El Kadı Gerçeği Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'kendime inandığım gibi inanıyorum", Savcı İdris Ermeydan'ın "Hayırsever bir işadamıdır" dediği Yasin El Kadı, hâlâ Birleşmiş Milletler'in terör listesinde...


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın masum olduğunu söylediği Yasin El Kadı kimdir?
Yasin El Kadı, Birleşmiş Milletler'in terörist listesinde yer alan Suudi Arabistanlı bir işadamıdır. 11 Eylül olaylarından önce Suudi Arabistan ve Türkiye'de de muhtelif yatırımlar yapmıştır. ABD'yi hedef alan 11 Eylül terör saldırılarından sonra BM Güvenlik Konseyi'nin 28 Eylül 2001 tarihinde kabul ettiği 1373 sayılı kararda yer alan, "El Kaide ve Taliban mensubu olan ya da bu örgütlerle bağlantılı kişiler ve kurumlar" listesinde Yasin El Kadı'nın da ismi geçiyor.

BM Kararı ne öngörüyor?
BM kararı, BM üyesi ülkelerin El Kaide ile mücadele için işbirliği yapmalarını, bu çerçevede listede ismi geçen kişilerin mal varlıklarını "ivedilikle" dondurmalarını öngörüyor. BM üyeleri, bu karar çerçevesinde listede adı geçen kişilerin ülkeye giriş ve geçişlerini engellemek yükümlülüğü altında.

Türkiye BM kararı üzerine ne yaptı?
BM Güvenlik Konseyi'nin aldığı bu karar üzerine 30 Aralık 2001 tarihli ve 24626 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı (BELGE 1) ile 131 kişinin Türkiye'deki mal varlıkları donduruldu. Bu karar, "BM Güvenlik Konseyi'nin terör örgütlerinin ve terörizmi finanse eden kişi ve kuruluşların faaliyetlerine engel olunmasına ilişkin kararları doğrultusunda yayımlanan listede yer alan kişi ve kuruluşlara karşı uygulanacak önlemleri" düzenliyor.
Bakanlar Kurulu kararının ardından bankalar, tapu müdürlükleri TMSF, BDDK ve SPK gibi diğer resmi kurumlara gönderilen yazılarla El Kadı'nın Türkiye'deki tüm mal varlığı, hak ve alacakları donduruldu; bu konuda yapılacak işlemler Maliye Bakanlığı'nın iznine bağlandı. Bir başka deyişle, bu konuda en yetkili kişi Maliye Bakanı Kemal Unakıtan.

LİSTE HÂLÂ YÜRÜRLÜKTE
Resmi Gazete'de yayımlanan bu karar hâlâ yürürlükte mi?
Evet, söz konusu karar süreli olmadığı için hâlâ yürürlükte. Karara konu olan liste bundan önce üç dört kez güncelleştirildi. Bazı isimler çıkartılırken, çok sayıda ekleme yapıldı. Ancak ismi çıkartılanlar arasında Yasin El Kadı yer almadı. Bir başka anlatımla, Yasin El Kadı, bugün itibarıyla Türkiye'nin yasal mevzuatı çerçevesinde "terörizmle bağlantılı" bir şahıs statüsünde bulunuyor.

TÜRKİYE'YE GİRİŞİ YASAK
Peki, Yasin El Kadı BM'nin listesinde yer almaya devam ediyor mu?
Evet, ediyor. BM'nin listesi her yıl güncelleştiriliyor. En son güncelleştirme, 25 Nisan 2006 tarihinde yapıldı. BM'nin Taliban ve El Kaide'ye uygulanan yaptırımları denetleyen 1267 sayılı özel komitesinin bu tarihte güncelleştirdiği listenin 60. sırasında Yasin El Kadı'nın ismi yer alıyor. (BELGE 2)

AKP hükümeti Yasin El Kadı'yı terörist statüsünden çıkarabilir mi?
Bunun için yeni bir Bakanlar Kurulu kararının çıkartılabilmesi gerekir. Böyle bir karar ancak El Kadı'nın BM listesinden çıkmasıyla mümkün olabilir. Bu olmadan El Kadı hakkındaki kararın kaldırılması, özellikle uluslararası terörizmle mücadele gibi hassas bir konuda BM kararına aykırı hareket edildiği şeklinde yorumlanabilir.

Yasin El Kadı isterse Türkiye'ye girebilir mi?
2001 yılında Bakanlar Kurulu'nun kabul ettiği listenin uygulamaya konulmasıyla birlikte, Yasin El Kadı'nın Türkiye'ye girişi de yasaklanmış bulunuyor. Türk Emniyet teşkilatının bilgisayar kayıtlarında ismi yasaklılar arasında yer alıyor. Bu yasak kaldırılmış değil. Bu nedenle, Kadı istese bile Türkiye'ye giriş yapamaz. Türkiye'ye girmeye çalışırsa, havaalanı ya da sınır kapısından geri gönderilecek.

KÜRESEL TERÖRİST!
ABD, El Kadı'yı terörist olarak görüyor mu?
ABD Hazine Bakanlığı'nın terörün finansmanını önlemek için yürüttüğü program çerçevesinde El Kadı, terörü finanse edenler listesinde yer alıyor. Bu liste en son 19 Haziran 2006 tarihinde güncellenmişti. Listede El Kadı hakkında 'küresel terörist' ifadesi kullanılıyor. (BELGE 3)

Avrupa Birliği El Kadı'ya nasıl bakıyor?
ABD'den farklı değil. AB Konseyi, 21 Mayıs 2002'de benimsediği 5949/02 sayılı ortak tutum belgesiyle, BM Güvenlik Konseyi'nin söz konusu kararlarını AB mevzuatına dahil etti. Böylelikle BM kararları AB politikası haline geldi.
Yasin El Kadı hakkında Türkiye'de 2001'den sonra herhangi bir soruşturma açıldı mı?
Evet. 11 Eylül saldırılarından sonra Dışişleri Bakanlığı'nın koordinasyonunda Genelkurmay, MİT, Emniyet, İçişleri ve Maliye Bakanlıkları temsilcilerinden oluşan bir komisyon kuruldu. Komisyon, terör listesindeki isimlerin durumunu büyüteç altına yatırdı. Bu arada Maliye Bakanlığı Başmüfettişi Hamza Kaçar, 2001 yılında dönemin Maliye Bakanı Sümer Oral tarafından Yasin El Kadı'nın hesaplarını incelemekle görevlendirildi.
Kaçar 10 Şubat 2004 tarihinde Maliye Bakanı Kemal Unakıtan tarafından başka bir göreve atandı. Kaçar, yeni görevine gittikten sonra tamamladığı soruşturma raporunu 31 Mart 2004 tarihinde Mali Suçlar Araştırma Kurulu'na (MASAK) gönderdi. Başmüfettiş, raporunda kendisine baskı yapıldığını öne sürerek, El Kadı ile ilgili konunun terör ve kara para yönünden Cumhuriyet Savcılığı ve Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından soruşturulmasını talep etti. MASAK, 6 Mayıs 2004 tarihinde raporu İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'na gönderdi.

Savcılık bu talep karşısında ne yaptı?
Cumhuriyet Savcısı İdris Ermeydan, 30 Aralık 2004 tarihinde terör örgütü üyesi olmak ve terör örgütüne yardım etmek iddialarıyla ilgili soruşturmada takipsizlik kararı aldı. Terör soruşturmasını yürüten Savcı İdris Ermeydan, takipsizlik kararında "El Kadı hayırsever bir işadamıdır. El Kadı'nın terörizmle ilişkili olduğuna dair bir emareye rastlanamamıştır" dedi. (BELGE 4) İstanbul Cumhuriyet Savcısı Sadi Yoldaş da Yasin El Kadı hakkında 24 Aralık 2004 tarihinde kara para soruşturmasından takipsizlik kararı verdi. Bu kararın dayanağını Maliye Bakanlığı'nın El Kadı'yı savunan 11 Kasım 2004 tarihli raporu oluşturdu. Maliye Bakanlığı her iki karara da itiraz etmedi.

Takipsizlik kararı neden tartışılıyor?
Savcı Ermeydan'ın terörle ilgili soruşturmada takipsizlik kararının en çok tartışma yaratan noktası, BM kararı ve Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararına rağmen Savcı'nın El Kadı hakkında "terörle bağlantılı olduğuna dair emareye rastlanmadığını" belirtmiş olması. Bakanlar Kurulu kararı yürürlükte olduğu için, Savcı'nın bu mütalaası kafa karıştırıyor. Adalet Bakanı Cemil Çiçek, yetkisi olmadığı için savcının bu kararına itiraz etmesinin söz konusu olamayacağını açıkladı. Yasin El Kadı, geçen hafta sonunda Vatan, Yeni Şafak ve Tercüman gazetelerine verdiği paralı ilanlarda, hakkındaki takipsizlik kararlarını kesin yargı kararı gibi göstermeye çalıştı. CHP de eksik soruşturma yapıldığı gerekçesiyle takipsizlik kararlarına karşı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na itirazda bulundu. CHP, ayrıca takipsizlik kararı veren savcılar hakkında da Kartal Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Bu aşamada söz konusu başvuruların sonucu bekleniyor. Ayrıca, Danıştay'da da görülmekte olan bir dosya var.

DANIŞTAY'DAKİ DAVA
Yasin El Kadı Danıştay'da neden dava açtı? Bu davanın akıbeti nedir?
Yasin El Kadı, 2002 yılında isminin Bakanlar Kurulu'nun El Kaide bağlantılı teröristler listesinden çıkarılması ve mal varlığı üzerindeki tedbirin kaldırılması için Danıştay 10. Daire'ye başvurdu. Danıştay 10. Daire, 2002 yılında El Kadı'nın yürütmenin durdurulması talebini reddetti. Daire, 4 yıldır El Kadı'nın talebini sonuca bağlamış değil.

Yasin El Kadı Türkiye'de hangi işlere girmişti?
El Kadı, 1993 yılında Mehmet Fatih Saraç ile Ella Film Prodüksiyon Ltd. Şirketi'ni, 1995 yılında da yine Saraç ile birlikte Caravan Dış Ticaret Ltd. Şirketi'ni kurdu. Caravan şirketinin ortaklığı ile BİM Mağazacılık, Ak Gıda A.Ş, Nimet Gıda A.Ş, Sağlam İnşaat A.Ş, Ecmel Tekstil Ltd. Şirketi gibi işletmelerde ortaklık ve yöneticilik yaptı. 1995'te kurulan BİM'deki ortaklarından biri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın danışmanı Cüneyd Zapsu'ydu; bir diğer ortak ise Korkut Özal...
Ayrıca 1999 yılında babası Abdullah Kadı adına Sarıyer Kiptaş konutlarında bir cami yaptırdı. Yasin El Kadı, 11 Eylül terör saldırılarından yaklaşık iki ay kadar sonra 15 Kasım 2001 tarihinde BİM'deki hisselerini ortağı Mehmet Saraç'a devretti. Diğer şirketlerdeki hisselerini de sonradan yine Saraç'a devretti.

Erdoğan ne demişti?

Erdoğan, NTV'nin yayınında El Kadı için şunları kaydetmişti:
"Yasin beyi tanıyorum ve kendime inandığım gibi inanıyorum. Yasin beyin bir terör örgütüyle münasebet kurması, ona destek vermesi mümkün değildir. Yasin bey, Türkiye'yi seven, ki ailesi itibariyle de geçmişi itibariyle de Türk ve burada yatırımları olan bir insandır. Hayırsever olmaktan başka hiçbir özelliği olmayan bir insan. Geçmişte Cüneyd (Zapsu) beylerle ortaklıkları oldu. Sonra zaten Cüneyd bey o ortaklıktan ayrıldı. Ama hala ortak gibi gösteriliyor. Böyle yargısız infaz yapılmaz. Savcı takipsizlik kararı vermiş. Hala onunla ilgili 'yeniden yargı süreci başlatılsın' deniyor. Var mı böyle bir anlayış? Böyle bir mantık var mı?"

[Ziyaretçiler üye olmadan, üyelerimiz ise konuya mesaj yazmadan linkleri görüntüleyemezler.Hemen ÜYE OL!]
yazının devamını okumak isteyenler için
[Ziyaretçiler üye olmadan, üyelerimiz ise konuya mesaj yazmadan linkleri görüntüleyemezler.Hemen ÜYE OL!]

Resmi Gazete'de terörist, savcıya göre hayırsever!

Savcılık soruşturmasında, El Kaide'nin destekçileri arasında sayılan El Kadı ile Jelaidan için "hayırsever işadamları" denildiği ortaya çıktı. El Kadı ve Jelaidan, iki Bakanlar Kurulu kararında "terörist" sayılmıştı

Nedim Şener - İstanbul

Mali Suçları Araştırma Kurulu'nun (MASAK) raporu üzerine açılan savcılık soruşturmasında, El Kaide'nin önde gelen destekçileri arasında sayılan Yasin El Kadı ile Wael H. Jelaidan için "hayırsever işadamları" nitelemesinde bulunulduğu ortaya çıktı.
Milliyet, içeriği bugüne kadar kamuoyuna yansımayan takipsizlik kararına ulaştı. ABD ve BM'nin, 11 Eylül 2001 saldırılarından bir ay sonra, 12 Ekim 2001'de yayımladığı 39 kişilik "Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Teröristler" listesine giren El Kadı'nın ABD ve AB'deki hesapları, Muvaffak Vakfı aracılığıyla El Kaide'ye yüklü miktarda fon sağladığı gerekçesiyle donduruldu. Jelaidan da, El Kaide'nin lideri Usame Bin Ladin'e en yakın üç kişiden birisi olarak uluslararası belgelere geçti.

"Delil de yok"
Listelerin Türkiye'ye gönderilmesinin ardından "terör örgütlerini ve terörizmi finanse eden kişiler"le ilgili alınan iki Bakanlar Kurulu kararında sırasıyla El Kadı ile Jelaidan'ın adı yer aldı.
31 Mart 2004 tarihli MASAK raporuna da eklenen bu belgelerin ardından İstanbul Cumhuriyet Savcısı İdris Ermeydan, "Terör örgütü El Kaide üyesi olmak ve terör örgütüne yardım etmek" iddiasıyla başlatılan soruşturma sonucunda El Kadı ve Jelaidan hakkında 30 Aralık 2004 tarihinde "takipsizlik" kararı verdi.
Ermeydan, MASAK raporunda, "El Kaide'ye destek veren örgütlerin çatısı olarak Pakistan'da kurulan 'Rabıta Trust' adlı kuruluşun genel sekreteri, silah ve mühimmat dağıtımında uzman bir kişi" olarak geçen, İstanbul'da da "Maram Seyahat" adlı şirketin sahibi görünen Jelaidan için şu hükme vardı:
"Savaşçı bir militan olduğuna ve yasadışı El Kaide örgütü üyesi olduğuna dair hiçbir delil ve emareye rastlanmamıştır."

"İkisi de hayırsever"
Kararda, El Kadı için, "El Kadı'nın hayırsever bir işadamı olarak tanındığı" belirtildi. Kararda şöyle denildi:
"Tüm sanıklar hakkında yapılan araştırma ve soruşturma neticesinde, sanıkların yasadışı El Kaide terör örgütü ile bir irtibatlarının bulunmadığı, sanıkların yalnız ticari faaliyetlerde bulundukları, sanıklar Julaidan ve Al Kadı'nın zengin olmaları nedeniyle hayır kurumlarına yardım ettikleri anlaşılmakta ise de bu sanıkların yasadışı El Kaide terör örgütü üyesi olduklarına dair herhangi delil ve emare bulunmadığı, sanık Saraç'ın, Sanık Al-Kadı ile birlikte ticari faaliyette bulunduğu anlaşılmakta ise de yasadışı El Kaide terör örgütüne yardımda bulunduğuna dair herhangi bir delil ve emare elde edilememiştir. Tüm sanıkların yasadışı El Kaide terör örgütü ile bir irtibatlarının olmadığı, örgüt üyesi olmadıkları ve adı geçen örgüte yardım etmedikleri, yalnız ticari ve yardım faaliyetlerinde bulundukları ve ortada bir suç bulunmadığı kanaatine varılmıştır."
Takipsizlik kararında, MASAK raporunda hakkında soruşturma talep edilen Cüneyd Zapsu ve sorgulanan para trafiğinde havalelerin yapıldığı Al Baraka Türk konusunda herhangi bir bilgiye yer verilmedi.

Resmi Gazete'de terör listesindeler

BM Güvenlik Konseyi, ABD'deki 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra, "Terör örgütlerinin ve terörizmi finanse eden kişi ve kuruluşların mal varlıklarının dondurulmasına" ilişkin 1373/2001 sayılı kararı aldı.
Teröre yardım eden kişi ve kuruluşların isim listesini içeren karar Türkiye'de de 30 Aralık 2001 tarihinde yayımlandı. Usame Bin Ladin ve El Kaide'nin üst yöneticilerinin yer aldığı bu listenin 39. sırasında Yasin El Kadı'nın adına yer verildi.
Bakanlar Kurulu'nun 1 Ekim 2002 tarihinde aldığı ve 16 Kasım 2002 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ikinci listede de Jelaidan'ın ismine yer verildi. AKP iktidarı döneminde ise El Kaide'ye yardım edenlere ilişkin olarak 18 Şubat 2004, 4 Nisan 2005 ve 17 Nisan 2006 tarihlerinde alınan Bakanlar Kurulu kararları Resmi Gazete'de yayımlanmadı.

10 Soru 10 Cevap

Türkiye ve Yasin El Kadı
GÖKÇER TAHİNCİOĞLU Ankara
1 Yasin El Kadı kimdir?
- 23 Şubat 1955 Mısır/Kahire doğumlu. S. Arabistan vatandaşı. İskenderiye Üniversitesi'nde mühendislik lisansı, ABD'de işletme yüksek lisansı yaptı. 1992'de Türkiye'ye gelen El Kadı'nın ikamet izni süresi, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün ikamet tezkeresine göre 1 Ekim 2001'de doldu.

2 Kim "küresel terörist" olduğuna hükmetti, Türkiye ne yaptı?
- 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra ABD ve BM Güvenlik Konseyi'nin ortak çalışmasında uluslararası terörü finanse eden isimler belirlendi. Türkiye de BM'nin 2001'de gönderdiği, El Kadı'nın da bulunduğu listedeki isimlerin bir bölümünü Bakanlar Kurulu kararıyla 30 Aralık 2001 günlü Resmi Gazete'de yayımladı.

3 Listedeki isimler için nasıl bir işlem yapıldı?
- Dışişleri Bakanlığı, liste henüz Resmi Gazete'de yayımlanmadan, 31 Ekim 2001'de, Maliye Bakanlığı'na söz konusu isimlerin mali bağlantılarının araştırılması gerektiğini bildirdi. Dönemin Maliye Bakanı Sümer Oral'ın talimatıyla Maliye Başmüfettişi Hamza Kaçar koordinasyonunda çalışma grubu oluşturuldu. Bu sırada ilk etapta, ismi listede yer alan El Kadı ile ortağı Mehmet Fatih Saraç ve Wael H. Jelaidan hakkında İstanbul Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunuldu.

4 El Kadı bu tarihte soruşturulabildi mi?
- Hayır. İstanbul Başsavcılığı'nın kayıt defterine 11 Kasım 2001'de "kara para soruşturması" olarak işlenen suç duyurusu kaydının bir süre sonra "daksil" ile silindiği anlaşıldı. Bu tarihte Kadı için başka bir adli işlem de yapılmadı. Aynı tarihlerde El Kadı'nın mal varlığına tedbir konulması istemi de mahkemeden döndü. Kadı'nın ne kadar olduğu belirlenemeyen servetinin sadece 3 milyon YTL'lik bölümüne tedbir konabildi. El Kadı da tedbiri çözebilmek için isminin Bakanlar Kurulu listesinden çıkarılması istemiyle Danıştay'da dava açtı. Bu davası süren El Kadı, mal varlığının kalan bölümü üzerinde istediği gibi tasarrufta bulunabildi.

5 El Kadı Türkiye'de ticari faaliyette bulunuyor muydu?
- Maliye Başmüfettişi, El Kadı'nın 1995'te Erdoğan'ın danışmanı Cüneyd Zapsu, Geylan Abdüllatif Zapsu, İbrahim Halil Çizmeci, Korkut Özal, Mehmet Fatih Saraç'ın da aralarında bulunduğu isimlerle BİM Marketler Zinciri'ni kurduğunu raporuna geçirdi. BİM ile bağını 2001'de koparan El Kadı'nın Türkiye'deki Caravan Dış Ticaret, Ella Film, Nimet Gıda, Ahsen Plastik, Sağlam İnşaat Ltd., Ecmel Tekstil, Ak Gıda A.Ş. gibi şirketlerin sahibi/ortağı olduğu da saptandı.

6 Zapsu ile El Kadı'nın alışverişi oldu mu?
- El Kadı'nın Al Baraka Türk'teki hesabına, Zapsu'yla birlikte ortağı olduğu BİM Marketler Zinciri adına çeşitli miktarlarda para yatırıldı. Müfettişler, bu para hareketinin dışında El Kadı'nın hesabına 1997'de Cüneyd Zapsu'nun 60 bin, 1999'da da annesi Gaye Zapsu'nun 250 bin dolar yatırdığını saptadı. El Kadı'ya yatırılan paraların küresel terörü desteklediği belirtilen Muvaffak Vakfı'na gitme olasılığı bu hesaptaki para trafiği üzerinde ciddi kuşku yaratıyor. Bu kuşkunun kaynağını, El Kadı'nın da 1995'te aynı vakfa 600 bin dolar gönderdiğinin saptanması oluşturuyor. Söz konusu vakfın destekleyicileri arasında El Kaide bağlantılı Jelaidan da bulunuyor. Müfettişler, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın Yönetim Kurulu'nda olduğu 1994'te Al Baraka Türk'ten de Jelaidan'a 210 bin dolar, vakfa da 200 bin dolar gönderildiğini saptadılar.

7 Türkiye üzerinden para alışverişlerinin nedeni soruşturulabildi mi?
- Hayır. Maliye Başmüfettişi'ne 22 Mart 2004'te Maliye Bakanı Unakıtan "olur"u taşıyan bir yazıyla, raporunu 10 gün içinde teslim etmesi gerektiği bildirildi. Çalışma yarım kaldı. İlişkileri bilinen bir soruşturmaya tabi tutulmayan Zapsu para konusunda açıklama yapmadı.

8 Çalışmaya sonradan devam edilebildi mi?
- Hayır. Kaçar bir süre sonra farklı bir göreve alındı ve eski görevine ancak yargı kararıyla dönebildi.

9 Hazırlanan rapor için nasıl bir işlem yapıldı?
- MASAK adına 10 gün içinde tamamlanan rapor İstanbul Başsavcılığı'na gönderildi. Savcı İdris Ermeydan, 30 Aralık 2004'te, El Kadı ve diğer adı geçenlerin ifadesini almaya, bu konuda girişimde bulunmaya gerek görmeden takipsizlik kararı verdi.

10 İfade alınmadan nasıl takipsizlik verildi, MASAK şikâyetinde ısrarcı oldu mu?
- Savcılık, El Kadı'nın avukatının verdiği savunma dilekçesini yeterli gördü. Sezer'in asalaten atanmasını veto ettiği Genç Osman Yaraşlı'nın "vekâleten" yönettiği MASAK, kendisi adına kaleme alınan rapor hakkındaki savcılık görüşüne itiraz etmeyerek takipsizlik kararının kesinleşmesine göz yumdu. Bu tarihten sonra raporda ilişkilerine dikkat çekilen isimlerle ilgili herhangi bir soruşturma yapılmadı.
[Ziyaretçiler üye olmadan, üyelerimiz ise konuya mesaj yazmadan linkleri görüntüleyemezler.Hemen ÜYE OL!]

daha fazla bilgi için

[Ziyaretçiler üye olmadan, üyelerimiz ise konuya mesaj yazmadan linkleri görüntüleyemezler.Hemen ÜYE OL!]

[Ziyaretçiler üye olmadan, üyelerimiz ise konuya mesaj yazmadan linkleri görüntüleyemezler.Hemen ÜYE OL!]

[Ziyaretçiler üye olmadan, üyelerimiz ise konuya mesaj yazmadan linkleri görüntüleyemezler.Hemen ÜYE OL!]