlerde ön ve arka frenler için gerekli olan sıvı (hidrolik) bulunur. Ön ve arka frenler ayrı ayrı bağlanmıştır. Bu sayede sistemlerden birinde arıza olursa pistte durabilmek için ön veya arka frenlerden birisi devrede kalır.



    Fren Üretimi

    Bu frenler yüksek teknoloji ürünü karbon malzemelerden yapıldıkları için çok pahalıdır ve tek bir diskin üretilmesi yaklaşık beş ay sürer. Diski yapmanın ilk adımı beyaz polyacrylo nitrile (PAN) fiberlerini tamamen kararana kadar ısıtmakla başlar. Bu işlem malzemeyi ö-oksidasyona uğratır. Daha sonra şekil verilerek kesilir ve karbonize edilerek saf karbon fiber elde edilir. Daha sonra iki yoğunluk azaltıcı ısıl işlem yaklaşık 1000 derecede gerçekleştirilir. Bu işlem yüzlerce saat sürer ve bu sürede malzemenin içinde bulunduğu fırına hidrokarbon zengini gazlar enjekte edilir. Buda malzeme katmanlarının birbirlerine geçerek sert bir materyal oluşturmasını sağlar. İşlemleri biten diske ise daha sonra son şekli verilip araca takılacak hale getirilir.

    F1 araçlarında kullanılan frenleri yapan iki ana şirket vardır, AP Racing ve Brembo (Brembo AP Racing'i satın aldığı için aslında tek şirket de denilebilir). Karbon diskler ve balatalar çelikten daha fazla aşındırıcıdır ve ısıyıda daha rahat dağıtırlar. Çelik frenler CART yarışlarında kullanılıyor ve ısı transferi ve yüksek ısı altında şekil değiştirmeleri yüzünden F1'de tercih edilmiyorlar. Aynı zamanda metal fren diskleri yaklaşık 3 kg gelirken, tipik bir karbon fren sistemi 1.4 kg ağırlığındadır. Ancak metal frenler karbonlara göre sürücü tarafından daha fazla hissedilir. Balataların ve disklerin performansı ısılarına çok bağlıdır. Frenlerin normal çalışma ısıları 400-800 derece arasındadır. Bu ısıyı araçlar virajı alırken jantın içinden kıpkırmızı olan disk sayesinde görebilirsiniz.
    [Ziyaretçiler üye olmadan, üyelerimiz ise konuya mesaj yazmadan linkleri görüntüleyemezler.Hemen ÜYE OL!]

+ Konuyu Cevapla

Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

     

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
kıbrıs
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.1