+ Konuyu Cevapla
Gösterilen Sonuçlar 1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Konu: Bağımsız Türk Devletleri | Arşiv

  1. #1
    Bilgili Yorumcu r e b e l s Seviye 19 r e b e l s Seviye 19 r e b e l s Seviye 19 r e b e l s Seviye 19 r e b e l s Seviye 19 r e b e l s Seviye 19 r e b e l s Seviye 19 r e b e l s Seviye 19 r e b e l s Seviye 19 r e b e l s Seviye 19 r e b e l s Seviye 19 r e b e l s'nın Avatarı
    Giriş Tarihi
    Jun 2008
    Nerden
    çıktı şimdi
    Mesajlar
    1,805
    Rep Gücü
    1440

    Bağımsız Türk Devletleri | Arşiv


    AZERBAYCAN CUMHURİYETİ [Sadece üyelerimiz linkleri görebilir ]

    TARİHÇE
    Azerbaycan Türkleri 1918-1920′de Kafkasya kurultayını toplamış ve 28 Mayıs 1918′de milli Azerbaycan devletini kurmuşlardır. 1920′de ise Kafkasya ötesi Sosyalist Sovyet Cumhuriyetlerine katılmak zorunda kalmışlardır. 20 Ocak 1990′da bağımsızlık yanlısı Azerbaycan Türkleri’ne Rus Ordusu tarafından saldırılmış, yüzlerce Azerbaycan genci Rus tanklarının altında ezilerek hayatlarını kaybetmişlerdir. Bu olay her yıl düzenlenen törenlerle anılmaktadır. Azerbaycan, 30 Ağustos 1991 tarihinde bağımsızlığını ilân etmiştir. Azeriler Kafkasya bölgesinin en büyük Türk topluluğunu oluşturmaktadırlar. Aynı zamanda Kafkasya’daki Türk halklarının kültür seviyesi en yüksek Türk toplumudur. Kafkaslarda milli uyanışın merkezi Azerbaycan ve özellikle Bakü kentidir.

    DEMOGRAFİK DURUMU NÜFUSUN ETNİK YAPISI
    Grup Nüfus içindeki yüzdesi
    Azeri Türkleri, : 90
    Ruslar : 2.5
    Ermeniler : 2
    Lezgiler : 1
    Avar Türkleri : 0.3
    Yahudiler : 0.2
    Tatar Türkleri : 0.2
    Ukraynalılar : 0.3
    Gürcüler : 0.2
    Diğer . . . . . . . . : 3.3

    Yaş grubu Toplam nüfustaki payı
    0-14 : %32
    15-64 : %61
    65- : % 7

    Ocak 1990 olaylarından sonra ülkede bulunan Ruslar ve Ermenilerin dışarıya göçleri yoğunlaşmıştır. Bunun sonucu olarak toplam nüfus içinde Türklerin oranının %90′ı aştığı tahmin edilmektedir. Diğer Türk grupları da dikkate alındığında Azerbaycan’ın Türk kimliği daha da güçlenmektedir. Toplam nüfusun %62.1′i 30 yaşın altındadır. Nüfusun önemli bir bölümünün genç olması Azerbaycan’a sosyal dinamizm kazandırmaktadır.

    SİYASİ VE SOSYAL YAPI
    Azerbaycan’da kendilerini parti olarak adlandıran fakat hukuken böyle bir kimliği olmayan çeşitli partiler mevcuttur. Başlıca siyasî oluşumların en büyükleri şunlardır:
    1- Yeni Azerbaycan Partisi (Başkan - Haydar Aliyev)
    2- Azerbaycan Halk Hareketi (Başkan - Ebulfeyz Elçibey)
    3- Azerbaycan Milli İstiklal Partisi (Başkan - Etibar Memmedov)
    4- Milli Musavat Partisi (Başkan - İsa Kamber)
    5- Azerbaycan Demokratik Halk Cephesi (Başkan - Rafig Turabhanlı)
    6- Azerbaycan Demokrasi Partisi (Başkan - Vagit Kerimov)
    7- Azerbaycan Komünist Partisi (Başkan - Feridun Hasanov)
    8- Azerbaycan Sosyal Demokrat Parti (Başkan - Zerdüşt Alizade)
    9- Azerbaycan Liberal Parti (Başkan - Lala Hacıyeva)
    10- Birlik Partisi (Başkan - Leyla Yunusov)
    11- Azerbaycan Demokrat Parti (Başkan - İlyas İsmailov)
    12- Sivil Dayanışma Partisi (Başkan - Sabir Rüstemhanlı)
    13- Anavatan Partisi (Başkan - Fazail Agamalı)

    EKONOMİK DURUM
    Azerbaycan’da diğer BDT cumhuriyetlerinden farklı olarak bağımsızlığın birinci yılı olan 1991 yılında önemli üretim düşüşleri yaşanmamıştır. Ancak, Ocak 1992′de Ocak 1991 düzeyine göre % 20 üretim düşüşü gözlenmiştir. Azerbaycan Hükümeti tarafından, Ocak 1992′de üretici fiyatlarının % 90′ı ve tüketici fiyatlarının % 80′i serbest bırakılırken, petrol, gaz, elektrik, kamu taşımacılığı, haberleşme hizmetleri ve temel tüketim mallarını da içeren 14 grup mal ve hizmetin fiyatları kontrol altında tutulmaya devam edilmiştir.


    PETROL VE DOĞALGAZ
    Azerbaycan, BDT ülkeleri arasında en büyük üçüncü petrol üreticisidir. Petrol ve gaz üretimi ekonominin belkemiğini oluşturmaktadır.
    Azerbaycan’ın petrol rezervlerinin yaklaşık 10 milyon varil, doğal gaz rezervlerinin ise, yaklaşık 170 milyar metreküp olduğu tahmin edilmektedir. Petrol rezervlerinin Körfez ülkelerine kıyasla az olmasına rağmen, Azerbaycan, dünya petrol piyasasına günde 1-1,5 milyon varil sürebilecek, dolayısıyla, dünya petrol arz ve fiyatlarını etkileyebilecek kapasi-teye sahiptir. Ülke topraklarının %60′ında petrol bulunduğu tahmin edilmektedir.
    Hazar Denizi’nin yasal statüsü üzerinde Rusya ile süren anlaşmazlıklar Azerbaycan petrol sektörünün gelişiminin önündeki en büyük engel olarak görülmektedir.
    Hazar Denizi’ne kıyısı olan İran ve Türkmenistan Rusya’yı desteklemektedir
    . Türkiye tarafından gerçekleştirilen proje çalışmasında, inşa edilecek bir boru hattı ile Azerbaycan’dan 25 milyon ton ham petrolün Ceyhan Terminali’ne taşınması esas alınmıştır.

    TARIM VE HAYVANCILIK
    Azerbaycan’da tarım sektörü SSCB’de mevcut olan genel yapıya benzer şekilde kurulmuştur. Tarım “kolhoz” ve “sovkhoz” adı verilen işletmeler vasıtasıyla yapılmaktadır ve toprak mülkiyetinin tamamı devlete aittir. Azerbaycan’da bugün tarım sektörünün alt ve kurumsal yapısı tanzim edilmektedir. Buna rağmen hangi mülkiyet şeklinin yaratılmak istenildiği hâlâ açıklığa kavuşmamıştır. Ayrıca toprak sahipliği ve bu topraklarda üretilen mahsullerin mülkiyeti problem haline getirilmiştir. Bu sorunu halletmek için çıkartılmak istenilen “Toprak Islahatı Hakkında Mecelle” ile devletin mülkiyetinde bulunan topraklar devlet, belediye, özel mülkiyet olmak üzere 3 kısma ayrılmakta ve ülke topraklarının % 40′ının, ekili alanların ise % 85′inin özel mülkiyete tahsis edileceği ileri sürülmektedir.


    BANKACILIK VE SİGORTACILIK
    Azerbaycan’da 7 Ağustos 1992′de Merkez Bankası Hakkında Kanun ile Bankalar ve Bankaların Faaliyetleri Hakkında Kanun arka arkaya yürürlüğe girmiştir. Azerbaycan’ın finans kesimi Azerbaycan Milli Bankası (Merkez Bankası) ve 4 ihtisas bankası; Azerbaycan Uluslararası Bankası (Beynelhalk Bank), Agroindustrial Bank (Ziraat Bankası), Sanayi İnvestisyon Bank (Sanayi ve Yatırım Bankası), Emanet Bank (Tasarruf Bankası) ile çok sayıda ticari ve kooperatif bankadan oluşmaktadır. Azerbaycan Bankacılık Kanunu modern anlamdaki tüm bankacılık işlemlerini kapsamına almaktadır. Ancak, Azerbaycan ekonomisinin tam anlamıyla serbest pazar sistemine geçememesi ve banka sisteminin de modern anlamıyla yerleşmemiş olması sebebiyle, hedeflenen gelişme gerçekleştirilememektedir.
    Azerbaycan’da biri reasürans olmak üzere 61 sigorta şirketi bulunmaktadır. “Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Sigorta Hakkında Kanunu” 5 Ocak 1993 tarihlidir. Azerbaycan’daki sigorta şirketlerini “Devlet Sigorta Murakabe Kurulu” denetlemektedir. Azerbaycan’da gelişmekte olan sigorta pazarı uluslararası sigorta sisteminde uzman kadroların bulunmaması sebebiyle çeşitli zorluklar yaşanmaktadır.

    TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER
    Azerbaycan Cumhuriyeti, kardeş ve dost Türkiye Cumhuriyeti’yle ekonomik, sosyal, kültürel ve diğer alanlarda iyi ilişkiler içindedir ve önemli anlaşmalar yapılmıştır.
    Azerbaycan, Türk işadamları tarafından gerek yatırım ve gerekse ticari faaliyet bakımından tercih edilen bir ülkedir. Bu itibarla 1992 yılından itibaren bir çok Türk Şirketi Azerbaycan’da müşterek müessese kurmuşlar, şube veya temsilcilik açmışlardır.
    Petrol sanayiinde 3, telekomünikasyonda 3, inşaat sektöründe 18, bankacılık alanında 3, taşımacılıkta 10, yayın ve matbaacılık konusunda 5 ve imalat sektöründe ise 70′e yakın Türk firması bulunmaktadır. Ayrıca, hizmet ve ticaret sektöründe faaliyet gösteren 100′ün üzerinde Türk şirketi vardır. Yapılan araştırmalara göre, Türk şirketlerinin Azerbaycan’daki toplam sermaye ve yatırımlarının 500 milyon ABD Doları seviyesine ulaştığı tahmin edilmektedir.



    Kazakistan Cumhuriyeti [Sadece üyelerimiz linkleri görebilir ]


    COĞRAFİ KONUMU
    Kuzeyde ve Batıda Rusya Federasyonu, Doğuda Çin Halk Cumhuriyeti (Doğu Türkistan), Güneyde Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan ile çevrilidir. 45°-87° doğu boylamları ile 41°-57° kuzey enlemleri arasında yer almaktadır. Kazakistan geniş bozkırlarla kaplı olup geriye kalan tüm arazinin yarısı çöldür. Kazakistan dışında Doğu Türkistan’da 650.000, Moğolistan Halk Cumhuriyeti’nde 40.000, Afganistan’da 3.000 Kazak nüfusun yaşadığı bilinmektedir.

    TARİHÇE
    Geleneksel olarak göçebe olan Kazakların tarih sahnesinde etkili olmaları iÖzbek Hanları devrine rastlar. Bu dönemde Kasım Han, bütün Kazakları kendi egemenliği altında topladı (1520) 17. yüzyılda ise Tevka Han, Kazak Türklerini yasal kurallara bağladı.. Ancak 17. ve 18. yüzyıllarda Ruslar Türkistan’ı işgal ettiler. Bu işgale en büyük tepki Kazaklardan geldi. 1783′te Sırım Batur önderliğinde Kazaklar bir ayaklanma başlatmış iseler de, Çarlık Rusyasının boyunduruğundan kurtulamamışlardır. Kazak önderler 1906 da halkta ulusal bilincin uyanmasını sağladılar. 1916′da harekete geçen Kazaklar, 1917 de Umumi Kazak Kongresini toplayarak Orenburg’u başkent ilan ettiler. 1924 de otonom olarak başkentlerini Ak-Mescit’e taşıdılar.1936′da ise Sovyetlerin bir üyesi statüsüne girdiler. Kazakistan 1990′da egemenliğini, 1991 tarihinde ise bağımsızlığını ilan etmiştir.

    DEMOGRAFİK DURUMU
    Kazakistan, Türk Cumhuriyetleri içinde etnik açıdan çok farklı bir yapıya sahiptir.
    Nüfusun Etnik Yapısı (1999) Grup Nüfus içindeki yüzdesi
    Kazak Türkleri % 53.1 (1999)
    Ruslar % 32.9
    Ukrayn % 2.7
    Alman % 2.9
    Özbek Türkleri % 2.3
    Tatar Türkleri % 1.1
    Diğer % 5

    Yaş Grubu Toplam Nüfustaki Payı
    0 - 14 % 28 (erkek: 2.432.519, kadın: 2.359.375)
    15 - 64 % 65 (erkek: 5.279.877, kadın: 5.580.849)
    65 - % 7 (erkek: 392.934, kadın: 779.849

    SİYASİ VE SOSYAL YAPI
    Kazakistan’da siyasi yapı, etnik ve dini yapıdan etkilenerek farklı bir durum oluşturur. Ülkede faal olan siyasi gruplar şunlardır:
    Parti Adı Başkanı
    1. Halk Birlik Partisi (Kazak) Akhan Bizhanov
    2. Kazakistan Halk Kongresi (Kazak) Anvar İsmailov
    3. Azamat (Vatandaş) Halk Hareketi . . . . . . . . . . Petr Svoık, Murat Avezov, Galim Abilsitov
    4. Kazakistan Komünist Partisi Serikbolsın Abdillin
    5. Jeltoksan Milli Demokratik Partisi (Kazak) Hasen Hocaahmet
    6. Emek ve İşçiler Hareketi Madel İsmailov
    7. Slav Halk Hareketi (Rus) Aleksandr Samarkin
    8. Rus Merkezi Hareketi (Rus) Nina Sidorova
    9. Emekliler ve Pokoleniye Hareketi (Rus) İrina Savostina

    TARIM VE HAYVANCILIK
    1998 yılı itibariyle tarım sektörünün GSMH içerisindeki payının % 36 olduğu Kazakistan’da 220 milyon hektar tarım alanının yaklaşık % 82’si çayır-mera alanı olarak, geri kalan 3,5 milyon hektarı ise ürün üretimi için her yıl işletilmektedir. Toplam tarımsal üretimin % 40′ını bitkisel üretim ve % 60′ını hayvansal üretim oluşturmaktadır. Kazakistan’da ekilen toprakların % 6,5′ine tekabül eden 2,4 milyon hektar arazi sulanmaktadır.

    BANKACILIK VE SİGORTACILIK
    Kazakistan’ın finansal hizmet sektörü, gelişmenin erken aşamasındadır. Pek çok büyük banka hala Kazakistan Merkez Bankası olan Kazakistan Cumhuriyeti Ulusal Bankası’nın (National Bank of Kazakhstan / NBK) yönetimi altındadır. NBK’ya göre, Nisan 1997 itibariyle, ticari bankaların toplam kredi portföylerinin % 24,3′ünü şüpheli, % 19,8′ini ise tahsil edilmesi imkansız hale gelmiş olan krediler oluşturmaktadır. Yani sektörün Sovyetler Birliği döneminden miras kalan esas sorunu, bankaların kredi portföylerinin düşük kalitede olmasıdır.
    Bankacılık sektörüne yabancıların girişine de sınırlandırmalar getirilmiştir. Buna göre yabancı bankaların toplam sermayesi, Kazak bankalarının toplam sermayesinin 1/ 4′ünü aşamaz. Ayrıca yabancı banka temsilciliklerinin, tam işlevli şubeler haline gelmesi için 1 yıllık süre öngörülmüştür. Bunun yanısıra, hükümetin, yabancı banka faaliyetlerini sınırlandırma konusunda geniş yetkileri bulunmaktadır. Ancak, bu sınırlandırmalar, Rus bankalar için gevşek tutulmuştur.

    TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER
    Türkiye ile Kazakistan arasında bankacılık alanında işbirliği vardır. TCMB ile NBK, 1995 yılında, NBK’nin TCMB nezninde hesap açmasına imkan sağlayan bir “Bankacılık Düzenlemesi” imzalamış ve Ocak 1997 itibarıyla bu hesaba Kazakistan tarafından 2.3 milyon ABD doları transfer edilmiştir. Ayrıca Ziraat Bankası ile Kazkommertzbank “KZI Bank” isimli banka ve Emlak Bank (%41), Kramds Bank (%25), Yukstar Ortaklığı (%25) ve Banque Warms (%9) ortaklığı ile “Türkiye-Kazakistan International Bank” kurulmuş ve her ikisi de 1993 yılında faaliyete geçmiştir.
    Kazakistan’da Yabancı Sermaye Kanunu ile kurulmuş olan 200′den fazlaTürk şirketi vardır. Sözüedilen kanun kapsamı dışında da şirketler kurulmuştur. Türk firmalarının Kazakistan’da başlıca ilgi alanları şöylece sıralanabilir
    İnşaat ve müteahitlik hizmetleri, sınai tesis yapımı, hafif sanayi, gıda, madencilik, ticaret, metalurji, tekstil, telekomünikasyon, elektrik santralleri yapımı, otel ve iş merkezleri yapımı.
    Türkiye ile Kazakistan arasında ticari ilişkiler sürekli olarak gelişme göstermektedir. Türkiye’nin Kazkistan’a başlıca ihracatı; çeşitli gıda maddeleri, giyim eşyaları, otomatik telefon santralleri, deri işleme cihazları, sentetik halı ve kilim, zırai mücadele ilaç ve bitkileri, makarna imalat cihazları, seramik eşyalar, demir-çelik ve alüminyum ürünleri, elektrikli ev aletleri gibi kalemlerden oluşmaktadır. İthalatı ise; hayvansal ürünler, buğday, deri, alüminyum alaşımları, kalaylı demir-çelik gibi malları kapsamaktadır.

    Kırgızistan Cumhuriyeti [Sadece üyelerimiz linkleri görebilir ]


    TARİHÇE
    Ortaasya’da yaşayan Kırgızlar, tüm Kırgızların yüzde 90′ını kapsar. Doğu Türkistan’da 80.000, Afganistan’da 25.000 Kırgızın yaşadığı tahmin edilmektedir.
    Çin kaynaklarında geçen Kien-Kun, Ki-Ku gibi adlandırmaların Göktürk metinlerinde Kırkız, Tibetçe’de Gir-Kız şeklinde geçtiği görülür. Kırgızlar, Tanrı Dağları’nın doğusu ile Tannu-Ola arasında ortaya çıkmışlardır. Tarihi kaynaklara göre ise Kırgızlar 13. yüzyıldan sonra bugünkü yurtlarına gelmişlerdir. Kırgızlar, 9. yüzyılda Uygur-Türk devletinin başına geçmişler, önce Özbek hakimiyetini daha sonra da Kazak egemenliğini kabul ederek birlikte hayatiyetlerini sürdürmüşlerdir. 1924 te Kara Kırgız Özerk Oblast’ı oluşmuş; 1926′da Özerk Cumhuriyet kurmuşlar; 1936′da ise Kırgız SSC olarak SSCB’ne katılmışlardır. Kırgızlar, 15 Ağustos 1990′da egemenliklerine, 31 Ağustos 1991′de de bağımsızlıklarına kavuşmuşlardır.Tarihin her döneminde dillerini koruyan Kırgızlar, her zaman milli kültürlerine bağlı kalmışlardır.
    Bu konuda Manas Destanı’nın büyük yararını ve etkilerini görmüşlerdir . Kırgız dili ve kültürünün sağlam kalmasının en önemli sebebi Manas Destanı’dır.

    DEMOGRAFİK DURUM
    Nüfusun Etnik Yapısı Grup Nüfus içindeki yüzdesi
    Kırgız 52.4
    Rus 18
    Özbek 12.9
    Ukrain 2.5
    Alman 2.4
    Diğer 11.8

    Yaş grubu Toplam nüfustaki payı
    0-14 35
    15-64 59
    65- 6

    SİYASİ YAPI
    Parti Adı Başkanı
    1. Sosyal Demokrat Parti (PSD) Z. İBRAMOV
    2. Kırgızistan İçin Demokratik Hareket Partisi (DDK) Jupar YEKŞEYEV
    3. Ulusal Demokratik Birlik Hareketi Partisi (DDNE) Yuri RAZGULYAYEV
    4. Kırgızistan Komünist Partisi (PKK) Absamat MASALİYEV
    5. Kırgızistan Erkin Partisi (ERK) Tursunbay Bakir ULU
    6. Kırgızistan Cumhuriyetçi Millet Partisi Z.SARSENALİYEV
    7. Kırgızistan Tarımcılar Partisi A.ALİYEV
    8. Alta Mekel Parti Ömürbek TEKEBAYEV
    9. Ulusal Bayrak Partisi (ASABA) Capraştı BAZARBAY
    10. Milli Kurtuluş Hareketi Partisi Cumgalbek AMAMBAYEV
    11. Ortak Dayanışma Hareketi Ashar Cumagazi USUPOV

    EKONOMİK DURUM
    Topraklarının ancak %7’si tarıma elverişli olan ülkenin, başlıca tarımsal ürünleri buğday, pamuk, tütün, kenevir, yağlı tohumlar, şeker pancarı, üzüm, şekerkamışı, haşhaş, mısır, meyve ve sebzedir. Tarıma elverişli arazisinin %72’si sulanabilmektedir ve sulama kanallarının uzunluğu 30.000 km. civarındadır. Dağlık bir ülke olan Kırgızistan’da hayvancılık yaygın olarak yapılmakta ve önemli gelir kaynaklarından birini oluşturmaktadır. Ülke eski Sovyetler Birliği’nin başlıca yün üreticilerinden olup, Rusya ve Kazakistan’dan sonra üçüncü sırada yer almaktadır. Hayvancılık alanında ipek ve tabaklanmış deri üretimi de önemli bir yer tutmaktadır.
    Büyük ölçüde tarıma dayalı ekonomik yapıya sahip bulunan ülkede, sanayi, özellikle hafif sanayi ve mikro elektronik alanlarında gelişmiştir. Başlıca sanayi kolları, metalurji, petrol, doğalgaz, elektronik, demir dışı metaller, elektrik motorları, gıda prosesi, konservecilik, deri ürünleri, ceviz mobilya, kömür madenciliği, konserve et ve şeker rafinerileri alanlarında yoğunlaşmıştır.

    DOĞAL KAYNAKLAR VE ENERJİ
    Başlıca yeraltı kaynakları kömür, altın, uranyum, cıva, çelik, antimuan, tungsten, çinko, kalay, kurşun ve granittir. Dağlık bir bölgede yer alması ve büyük nehirleri sebebiyle ülkede önemli ölçüde hidroelektrik üretimi yapılmaktadır. Çok sayıda hidroelektrik santralı vardır ve üretilen elektrik enerjisinin önemli bir kısmı Kazakistan, Özbekistan ve Tacikistan’a nakledilmektedir. Küçük bir ekonomiye sahip olmasına rağmen, yüksek oranlı ithalat ve ihracatı vardır. Dış ticareti, büyük ölçüde BDT ülkeleriyle gerçekleşmektedir.


    BANKACILIK VE SİGORTACILIK
    Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Kırgızistan’da tam teşekküllü bir şube açma konusunda prensip kararı almıştır. Şube açılabilmesi, öncelikle bu ülkede bankacılık mevzuatının oluşmasına bağlı olduğundan henüz bir faaliyet gerçekleşmemiştir.
    T.C. Ziraat Bankası, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan ve Azerbaycan Cumhuriyetleri ile Rusya Federasyonu’ndaki mahalli bankalar arasında ortak banka kurulması çalışmaları sürmektedir. Kambiyo ve dış ticaret işlemleri başta olmak üzere batılı anlamda her türlü bankacılık hizmeti verecek olan bu ticari bankalar, söz konusu ülkelerde Türk Ortaklığı ile kurulan ilk bankalardır. Bu çalışmalar, Kırgızistan’da tam teşekküllü şube açılması yönünde devam etmektedir. Ziraat Bankası’nın Ortaasya Türk Cumhuriyetleri’nde mukim yerel bankalarla kuracağı ortak bankalara, bankaların sermayelerinin % 50’sini geçmemek kaydıyla iştirak etmesi ve bu bankaların adında “Türk” kelimesinin kullanılması hususu da ikili anlaşmalarda kararlaştırılmıştır.

    TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER
    1- Bişkek’te ve Issık-Göl kıyısında 100 odalı ve 4 yıldızlı bir otelin yapımı için Türk yatırımcıları ve müteahhitleri ile işbirliği.
    2- Kırgızistan’da volastonit madeni çıkarılması ve rafinerizasyonu için ortak girişim.
    3- Sulu-Terek bozalt havzasında süper rafine bozalt fiberi üretim tesisi kurulması.
    4- Bir çini üretim tesisi kurulması.
    5- Cam işleme ve cam mamulleri üretim tesisinin ortak girişim yolu ile kurulması.
    6- Çu ve Oş bölgelerinde kuru işleme yöntemini kullanan çimento fabrikaları inşası için ortak girişimde bulunulması.
    7- Sığır, domuz, koyun ve keçi derisi işleme ve deri mukavva üretimi için ortak girişim kararı.
    8- Wollasstonite çıkarma ve rafinerisi için ortak girişim kararı
    9- Porselen üretim tesisi kurulması hususunda ortak girişim


    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
    [Sadece üyelerimiz linkleri görebilir ]

    TARİHÇE
    Türkiye’nin güney sahillerine 40 mil mesafede bulunan Kıbrıs, tarihte birden çok halkın ve ulusun kaynaştığı; 3355 m2 toprağa sahip ve doğal güzellikleri, ılıman iklimi ve stratejik önemi sebebiyle sürekli göç almış bir adadır.
    Tarih boyunca Yunanlılar, Ermeniler, Lübnanlılar, Osmanlılar ve Anadolu’dan gelen Türkler adanın sakinleri olmuşlardır.
    1571 yılında Gedik Ahmet Paşa tarafından Osmanlı idaresine kazandırılmıştır. Bu değişimden sonra adaya Anadolu’nun özellikle güney şehirlerinden yoğun Türk yerleşimi yapılmıştır. Ancak 1878 (93 Savaşı) Osmanlı-Rus Savaşı sonunda Kıbrıs İngilizler’e bırakılmış ve burada Türk ve Rum toplulukları 1960′lara kadar ve dörtyüz yıl gibi uzun bir süre barış içinde bir arada yaşamışlardır. 1960 da kurulan bağımsız ve egemen Kıbrıs devleti statüsünde Türkler ve Rumlar eşit haklar almışlardır. Bu süreç 1963 ve 1974 yılına kadar devam etmiş; Rumların “Enosis” düşleri nedeni ile 1974 te Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Kıbrıs Anayasası’nın verdiği garantörlük haklarını kullanarak adaya barış için ve Türklerin can güvenliklerini korumak üzere asker çıkarmıştır. Böylece adanın kuzey bölgesine (% 33) Türkler, güneyine de Rumlar toplanmıştır. Rumların bilinen uzlaşmaz tutumları karşısında adanın sakini olan Türkler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini ilan etmişlerdir. Bu olaydan sonrada sayıları az da olsa adaya yeni göçmenler yerleşmişlerdir.

    EKONOMİ
    Osmanlı döneminden buyana Kıbrıslı Türklerin çoğunluğu küçük çiftçilerdir. Tarımla; meyve, sebze, turunçgiller yetiştirerek geçimlerini sağlamışlardır. Son zamanlarda turizm de gelişme yoluna girmiş bulunmaktadır. Kıbrıslı Türk kadınlar, bağımsızlığın ilanından sonra memur, işçi, öğretmen gibi mesleklerde çalışmaya başlamışlar ve iş hayatına girmişlerdir. Kıbrıs ekonomisi 1983 yılından sonra da Türkiye ekonomisiyle uyum göstermiş ve para birimi olarak Türk Lirasının kullanımı tercih edilmiştir.

    EĞİTİM
    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde çocuklar, 6 yaşında ilkokula başlamakta; 3 yıl ortaokulda, üç yıl lisede öğrenim görmektedirler. Ayrıca K.K.T.C.’de ilkokul öğretmeni yetiştiren kurumlar da bulunmaktadır. Yüksek öğrenim ise devlet ve özel üniversiteler eliyle yürütülmektedir. Türkiye’de olduğu gibi, ilköğretim zorunlu yürütülmekte, eğitim kurumlarından toplumun her kesimi yararlanmaktadır. Türkiye, öğretim elemanları göndererek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin eğitim hizmetlerine destek vermektedir.
    Sağlık hizmetleri devletin denetimindedir.


    Özbekistan Cumhuriyeti
    [Sadece üyelerimiz linkleri görebilir ]

    TARİHÇE
    Tarihi kaynaklara göre Özbekistan adı, 1313-1340 tarihlerinde Altun Orda Devleti’nin başına geçen Özbek Beğ’in adından gelmektedir. Bu dönemde bütün Kıpçak boylarında Türkçe konuşulduğu bilinir. 1428-1468 tarihleri arasında Özbekler birbiriyle çok yakın dayanışma içine girmişler ve 1500-1510′da Maveraünnehir bölgesini ele geçirmişlerdir. Ancak 1740′ta İran Hükümdarı, Buhara’yı ele geçirmiş ve buradaki Özbek Hanlığı’na son vermiştir. Buhara’nın başına 1753′te Muhammed Rahim geçmiş, bu dönem 1920′ye kadar sürmüştür.
    1924′te bugünkü Özbekistan Cumhuriyeti kurulmuş, ancak 1945′ten sonraki yıllarda Sovyetlerin denetimine girmiştir. Özbekistan’da Kongrat, Nagman, Mangıt, Toyaklı, Savay, Barın, Üç Urug, Burgut, Arlat, Kanglı, Baştaş, Karakalpak gibi boylar bulunmakta ve bunlar Özbekistan’ın bütününü oluşturmaktadırlar. SSCB’nin çöküşüyle birlikte Özbekistan 20 Haziran 1990′da egemenliğini; 31 Ağustos 1991′de ise bağımsızlığını kazanmıştır.

    DEMOGRAFİK DURUM
    Nüfusun Etnik Yapısı Grup Nüfus içindeki yüzdesi
    Özbek Türkleri 80
    Rus 5.5
    Tatar Türkleri 1.5
    Kazak Türkleri 3
    Tacik 5
    Karakalpak 2.5
    Diğer 2.5

    Yaş grubu Toplam nüfustaki payı
    0-14 % 37
    15-64 % 58
    65- % 5

    SİYASİ- İDARİ YAPI
    Özbeklerde devlet teşkilâtı eski Türk geleneklerinin devamı gibidir. En yüksek idari organ Cumhurbaşkanlığı makamıdır. Daha sonra sırasıyla Özbekistan Meclisi, Başbakanlık, Başbakan yardımcılıkları, Bakanlıklar, Devlet komiteleri gelmektedir. Güçlü bir merkezi idare ve hiyerarşik yapı mevcuttur.

    Ülkede birden çok parti bulunmaktadır :
    Parti Adı Başkanı
    1- Demokratik Halk Partisi Abdulhafız Celalov
    2- Vatan Terakkiyatı Partisi Anvar Yoldaşev
    3- Adalet Sosyal Demokrat Partisi Turgunpulat Daminov
    4- Milli Tikleniş Partisi İbrahim Gafurov
    5- Erk Demokratik Partisi Muhammed Salih (Halen Özbekistan dışında)
    6- Birlik Hareketi Abdurrahim Polatov
    7- Fidokarlar Partisi Erkin Norbotayev

    EKONOMİK DURUM
    Özbekistan çok zengin yeraltı kaynaklarına sahiptir. Altın, doğalgaz, alüminyum, tungsten, kömür, mermer yatakları ön sıradadır. 1998 verilerine göre yılda 61 milyar m3 doğalgaz üretilmektedir. Dünyanın en kaliteli altını burada üretilmekte olup, yıllık 80 ton civarındadır. Bakır rezervleri 800 milyon ton, olarak tahmin edilmektedir. Kömür üretimi yıllık 6 milyon tondur. 1991 yılında bağımsız Özbekistan Merkez Bankası kurulmuştur.

    TARIM VE HAYVANCILIK
    Özbekistan’ın iklimi kara iklimidir. Bu sebeple ülkenin sadece % 9′u tarıma elverişlidir. Ülkede pamuk önemli yer tutmaktadır. Özbekistan, pamuk üretiminde dünyada dördüncü durumdadır. Ayrıca meyve, sebze, pirinç yetiştirilmekte ve ipek üretilmektedir. Ekonomik yapısı tarım ağırlıklıdır. Nüfusun % 30′u tarım sektöründe çalışmaktadır. Tarımsal üretim kolhozlar, sovkhozlar ve meşhozlar (devlet kuruluşları) aracılığıyla yapılmaktadır.
    ÜIke ekonomisinde hayvancılık önemli yer tutar. Sığır, koyun, keçi ve kümes hayvanları vardır. Yıllık yün üretimi 1998 verilerine göre 60.000 ton civarındadır ve özellikle ihraç ürünü olan astragan kürk koyunculuğu büyük önem kazanmıştır. Özbekistan sanayii daha çok petrokimya ağırlıklıdır. Yılda 1.5 milyon ton gübre üretmektedir. Ayrıca pamuk üretimine dayalı olarak kimya sanayii gelişmiştir.
    1997 yılı verilerine göre ekonomide sektörlerin dağılımı şöyledir: Sanayi % 27, tarım % 26, hizmet sektörü % 47. Hafif sanayi ürünleri ipekli ve pamuklu kumaşlardır. Aral Gölü kıyısında havyar üretme ve işleme tesisleri bulunmaktadır.


    TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER
    Bağımsızlık ilânından sonra Özbekistan ile Türkiye arasında ekonomik, kültürel ve sosyal ilişkiler sıklaşmıştır. Cemal Kemal ve Enver Kasımov gibi aydınlar işsizlik, yabancı sermaye, dış pazarlara açılma ve diğer konularda Özbekistan’ın Türkiye’nin izlediği yolu izlemesi gerektiğini salık vermektedirler. Ayrıca bu aydınlar bütün Ortaasya Türk Cumhuriyetlerinin kendilerine model olarak Türkiye’yi almaları gerektiğini dile getirmektedirler. Türkiye ile Özbekistan arasında bugüne kadar 39 protokol, 42 anlaşma, 25 mutabakat zabtı, 8 ortak bildiri ve 12 sözleşme imzalamıştır.

    Türkmenistan Cumhuriyeti [Sadece üyelerimiz linkleri görebilir ]


    TARİHÇE
    Türkmenler, Türklerin Oğuz grubundandırlar. Ancak, Türkmenleri diğer Ortaasya Türklerinden ayrı tutmak mümkün değildir. Özellikle Safevi Türk hükümdarı Nadir Şah’tan sonra İranlıların saldırılarına uğrayan Türkmenler 1835′ten sonra Merv bölgesine doğru yayılmaya başlamışlardır. 1860′da Kuşid Han’ın önderliğinde Farsları yenilgiye uğratmışlar ve bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir.

    1873 te Ruslar Hive’yi işgal etmişler ise de daha sonra yenilgiye uğramışlardır. 1916 da başlayan Türkistan ulusal ayaklanması devam etmiş, 1920′de Hive’yi tamamen ellerine geçirmişlerdir. 1924′te ise Türkmenistan SSCB kurulmuştur.
    7 Ocak 1990 tarihinde Türkmenistan’da seçimler yapılmış, resmi dil Türkmence olarak kabul edilmiştir. Türkmenistan 22 Haziran 1990 tarihinde egemenliğine, 27 Ekim 1991 tarihinde ise yeni cumhuriyetlerine kavuşmuşlardır.
    Türkmenistan’da daha çok Güneybatı Türk lehçeleri ya da Oğuzca grubuna giren ve Azeri Türkçesiyle Türkiye Türkçesine yakın bir dil kullanılmaktadır.

    DEMOGRAFİK DURUM
    Nüfusun Etnik Yapısı Grup Nüfus içindeki payı ( % )
    Türkmen 87
    Özbek 8.2
    Rus 2.7
    Kazak 1
    Diğer 1.1

    Nüfusun % 45′i şehirlerde, % 55′i ise kırlık alanlarda yaşamaktadır. Nüfus artış oranı yüzde 2.7′dir. Ortalama hayat süresi 65.8 , bebek ölüm oranı yüzde 4.5 ; nüfus yoğunluğu kilometre karede 8.72′ dir. Bugün, dünyada yaşayan Türkmenlerin 4 milyonu Türkmenistan’da; 400.000′i Afganistan’da; 500.000′i İran’da; yaklaşık 500.000′i Irak’ta yaşamaktadır.

    Yaş grubu Toplam Nüfustaki payı ( % )
    0-14 38
    15-64 58
    65- 4

    SİYASİ - SOSYAL YAPI
    Eski Türk devlet gelenekleri bağımsız Türkmenistan Cumhuriyetinde de devam etmektedir. Ülkede en yüksek idari organ Cumhurbaşkanlığı makamıdır. Daha sonra sırasıyla Türkmenistan Meclisi, Başbakanlık, Başbakan yardımcıları, Bakanlıklar, Devlet komiteleri gelmektedir. Güçlü bir merkezi idare ve hiyerarşik yapı mevcuttur. Ayrıca Aksakalların (yaşlı bilgeler) katıldığı bir ihtiyarlar heyeti Cumhurbaşkanına danışmanlık etmektedir. Türkmenistan bağımsızlığını ilan ettikten sonra, Saparmurat Türkmenbaşı 21 Haziran 1992 tarihinde gerçekleştirilen ilk genel seçimlerde oyların yüzde doksan dokuzunu alarak Cumhurbaşkanı seçilmiştir. 15 Ocak 1994 tarihinde yapılan referandumda yüzde doksan dokuz kabul oyu ile Cumhurbaşkanlık süresi, seçildiği tarihten itibaren 10 yıl olarak yeniden tespit edilmiştir. Aralık 1999 da Türkmenbaşı, Ebedi Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Hükümet Başkanlığı Cumhurbaşkanı tarafından yürütülmekte olup, 7 Başbakan Yardımcısı, 20 Bakan ve 7 Bakan yetkisine haiz Komite Başkanı vardır. Ülkenin tek partisi, Başkanlığını Cumhurbaşkanı Saparmurat Türkmenbaşı’nın yaptığı Türkmenistan Demokratik Partisidir. Ülke dışında siyasi bir takım gruplar mevcuttur. Ancak ülke içinde muhalefet olabilecek bir siyasi grup bulunmamaktadır. Türkmenistan’da beş ayrı vilayet vardır : Ahal (merkez Aşkabat), Balkan (merkez Balkanabat), Daşoğuz (merkez Daşoğuz), Lebap (merkez Türkmenabat), Merv (merkez Merv).

    EKONOMİK DURUM
    Türkmenistan yeraltı kaynakları zengin, ekonomik potansiyeli yüksek bir ülkedir. Türkmenistan’da hakim olan siyasi istikrar ülkenin kalkınmasına destek vermektedir. Türkmenistan’ın kalkınma stratejisinin temelini “abadancılık” politikaları oluşturmaktadır. “Abadancılık” siyasetine uygun olarak gerçekleştirilen büyük iktisadî ve sosyal değişimler, Türkmenistan’ı ileriye taşıyan ilk adımlarıdır. “Abadancılık” hedefleri doğrultusunda Türkmenistan’da çıkarılan doğalgazın 120 milyar metre küpe çıkarılması plânlanmıştır. Aynı proje doğrultusunda 2002 yılına kadar, ülkenin gıdada dış bağımlılıktan kurtulması hedeflenmiştir. 1 milyon 600 bin ton/yıl pamuk üretiminin 2002 yılına kadar yaklaşık iki milyon tona ulaşması beklenmektedir. Yeni dönemde Türkmenistan, dış iktisadi ilişkilerini daha da yoğunlaştırarak, yeni dünya pazarlarına açılmayı hedeflemektedir. Yabancı şirketlerin Türkmenistan’daki yatırımlarını teşvik eden ve haklarını koruyan hukuki teminatlar oluşturulmuştur.






    TARIM VE HAVYANCILIK
    Toplam yüzölçümünün üçte ikisi çöl olan ülkenin, tarıma elverişli alanı sadece % 13′tür. Bu sebeple tarım sadece nehir vadilerinde ve vahalarda yapılmaktadır. Başlıca tarımsal ürünleri pamuk, doğal ipek, meyan kökü, buğday, arpa, mısır, susam, karpuz, kavun ve üzümdür. Yeni Türk Cumhuriyetleri arasında ikinci pamuk üreticisi olan Türkmenistan’da, son yıllarda üretilen pamuğun işlenmesine ve ülke içinde değerlendirilmesine önem ve-rilmektedir. Türkmenistan’da nüfusun yarısından biraz fazlasının (yüzde 54.6) köylü nüfusu olması ve çalışanların yüzde 41.1′inin tarımda yer alması, millî gelirin yarısına yakın kısmının (yüzde 47.7) tarım sektöründen sağlanması, Türkmenistan’a bir tarım ülkesi görünümü vermektedir.
    Türkmenistan tarımını geliştirecek en önemli faktör sulamadır. Ülkenin en büyük su kaynağı olan Amu Derya’dan 640.000 hektar arazi sulanmakta; ayrıca Türkmenistan-Öz-bekistan sınırı boyunca açılan kanallardan da su alınarak sulama yapılmaktadır.
    Türkmenistan’da kıraç ve step alanlarda koyunculuk, araziyi değerlendiren önemli bir hayvancılık kolu olarak görülmektedir. Ülkenin çöl kısımlarında güneş enerjisi sisteminden yararlanmak suretiyle ve derin kuyu pompaları ile su çıkarılarak mera ıslahı ön plana çıkarılmıştır. Buna paralel olarak, hayvancılık da teşvik edilmektedir. Üretimi arttıracak faktörler arasında sermayenin özel bir yeri bulunduğu bilinmektedir.

    SANAYİ
    Ülkede gıda sanayii üretimi yüzde 13-14 payı ile küçümsenemeyecek konumdadır. Gıda sanayi üretimi içinde et ve mamülleri, un ve mamülleri, süt ve mamüllerinin üretimleri ilk sıraları almaktadır. Türkmenistan’ın başlıca sanayi tesisleri petrol ve pamuğa dayalıdır. Son yıllarda petrol rafinerileri, gaz çıkarılması, kimya sanayii, elektrik sanayii ve makine imalatı ürünleri ile azotlu gübre, halı ve tekstil ürünlerindeki artış sanayi sektöründe canlılık meydana getirmiştir. Sanayi sektörü, büyük ölçüde enerji, diğer doğal kaynaklar ve pamuğa dayalıdır. Ülkede, Türkmenbaşı ve Türkmenabat olmak üzere, iki büyük rafineri bulunmaktadır. Yurt içinde üretilen petrolü işlemekte olan Türkmenbaşı Rafinerisinin kapasitesi 5.5 milyon ton/yıldır. Ülkedeki 61 tekstil fabrikasının üretimi toplam sanayi üretiminin üçte birini teşkil etmektedir. Ülkede çıkarılmakta olan diğer mineralleri işleyen kimya tesisleri oldukça gelişmiştir. Kimya endüstrisi toplam endüstrinin üçte birini oluşturmaktadır.
    İnşaat yatırımları, genellikle büyük endüstriyel projelere ve yetersiz alt yapılarının tamamlanmasına ve modernizasyona ilişkindir. Makina endüstrisi, petrol makinaları, pompaları, vantilatör, buldozer ve kablo üzerinde yoğunlaşmıştır. İnşaat sektörünün ekonomideki payı millî gelirin dörtte birini oluşturur.





    TÜRKMENİSTAN TÜRKİYE İLİŞKİLERİ
    Türkiye ile Türkmenistan halkı sıcak ilişkiler içerisindedirler ve bu ilişkiler giderek yoğunlaşmaktadır.. 16 Aralık 1991 tarihinde Türkmenistan’ı ilk tanıyan ülke Türkiye olmuştur. 26 Mart 1992 tarihinde ilk büyükelçiliği açan ülke de Türkiye’dir.
    Düzenleyen r e b e l s : 06-09-2009 at 15:57







+ Konuyu Cevapla

Thread Information

Users Browsing this Thread

There are currently 1 users browsing this thread. (0 members and 1 guests)

     

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
kıbrıs
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC1 PL1