Sitemize reklam vermek için yorumkat@yandex.com adresine mail atabilirsiniz
2 sonuçtan 1 ile 2 arası
  1. #1
    ForumTA Gururu arsenlupene - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23.05.2005
    Yer
    Senmisin?...evet benim.... peki nerdesin? bende bilmiyorum....
    Yaş
    35
    Mesajlar
    4.943
    Rep Gücü
    2128

    66 Peygamber efendimize şiirler


    Aslında şiir bölümü bura değil ama peygamber efendimize yazıldıkları için burayı uygun gördüm arkadaşlar.Bu gönül dostları sevgilerini efendimize şu şekilde sunmuşlardır.


    Bir Gece

    On dört asır evvel yine bir böyle geceydi
    Kumdan ayın on dördü bir öksüz çıkıverdi
    Lakin o ne hüsrandı ki hissetmedi gözler
    Halbuki kaç bin senedir bekleşmedelerdi
    Nerden görecekler göremezlerdi tabi
    Bir kere zuhur ettiği çöl en sapa yerdi
    Bir kere de ma'mure-i dünya o zamanlar
    Buhranlar içindeydi bugünden de beterdi
    Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta
    Dişsiz mi bir insan onu kardeşleri yerdi
    Fevza bütün afakını sarmıştı zeminin
    Salgındı bugün Şark'ı yıkan tefrika derdi

    Derken büyüyüp kırkına gelmişti ki öksüz
    Başlarda gezen kanlı ayaklar suya erdi
    Bir nefhada kurtardı insanlığı o masum
    Bir hamlede kayserleri kisraları serdi
    Aczin ki, ezilmekti bütün hakkı, dirildi
    Zulmün ki, zeval akılına gelmezdi, geberdi
    Alemlere rahmetti evet şerr-i mübini
    Şehbalini adl isteyenin yurduna gerdi
    Dünya neye sahipse onun vergisidir hep
    Medyun ona cemiyeti medyun ona ferdi
    Medyundur o masuma bütün bir beşeriyyet
    Ya Rab! Bizi mahşerde bu ikrar ile haşret


    Mehmet Akif Ersoy

    Rûhum sana âşık

    Rûhum sana âşık, sana hayrandır Efendim,
    Bir ben değil, âlem sana kurbandır Efendim.

    Ecrâm ü felek, Levh u kalem, mest-i nigâhım,
    Dîdârına âşık Ulu Yezdân’dır Efendim.

    Mahşerde nebîler bile senden medet ister,
    Rahmet, diyen âlemlere, Rahman’dır Efendim.

    Tâ Arşa çıkar her gece âşıkların âhı,
    Medheyleyen ahlâkını Kur’an’dır Efendim.

    Aşkınla buhurdan gibi tütmekte bu kalbim,
    Sensiz bana cennet bile hicrândır Efendim.

    Doğ kalbime bir lahzacık ey Nûr-i dilârâ
    Nûrun ki gönül derdime dermândır Efendim.

    Ulvî de senin bağrı yanık âşık-ı zârın
    Feryâdı bütün âteş-i sûzândır Efendim.

    Kıtmîriniz ey Şâh-ı rüsûl, kovma kapından,
    Âsîlere lûtfun yüce fermândır Efendim.

    Ali Ulvi Kurucu

    Su Kasidesi

    Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su
    Kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çâre su

    Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
    Yâ muhît olmış gözümden günbed-i devvâra su

    Zevk-ı tîğundan aceb yoh olsa gönlüm çâk çâk
    Kim mürûr ilen bırağur rahneler dîvâra su

    Vehm ilen söyler dil-i mecrûh peykânun sözin
    İhtiyât ilen içer her kimde olsa yara su

    Suya virsün bâğ-bân gül-zârı zahmet çekmesün
    Bir gül açılmaz yüzün tek virse min gül-zâra su

    Ohşadabilmez gubârını muharrir hattuna
    Hâme tek bahmahdan inse gözlerine kara su

    Ârızun yâdıyla nem-nâk olsa müjgânum n’ola
    Zayi olmaz gül temennâsıyla virmek hâra su

    Gam güni itme dil-i bîmârdan tîgun dirîğ
    Hayrdur virmek karanu gicede bîmâra su

    İste peykânın gönül hecrinde şevkum sâkin it
    Susuzam bir kez bu sahrâda menüm-çün ara su

    Men lebün müştâkıyam zühhâd kevser tâlibi
    Nitekim meste mey içmek hoş gelür hûş-yâra su

    Ravza-i kûyuna her dem durmayup eyler güzâr
    Âşık olmış galibâ ol serv-i hoş-reftâra su

    Su yolın ol kûydan toprağ olup dutsam gerek
    Çün rakîbümdür dahı ol kûya koyman vara su

    Dest-bûsı ârzûsıyla ger ölsem dostlar
    Kûze eylen toprağum sunun anunla yâra su

    Serv ser-keşlük kılur kumrî niyâzından meger
    Dâmenin duta ayağına düşe yalvara su

    İçmek ister bülbülün kanın meger bir reng ile
    Gül budağınun mizâcına gire kurtara su

    Tıynet-i pâkini rûşen kılmış ehl-i âleme
    İktidâ kılmış târîk-i Ahmed-i Muhtâr’a su

    Seyyid-i nev-i beşer deryâ-ı dürr-i ıstıfâ
    Kim sepüpdür mucizâtı âteş-i eşrâra su

    Kılmağ içün tâze gül-zârı nübüvvet revnakın
    Mu’cizinden eylemiş izhâr seng-i hâra su

    Mu’cizi bir bahr-ı bî-pâyân imiş âlemde kim
    Yetmiş andan min min âteş-hâne-i küffara su

    Hayret ilen barmağın dişler kim itse istimâ
    Barmağından virdügin şiddet günü Ensâr’a su

    Dostı ger zehr-i mâr içse olur âb-ı hayât
    Hasmı su içse döner elbette zehr-i mâra su

    Eylemiş her katreden min bahr-ı rahmet mevc-hîz
    El sunup urgaç vuzû içün gül-i ruhsâra su

    Hâk-i pâyine yetem dir ömrlerdür muttasıl
    Başını daşdan daşa urup gezer âvâre su

    Zerre zerre hâk-i dergâhına ister sala nûr
    Dönmez ol dergâhdan ger olsa pâre pâre su

    Zikr-i na’tün virdini dermân bilür ehl-i hatâ
    Eyle kim def-i humâr içün içer mey-hâra su

    Yâ Habîballah yâ Hayre’l beşer müştakunam
    Eyle kim leb-teşneler yanup diler hemvâra su

    Sensen ol bahr-ı kerâmet kim şeb-i Mi'râc’da
    Şebnem-i feyzün yetürmiş sâbit ü seyyâra su

    Çeşme-i hurşîdden her dem zülâl-i feyz iner
    Hâcet olsa merkadün tecdîd iden mimâra su

    Bîm-i dûzah nâr-ı gam salmış dil-i sûzânuma
    Var ümîdüm ebr-i ihsânun sepe ol nâra su

    Yümn-i na’tünden güher olmış Fuzûlî sözleri
    Ebr-i nîsândan dönen tek lü’lü şeh-vâra su

    Hâb-ı gafletden olan bîdâr olanda rûz-ı haşr
    Eşk-i hasretden tökende dîde-i bîdâra su

    Umduğum oldur ki rûz-ı haşr mahrûm olmayam
    Çeşm-i vaslun vire men teşne-i dîdâra su.

    Fuzuli

    Sakın Terk-i Edebden

    Sakın terk-i edebden kûy-ı Mahbûb-i Hudâ’dır bu
    Nazargâh-i ilâhidir, Makam-ı Mustafâ’dır bu
    Sakın edebi terk etme.
    Felekde mâh-i nev, Bâbüsselâm’ın sîne-çâkıdır
    Bunun kandili Cevzâ, matla’-i ziyâdır
    Habib-i Kibriyâ’nın hâbgâhıdır fazilette
    Tefevvuk-kerde-i Arş-ı Cenâb-ı Kibriyâ’dır bu.
    Bu hâkin pertevinden oldu deycûr-i adem zâil
    Amâdan açdı mevcûdât düş ceşmin tûtiyâdır bu.
    Muraât-ı edep şartıyla gir Nâbî bu dergâha
    Metâf-ı Kudsiyandır cilvegâh-ı enbiyâdır bu Ey Nâbî

    Nabi

    O'nun ümmetinden ol

    Beri gel serseri yol!
    O'nun ümmetinden ol!
    Sel sel kümelerle dol!
    O'nun ümmetinden ol!

    Sen hiçliğe karşı yön
    Hep sıfır arka ve ön
    Dosdoğru kıbleye dön!
    O'nun ümmetinden ol!

    Gel, dünya murdar kafes
    Gel gırtlakta son nefes
    Gel arşı arayan ses
    O'nun ümmetinden ol!

    Solmaz, solmaz bu bir renk,
    ölmez, ölmez bir ahenk,
    insanlık; hevenk, hevenk
    O'nun ümmetinden ol!

    Gökte çakıyor haber:
    Geber, çelik put geber!
    Doğrul yeni seferber!
    O'nun ümmetinden ol!

    Necip Fazıl Kısakürek

    Nat-ı Şerif

    Sultân-ı rüsûl, şâh-ı mümeccedsin efendim
    Bî-çârelere devlet-i sermedsin efendim
    Dîvân-ı İlâhîde ser-âmedsin efendim
    Menşûr-ı le’amrüke mü’eyyedsin efendim
    Sen Ahmed ü Mahmûd u Muhammed’sin efendim
    Hakdan bize sultân-ı mü’eyyedsin efendim

    Tâbiş-dih-i ervâh-ı mücerred güherindir
    Mâlişgeh-i ruhsâr-ı melik hâk-i derindir
    Ayîne-i dîdâr-ı tecellî nazarındır
    Bû Bekr Ömer, Osmân ü Ali yârlarındır
    Sen Ahmed ü Mahmûd u Muhammed’sin efendim
    Hakdan bize sultân-ı mü’eyyedsin efendim

    Hutben okunur minber-i iklîm-i bekâda
    Hükmün tutulur mahkeme-i rûz-i cezâda
    Gül-bâng-i kudûmun çekilir Arş-ı Hudâda
    Esmâ-i Şerîfin anılır arz u semâda
    Sen Ahmed ü Mahmûd u Muhammed’sin efendim

    Hakdan bize sultân-ı mü’eyyedsin efendim
    Ol dem ki velîlerle nebîler kala hayrân
    Nefsî deyü dehşetle kopa cümleden efgân
    Ye’s ile usâtın ola ahvâli perîşân
    Destûr-ı şefâ’atle senindir yine meydan
    Sen Ahmed ü Mahmûd u Muhammed’sin efendim
    Hakdan bize sultân-ı mü’eyyedsin efendim

    Bir gün ki dalıp bahr-ı gama fikrete gittim
    İlden yitirip kendimi, bî-hodluğa yitdim
    İsyânım anıp, âkıbetimden hazer itdim
    Bu matlâ’ı yâd eyledi bir seyyid işitdim
    Sen Ahmed ü Mahmûd u Muhammed’sin efendim
    Hakdan bize sultân-ı mü’eyyedsin efendim

    Ümmîddeyiz ye’s ile âh eylemeyiz biz
    Ser-mâye-i îmânı tebâh eylemeyiz biz
    Bâbın koyup ağyâre penâh eylemeyiz biz
    Bir kimseye sâyende nigâh eylemeyiz biz
    Sen Ahmed ü Mahmûd u Muhammed’sin efendim
    Hakdan bize sultân-ı mü’eyyedsin efendim

    Bî-çâredir ümmetlerin isyânına bakma
    Dest-i red urup, hasret ile Dûzâha kakma
    Rahm eyle amân, âteş-i hicrânına yakma
    Ez-cümle kulun Gâlib-i pür-cürmü bırakma
    Sen Ahmed ü Mahmûd u Muhammed’sin efendim
    Hakdan bize sultân-ı mü’eyyedsin efendim

    Şeyh Galib

    Naat

    Günahtan gayri yok bir özge kârım yâ Rasûlallah
    Geçer gafletle her leyl ü nehârım yâ Rasûlallah

    Serâpâ dolmada defterler a'mâl-i kabîhimle
    Kirâmen Kâtibîn'den şermisârım yâ Rasûlallah

    Nide pervâz edem uçmağa ferdâ kalmışım âciz
    Kemend-i nefs ü şeytâna şikârım yâ Rasûlallah

    Eşiğin görmeğe bin cânım olsa eylerim kurban
    O rütbe hadden aştı intizârım yâ Rasûlallah

    Ölür isem gubâr-ı Ravzana yüz sürmeden tâ haşr
    Döğünsün taş ile seng-i mezârım yâ Rasûlallah

    Senin evsâfını kaabil midir etmek Şeref îfâ
    Ne çâre elde yoktur ihtiyârım yâ Rasûlalla

    Şeref Hanım

    İlahi Salavat

    Hamdini sözüme sertac ettim
    Zikrini kalbime mi’rac ettim
    Kitabını kendime minhac ettim
    Ben yoktum var ettin
    Varlığından haberdar ettin
    Aşkınla gönlümü bi-karar ettin
    İnayetine sığındım, kapına geldim.
    Hidayetine sığındım, lütfuna geldim
    Kulluk edemedim, affına geldim
    Şaşırtma beni, doğruyu söylet
    Neş’eni duyur, hakikatı öğret
    Sen duyurmazsan ben duyamam
    Sen söyletmezsen ben söyleyemem
    Sen sevdirmezsen ben sevemem
    Sevdir bize hep sevdiklerini
    Yerdir bize hep yerdiklerini
    Yar et bize erdirdiklerini
    Sevdin habibini, kainata sevdirdin
    Sevdin de hıl-at’i risaleti giydirdin
    Makam-ı İbrahim’den
    Makam-ı Mahmud’a erdirdin
    Server-i asfiye kıldın
    Muhammed Mustafa kıldın
    Salat-ü selam, tahiyyat ü ikram
    Her türlü ihtiram O’na,
    Onun ailesine, aline, ahbabına
    Ashabına ve etbaına Ya Rab!

    Elmalılı M. Hamdi Yazır

    Bir gece Muhammed'e
    Bir gece Muhammed'e
    Çalab'dan geldi burak
    Seni okur Zülcelal
    Ne durursun kıl hazırlık.
    Sallallahu alâ Muhammed
    Sallallahu aleyhi ve sellem

    Hep melekler geldiler
    Burakdan idirdiler
    Yüzünü döndürdüler
    Ol dem yürüdü yayan
    Sallallahu alâ Muhammed
    Sallallahu aleyhi ve sellem

    Nice bin yıllık yola
    Bir anda vara gele
    Yunus eydür kim ola
    Ol Muhammed'dir mutlak
    Sallallahu alâ Muhammed
    Sallallahu aleyhi ve sellem


    Yunus Emre

    Benim Muhammedim
    Cebrail’im selam eyle dostuma
    Benim Muhammed’im nurdan Ahmed’im
    Söyle gelsin çıksın arşım üstüne
    Benim Muhammed’im nurdan Ahmed’im

    Arşımı donattım gelsün göreyim
    Kullarım halinden haber sorayım
    O gelsin ben ona haber vereyim
    Benim Muhammed’im nurdan Ahmed’im

    Arşımın üstünde seyran eyleyen
    Kürsüm üzerinde cevlan eyleyen
    Mirac’da ümmetin Hakk’tan dileyen
    Benim Muhammed’im nurdan Ahmed’im

    Derviş Yunus severiz Muhammed’i
    Her andıkça verelim salavatı
    Kadir Mevlam ana mahbübum dedi
    Benim Muhammed’im nurdan Ahmed’im


    Yunus Emre

    Hayat koca bir 0 ..
    toplasamda sıfırlarımı aynı..
    çıkartsamda...
    çarpsamda..
    bölsemde aynı..
    elimde var hep sıfır..

    oysaki hayatı hep bir üstüne kurmuştum..
    bir hayat..
    bir aşk..
    bir sevgili..
    bir mutluluk..
    bir ömür..
    ve bir...
    şimdi bütün birlerim kendilerini kendilerinden çıkartdılar..
    hayat - hayat = 0 hayat
    .....
    ....
    ...
    ..
    .
    arsenlupene

  2. #2
    Yeni Yorumcu
    Üyelik tarihi
    06.03.2009
    Mesajlar
    1
    Rep Gücü
    0

    Standart


    çok güzel

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •