+ Konuyu Cevapla
Gösterilen Sonuçlar 1 sonuçtan 2 ile 2 arası

Konu: fizyonomi..

  1. #1
    benimseçimim ...ArMoNi... Seviye 32 ...ArMoNi... Seviye 32 ...ArMoNi... Seviye 32 ...ArMoNi... Seviye 32 ...ArMoNi... Seviye 32 ...ArMoNi... Seviye 32 ...ArMoNi... Seviye 32 ...ArMoNi... Seviye 32 ...ArMoNi... Seviye 32 ...ArMoNi... Seviye 32 ...ArMoNi... Seviye 32 ...ArMoNi...'nın Avatarı
    Giriş Tarihi
    May 2007
    Yaş
    24
    Mesajlar
    6,653
    Rep Gücü
    7168

    fizyonomi..


    Fizyonomi = Yüz Okuma
    Yüz okuma, çok sayıda deneylerin yapılması sonucu elde edilen istatistiklere dayanarak insanın yüz yapısı ve karakter özellikleri arasındaki ilişkiyi tespit etmektir.

    Gözlerimizin rengi, bakışlarımızın buğusu, saçlarımızın dalgalı ya da düz oluşu, dudaklarımızın inceliği, çenemizin uzunluğu ve yüzümüze ait diğer tüm organların biçimi, kişiliğimize dair önemli ipuçları veriyor. Yüz okuma sanatını bilenler, karşılarında duran insanın karakterine, hastalıklarına dair tüm bilgileri yüzünden alabiliyorlar.
    Alnınız aşırı enliyse, siz kibirli ve övünmeyi seven biri olabilirsiniz, küçük ve yuvarlak bir alnınız varsa, durum daha da fena; çünkü siz yalancı, kibirli ve yüzeysel düşünen birisiniz. Gözlerinizin rengi koyu kahve veya koyu maviyse güvenilir, ciddi, koyu gri ise cimrisiniz. Göz kapaklarınız aşırı büyükse ciddiyetsiz, düşünmeden hareket eden birisiniz, alt göz kapaklarınız sarkıksa alkole meyliniz var demektir. Bu örnekler istenildiği kadar uzatılabilir, çünkü yüzdeki tüm organların değişik biçimlerine ait karakter tahlilleri mevcut.

    “Bu belirleme ancak yüzü oluşturan tüm organların özelliklerinin tek tek incelenmesiyle mümkün olabilir. Hatta bununla da sınırlı kalmayıp karşınızdaki insanın doğup, büyüdüğü coğrafyayı, yaşadığı iklimi de göz önünde bulunduracak kadar geniş çaplı zihinsel bir donanım gerekir. Günümüzde önemli bir bilim dalı haline gelmeye başlayan fizyonomi, gizli servislerden büyük şirketlere kadar pek çok alanda kullanılmaya başlandı.”

    Günümüzdeyse fizyonomi birçok ülkede; insan kaynakları, genel yönetim ve iletişim becerilerini geliştirmede, satış tekniklerini ilerletmede, personel alımında ve mülakatlar gerçekleştirmede başarı oranını artırmak için kullanılmaktadır. Ayrıca, günümüzde en son gelişmelerden biri olarak hastalara teşhis koymada fizyonominin de uygulandığını görmekteyiz.

    Fizyonomi (Fizyognomi) terimi, Yunanca physis -doğa ve gnomon- yorum kelimelerinin birleşimidir. Giovanni Battista Della Porta (1535-1615) ya göre gnomon, aynı zamanda yasa, kural anlamına gelmektedir; yani, fizyonomi "doğa yasası" demektir. Della Porta ya göre, doğanın belli kurallarına uyarak "belli vücut biçimlerine göre belli ruh hallerini" öğrenebiliriz.

    Çok eski dönemlerden başlayarak, bilginler insanın yüz yapısı ile karakteri arasında bir ilişki kurmağa çalışmışlardı. Bu yöntemin temelinde insanın beden yapısı ve psikolojisi arasında doğal bir bağlantının olduğu inancı yatmaktaydı. Bilimsel temelden yoksun olmasına rağmen fizyonomi, karakter özelliklerinin tipolojisi için önayak olmuştur.

    Gelişimi

    Fizyonomi, sistemli bir şekilde ilk kez Çin de gelişmiştir. Çinliler, insanların yüz biçimlerine göre insanların karakter özelliklerini okuma yöntemini kullanmış, ayrıca başarı düzeylerini belirleme yöntemini kullanmışlardı. Sonraki dönemlerde değişik uygarlık merkezlerinde fizyonomiye ilişkin bilgiler sistemleştirilip geliştirilirken, belli özelliklere sahip değişik ekoller ve sistemler ortaya çıkmıştır.

    Eski Çin yüz okuma uzmanlarına göre, yüzü oluşturan unsurlardan beşi çok önemlidir. Bunlar kaşlar, gözler, ağız, burun ve kulaklardır. Eski metinlerde onlar beş önemli organ olarak geçmektedir. Bu organlardan birisinin bile dengeli bir biçimde olması en az 10 yıl mutlu yaşam demektir. Tüm organların aynı şekilde dengeli biçimde olması bu mutluluğu orantılı şekilde arttırıyor. Bu organların incelenmesinden sonra sırada alın, elmacık kemikleri, şakaklar, çene ve kırışıklar gelmekte, en sonunda ise derinin rengi, ayrıca, gözlerin parlaklığı, biçimi, göz küresi ve göz kapaklan inceleniyor.

    Çin fizyonomi uzmanlarına göre, onların sistemi insanların uzun ömürlü olmaları konusundaki gerçekleri bulacaktır. Çin sistemine göre, insan yüzünde belli konumlar ve çizgiler mevcuttur. Bunların her biri belli bir yaşı belirlemektedir. Onlar, bir dizi "uzun ömürlülük belirtileri"ni de tespit etmişler. Çinlilerin fizyonomi sistemi bugün de incelenmekte ve geliştirilmektedir.

    Aristo nun Fizyonomiye İlişkin Görüşleri

    Fizyonomi ile ilgili bilgilere Hipokrat, Aristo ve Pluto gibi eski Yunan düşünürlerinin eserlerinde rastlanmıştır. Aristo, fizyonomiyi kişilerin ruh halini öğrenmek için kullanırken, Hipokrat bu usulle hastalara teşhis koymuştur. Onun ölmüş insanın yüz şeklini tasvir edişi bugün de doktorlar tarafından "Hipokrat maskesi" olarak kullanılmaktadır.

    Aristo nun "De Natura Animalium" (1. Kitap) isimli çalışmasında beden ve yüz yapısı ile insanın karakter özellikleri arasında bağlantı kurulmaktadır.

    Aristo ya göre, insanın beden ve yüz yapısının belli bir hayvana benzemesi, onun karakter özelliklerini ortaya koymaktadır. Aristo insanın yüz yapısı, gözleri, alnı, kafa yapısı, derisinin rengi, saçının rengi,gözünün rengi, bedenin tüy örtüsü, sesinin tonu, yürüyüşü, beden hareketleri, bakışları, boyu ile ilgili karakter özelliklerini hayvanlardaki benzer özelliklerle kıyaslamaktadır.

    Aristo, daha sonra devamcıları Polemon (M.Ö. II yy.) ve At-hamanti (M.Ö. IV yy.) fizyonomi yöntemiyle kendi dönemlerinde yaşamış bir çok şahısın karakter özelliklerine ilişkin yazılar yazmışlardır. Aristo nun yöntemi uzun müddet kendinden sonraki bilginler için bir kaynak olmuştur.

    15. ve 16. yüzyıllardan itibaren fizyonomi kişilerin karakter özelliklerinin belirlenmesinde sıkı bir şekilde kullanılmıştır. Fizyonomi; doktorlar, din görevlileri, filozof ve hakimlerin başvurdukları bir yöntem olmuş ve büyük toplumsal ilgi görmüştür.

    17 yüzyılda engizisyon mahkemeleri yüz ve beden yapısına göre "gerçekliği" tespit ediyorlardı. Buna göre de, fizyonomi; kehanet, falcılık, astroloji vs. ile sıkı bir şekilde kullanılıyordu. Fizyonomi alanında Avrupa da bu konudaki önemli gelişme Johann Caspar Lavater in çalışmaları sonucu gerçekleşmiştir. Lavater in ve ondan sonra Franz Jozef Gall ın söz konusu incelemeleri Avrupa da bu konu üzerine büyük tartışmalara yol açmıştır.

    Johann Caspar Lavater (1741-1801)

    Fizyonomi alanındaki önemli gelişmenin temeli 15 Ekim 1741 de Zürih te doğmuş İsviçreli ilahiyatçı, fizyonomist ve yazar Johann Caspar Lavater (17411801) tarafından atılmıştır.

    Lavater 1769 dan yaşamının sonuna dek din görevlisi olarak çalışmıştır. 1775 yılında Leypsig de "İnsan Doğasının Tanımlanmasına Yardımcı Olacak Fizyonomik Fragmanlar" (Physiognomische Fragmente zur Beförderung derMenschen-kenntnis und Menschenliebe, 1775-1778) eseri o dönemde eşsiz bir yankı uyandırmıştır. Johann Caspar Lavater e göre yüzün her bir öğesi; göz, alın, burun, kulak, ağız, çene vs. ayrı ayrı ve birbirine olan ilişkileri içinde psikolojik anlam taşır, kişilik özelliklerini gösterir. Lavater in bu çalışmasının bilimselliği üzerinde tartışmalar olmuşsa da, söz konusu eser konuyu daha da popülerkılmıştır.

    Lavater, Zürih in Fransızlar tarafından alınması zamanı yaralanmış, 2 Ocak 1801 yılında ölmüştür.
    Mademki benli hayat sana kafes kadar dar
    Uzaklaş ellerimden uçabildiğin kadar
    Hadi git benden sana dilediğince izin
    Öyle bir uzaklaş ki karda kalmasın izin
    ..
    Sanırlar ki sen beni biricik yar saymıştın
    Oysa ki hep yedekte hep elde var saymıştın
    Hadi git ne bir adres ne bir hatıra bırak
    Zannetme ki pişmanlık mutluluk kadar ırak
    ..
    Ne vedaya gerek var ne de mektuba hacet
    Git de Allah aşkına bir selama muhtac et
    Güllere de aşk olsun gene sen kokacaksan
    Fallara da aşk olsun gene sen çıkacaksan
    ..
    Kopsun nerden inceyse artık bu bağ bu düğüm
    Her gece daha berbat daha vahim gördüğüm
    Korkulu düşlerimi yorumdan kaçıyorum
    Sırf sana üzülüyor sırf sana acıyorum

    Git iş işten geçmeden git
    çok geç olmadan vakit
    Günahıma girmeden
    Katilim olmadan git

  2. #2
    Moderator szerA Seviye 28 szerA Seviye 28 szerA Seviye 28 szerA Seviye 28 szerA Seviye 28 szerA Seviye 28 szerA Seviye 28 szerA Seviye 28 szerA Seviye 28 szerA Seviye 28 szerA Seviye 28 szerA'nın Avatarı
    Giriş Tarihi
    Sep 2006
    Nerden
    Antalya - İzmir
    Yaş
    19
    Mesajlar
    3,569
    Rep Gücü
    4299

    Ne olduğunu tam olarak bilmiyordum.Öğrenmiş oldum

    Teşekkürler..

+ Konuyu Cevapla

Thread Information

Users Browsing this Thread

There are currently 1 users browsing this thread. (0 members and 1 guests)

     

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
kıbrıs
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC1 PL1